23 Mart 2012 Cuma

NEREDE OLDUĞUNU ÖNEMSEMİYORSAN KAYBOLMUŞ SAYILMAZSIN

NEREDE OLDUĞUNU ÖNEMSEMİYORSAN KAYBOLMUŞ SAYILMAZSIN

İstanbul'da yaşadığım süre zarfında bu koca şehirde hep nasıl kirlenmeden temiz kalırım diye düşündüm durdum. O kadar çok çaba sarf ettim ki sonunda payıma düşen kader bana içinden 
tertemiz çıktığım şehirde bir aşk yaşattı beni uzaklaraAnkara ya sürükledi. Yıllarca dev apartman gölgelerinin altında piç kurularının, orospu çocuklarının nağmeleri eşliğinde namusunla yaşa, sonunda gel Ankara’ya önüne gelene götünü siktir. Acın dinsin diye yüzüne bakmayacağın adamlara domal dur.
Nerede ilahi adalet.Canımızı yakanlar, sevdiklerimiz, uğruna ölmek istediğim insanlar hepsi birer birer siktiler, hem de en sert şekilde hayat gibi en sert biçimde hiç acımadan durmadan siktiler.

Bugün elime çocukluktan kalma misketlerim geçti, içinde gökkuşağının her rengini barındıran tertemiz duran camgözler geçti. Çocukluğum en temiz haliyle gözlerimin önünde canlandı, duramadım, dayanamadım, çok ağladım hem de çok. Birer birer avuçlarımdan düşürdüm misketlerimi. Avuçlarıma sığmayan bilyeler şimdi ellerimin içinde leblebi gibi kalıyordu. O zaman yalnızca toprak bulaşmış ellerimin kokusu geldi aklıma. Çoçukken ağladığım şeyler; abilerin gelip misketlerimi almasıydı, arkadaşlarım mahalle bakkalından istediklerini alırken benim, alamamamdı, kokulu Arı maya silgimin, arabalı kalemtıraşımın olmayışıydı, düşündüm o kadar sevgisizliğin içinde benim üzüldüğüm şeyler bunlardı, zaten alışmıştım şefkatsizliğe. Şimdiyse Büyüdüm misketlerim küçüldü, hayallerim gibi onlarda küçüldü, yaptıklarımdan utandığımda insanların önünde olduğum gibi onlarda küçüldü ve ben hala küçük bir çoçuk gibi bulamadığım o sevgiyi şevkati farklı biçimde arar oldum. 

Elveda çocukluğum, elveda demeye hiç fırsatım olmadı sana. Büyürken avuçlarımdan düşen misketleri hiç fark etmedim. Bir yol gibi hayat, büyüdükçe uzaklaşıyorsun çocukluğundan, hatıralardan ,yaşamdan, aldığın nefes bile kısalıyor sanki., oysa ben sadece dolaşmak için çıkmıştım evimden , karşıma çıkan yeni yollara girip yürüdükçe çocukluğumdan hayallerimden sevdiklerimden o kadar uzaklaşmışım ki, geri dönmek imkansız gibi bekçiler vardı sokaklarda. Zamandı adı, Dündü adı, hiçbir an bırakmadılar hep geç kaldın dediler. Geç kalmışım büyümüşüm. Sevgi istemeye, Şefkat istemeye geç kalmışım. Ben bunlara sahip olmadan, benden bunları isteyecek bir kadınla evlenmemi bekleyen aileme sormak isterdim nasıl olacak bu diye.

Korkardım ölümden hep. Büyümeden, yaşamadan ölmekten korkardım, şimdiyse bırak gelsin ölüm üzerime, soğukluğu sarsın bedenimi, birde imam soksun kıçımıza dikenli dalların pamuğunu. Hiç öldüğünde yüzü gülen insan gördün mü?, Payıma düşen kader sana diyeyim bu ağlayan yürek gecenin bir yarısı bir gün susacak o zaman bende güleceğim, öldüğünde gülen insanlar gibi.

17 Mart 2012 Cumartesi

ÇARŞIDAN ALDIM HETERO, EVE GELDİM GAY...

