21 Mayıs 2015 Perşembe

Annem

Annem den biraz bahsetmek istiyorum size. 54 yaşında 3 çoçuk büyütüp birini toprağa vermiş, eğitimi olmayan doğu anadolunun bir köyünde dünyaya gelmiş, 8 çoçuklu bir ailenın kızıydı o. evlendıkten sonra babam olcak öküz kadını akıl hastası etti.tam 35 yıldır aynı evde kirada  insan ilişkileri istese de akıl sağlığını yitirdikten sonra kuramamış bir kadındı o. sevgi dolu, çok masum kimseye zararı olmayan, kimsenin onu anlamadığı, derdini bir türülü anlatamadığı bir dünyada aslında çok yalnızdı. kendi yarattığı hayali kahramanlar vardı. belkide bu yüzden, yalnızlıgından dolayı şizofren oldu. ona bakıyorum da içim parçalanıyor. bir ömrü bir evin içerisinde geçirdi ölümü bekliyor gibi hiç bir şey yapmadan sadece bizi büyütüp kendi köşesine çekildi. sonra elini her şeyden çekti. küstü hayata. şimdi ablam evleniyor. annem iyice yalnız kalıcak ve ben kendımı çok kötü hissediyorum. 30 yaşıma geldim annemı o evden kurtaramadım. gözlerim doluyor bilmiyorum anlıyabilirmisiniz bunları...

hayattan gerçekten çok soğudum inancımdan dolayı yaşamıma son veremıyorum ama gerçekten yaşam artık hiç bana tat vermiyor. sevdiğim değer verdiğim her şeyi kaybedıyorum herkes herşey gidiyor. annem bu  olan biten her şeyin ortasında duruyor öylece izliyor  ve ben kendi götümü kurtarma derdinde istanbul da mücadele ediyorum. bu yüzden aslında eve gelmek ıstemıyorum. kaçıyorum sureklı başka şehirler başka hayatlar çünkü canım yanıyor çok üzülüyorum onu bu halde gördükçe ben daha çok üzülüyorum.