Nihayet yazmak için fırsat bulabildim, günlerdir eve çıktığım adam dan, hetero misafirlerden ve ev ödevlerinin yoğunluğundan sana yazmaya fırsat bulamadım.

Beklenen misafir ev arkadaşımız geldi. Konuştuk ettik, tanıştık eve çıkmaya karar verdik. Benim zaten ev arkadaşım vardı. Bir üçüncü alma fikri sonradan yerleşti. Hani bizde dedik kira yükü hafifler, gelsin arka odayı boşaltırız oraya eşya alırız yaşar gider dedik. Lakin arka oda gereksiz ıvır zıvır doluydu orayı boşalmak için römork ve belediye işçileri gerekliydi, oradan çıkan çöple şahsen Türkiye’nin 2 aylık geri dönüşüm ihtiyacı karşılanabilirdi. Her neyse Oğuzcan ile birlikte odayı boşaltmak için kolları sıvadık, epey uğraştık. Çuval çuval ıvır zıvır çöp attık ama çil lop gibi oldu hani. Ertesi gün bu ev arkadaşı Kerkük ile birlikte ona yatak halı almaya gittik geri geldiğimizde odasını yaptık. Daha sonra ben duş almak için banyoya girdim, bu sırada banyonun kapısı çalındı, bir ses;

-Alperen sırtına kese atmamı ister misin? Diyordu, eve çıktığım hetero olan ev arkadaşım diyordu bunu. Adam eve geleli 30 dk. Olmuş sana kese atmamı ister misin diyordu. Biraz duraksadıktan sonra olur dedim. İçeri girdi çıplaktım tenimden sular süzülüyordu. Eline süngeri aldı köpürttü, sırtımı ovmaya başladı, aletim dimdik duruyordu, gay olduğundan emin olmadığım için daha bir heyecanlanıyordum, Kerkük, kalkan aletimi saklama çabamı görünce;
-Utanma ya… Bekârlık böyle bir şey ne olacak. Ayağa kalkar mısın? dedi. Kalktım, başladı popomu köpürtüp süngerle ovalamaya, bacaklarıma indi;
 --Önünü döner misin? Dedi, döndüm aletimle karşı karşıya geldi, tüm şehveti büyüklüğü ile onun karşısında duruyordu, sesli olarak iç geçirip;
-Tanrım ne kadar büyük… Diye söylendi ve başladı yalamaya, ben boşalana adar azında gidip geldim sonunda tüm doğmayacak piçlerimi azına bıraktım.  Ap misin? Diye sorduğunda ise hayır değilim full aktifim dedim böyle söyledim çünkü tanımıyor güvenmiyordum. Bundan sonraki 3 gün boyunca evde sikiştik durduk, sürekli azıyla oral yaparak beni boşaltıyordu 2 kezse analdan girdim fakat lavman yapmayı bilmiyor olsa gerek hoş kokular almadım. Neyse, gel böyle git böyle adam yarrrrak delisi çıktı, eve her geldiğinde hemen azına alıp oynamaya başlıyor, adama istemiyorum diyorum anlamıyor, bugün şehir dışına gitti döndüğünde söyleyeceğim kendisine; sadece ev arkadaşı olacağız ilişki yaşamak yok diyeceğim.  Tipim biri olsa aslında işime gelirdi ama maalesef beni çekmedi fakat söylemeliyim mükemmel sakso çekiyor.
 Onun sıcak azının içine soktuğumda içim titriyor boşalırken çok haz alıyorum. Gel gelelim çok kilolu iri hoş değil açıkçası. Neyse bu kadar sikiş muhabbeti yeter. Bunu haricinde Ankaralı ile telefonda ara ara konuşuyoruz arkadaşlık dostluk babında götürüyoruz, bu aralar okulumda biraz yoğun eskisi kadar nette arkadaş aramıyorum. Kaderim midir nedir bilmem similyası 13 cm altı herkesi kedime çekiyorum, arkadaş bununda aleti bamya gibi, o değil hep bamya yemekten, geçen arkadaşlar bamya yemeği yapmıştı. Görünce:
-gene mi bamya ya dedim. Onlar anlamadı tabi ama ahhhhhhahhh bıktım bamya yemekten ya, sevgili günlüğüm bu arada göt deliği var mıdır diye düşündüğüm örümcek adamı tuvalette gezerken yakaladım, amacı nedir bilmem ama bir ipnelik seziyorum bu hayvanda.

GÖTÜM SAĞOLSUN...

BU gece hızımı alamadım durmadan sana yazmak istiyorum sanırım konuşacak kimseyi bulamadığımdan olsa gerek. birde yan odada ev arkadaşım sevgilisiyle yiyişirken ben kendimi daha bir yalnız hissettim valla, hatta çalan müzik kulağıma daha bir duygusal gelir oldu, hatta o kadar ki duvarda yürüyen örümceğe bakıp bunların göt deliği oluyorumdur diye düşünür oldum.


Bir yandan da ailem aklıma geliyor. Babamı düşünüyorum, şu yalnızlığımı ve yaşadığım bütün acılardan onu sorumlu tutuyorum bana adam gibi baba şefkatini, sevgisini aşılasaydı ben başka adamların beni sevmesi için götümü vermek zorunda kalmazdım. Babama bir kez olsun beni çok sevdiği için, artık beni rahat bırak demek isterdim ama her zaman, bir kez olsun elimden tut benimle gurur duy dedim durdum. Sahip olduğum tek şey arkamdan devamlı gelen götümdü onun sayesinde beni çok sevdiler.

Sadece bir kez de olsa saçımı okşamasını beni maça götürmesini, beni sevdiğini söylemesini istedim, aynı masada oturup yemek yemeği istedim, yani sıradan aileler gibi olalım istedim ama bölük pörçük oldu her şey… Neyse çok duygusal bir giriş oldu. Böyle az sikilmiş Emrah modundan çıkmam için nette birilerini arayıp duruyorum.

 11,03,2012

Bu gün daha bitmedi ama şimdiden yazmak istedim dün eski takıldığım sex partnerim Kaan geldi onunla çok güzel vakit geçirdik. Mum ışığında oturup sohbet ettik hatta öğleki bir ara iki hetero arkadaş gibi Gençlerbirliği Galatasaray’ın geniş maç özetini bile izledik o maçı takip ederken bende hakemi kesiyordum ya neyse

Gece birbirimize sarılıp uyumak istedik ama olmadı çılgınca sevişip sex yaptık, sabah oldu uyandık, Geçen gece götü var mıdır diye baktığım örümcek resmen sigara yakmış tavanda bizi izliyor gibiydi aq hayvanlarda bir ilginç. Dışarıda güzel bir kahvaltı yaptık. Oradan arabası ile bütünAnkara’yı dolaştık acayip dejarz oldum. Kaan’ı çok seviyorum bekâr ve Ankara merkezde yaşıyor olsa sevgili olabilme ihtimalim yüksekti.

Şimdi evdeyim O da gitti, bende temizlik yapacağım eve 3. Bir arkadaş alıyoruz adam 37 yaşlarında iri yapılı, kır saçlı biri, ayrıca esmer fakat pek benim tipim olmasa ’da heyecan için adamı baştan çıkarıp yatmayı düşünüyorum. Bu arada geçen haziran verdiğim ev ilanı için beni aradı yaşını sorduğumda 29 demişti buluştuğumuzda gördüm ki 37 ama bozmadım tabi adamı, neden böyle bir yalan söyledi anlamadım fakat her şeye uyarım ben dediğinde içimden acaba gay olabilirmi? Diye kendime sordum. Tabi bunu zaman gösterecek belki hiç rsik almam, genelde hetero ev arkadaşlarıma asla asılmam ama bu adamda bi boklar var seziyorum ben.

HEY BURADAYIZ! BAKSANIZA BİZ İPNEYİZ HEYYY!!!

Bugün 9 Mart 2012 ve yazmak için uygun bir gün olduğunu hissediyorum. Aslında size her zamanki gibi sıradan ve boktan şeylerden bahsetmek yerine ne kadar mutlu olduğumu ve hayatımdaki güzellikleri yazmayı isterdim. Fakat her şey yolunda gibi görüngede yüreğim akşam olduğunda hep cız ediyor. Aynen şöyle; eti mangala koyarsın ateşi körüklerinde cız cızzzzzz diye bir ses duyarsın ya hah işte öyle. 

Ankara'daki 4. Yılım gelip geçici duyguların peşinde tam 4 yılımı harcadım. Hayatıma kaslı, harika sex yeteneği olan, çok parası olan, bana deli gibi âşık olan, kısacası her çeşitten insan girdi çıktı, tıpkı bana girip çıkan penisler gibi onlarda içlerini, boşalttıktan sonra yeni deliklerin peşine düştüler.


Bense ara ara tetikleyen, beni sevdiğine inandığım ve bana kimsenin yapmadığı kötülüğü yapan o adamı hatırlar dururum. Aklıma geldikçe mangaldaki o etin sesini duyarım, bir damla gözyaşım avuçlarıma akar sigaramı yakarım, durup düşünürüm ben neye ağlıyorum, hani onda olup da bu kadar insanda olmayan şey nedir diye aklımdan geçiririm bunun mukayesesini yapar dururum ama bilmiyorum inan bende cevabını bilmiyorum.

Dalmışım aşkın sarhoşluğuna kaybetmek olsa da sonunda arar dururum acılarımı bastıracak yeni adamı, kötü olanda yeni birini bulduktan sonra, eski adamın kokusu çarşaflardan çıksın diye gidip 15 kiloluk alomatik alıp bolca yumuşatıcı ile yıkamak, aq Vernel reklamlarındaki yukarıdan düşen bir ayı varya o gelse düşse sidik kokan çarşaflarıma herhalde arkasına bakmadan kaçar gider.

Uzun bir süre aradım durdum, msn adresleri havada uçuştu, beni görünce adamların etekleri tutuştu. ama gel gelelim bende, yalnızca çektiğim 31 lerin sonunda akıttığım dölleri sildiğim peçeteler uçuştu.
Anlayacağın hiçbir icraat yok günlerdir.

Bugün arkadaşlarla çarşıya çıktım, bir aşağı bir yukarı gezdik gelen adamları izledik durdur bir sikim yok Ankara’da zaten anca bunun aleti büyük bunun deliği leğen bunun götü büzüşmüş bu kıllı bu kılsız bunun ebesinin amı vardır diyerek bütün Ankara’yı yaladık yuttuk, sonra bu arkadaşların 2 tane daha arkadaşına denk geldik, ilk izlenimlerime göre çok temiz kalpli iyi insanlardı, fakat gayliklerini rahat yaşayan tiplerdi ben biraz rahatsız oldum yanı yıllarca erkeksi takıl s.a a.s gez daha yeni tanıdığın hayatımda benim için hiçbir anlam ifade etmeyen 2 gay için kendimi belli etmeye niyetim yoktu, tabi ben onlara saygı duyuyorum ama istiyorum ki onlarda benim bu halime saygı duysunlar, neyse bir baktım bizim arkadaşlar bunların peşine düştü, içimden oha dedim aq adam benim gibi erkeksi adamla gezerken ailem görür kardeşim görür diye çekinirken bir baktım bunların kolunda geziyor, o değil ’de farkında olmasalar da millet bize bakıp duruyor. Hatta yanımızdan geçen 3 genç bu lubunlar gülerken lan adamın gülüşünü gördünüz mü diye konuştuklarını duydum yanı ben kuruntu mu yapıyorum acaba diye düşünürken anladım ki göte geldik dua ettim arkadaşlar görmesin durumu diye Allahtan hemen bir yere gittik oturduk ama ondan önce bunların travesti arkadaşlarına denk geldik çok güzel bir travestiydi yanındakilerde çok kafa çocuklardı benim tek derdim onların durumlarını rahatça yaşamalarının bana zarar vermesi idi yoksa hepsi harika ipinelerdi belliydi. Malum ayakta konuştuk biraz ben gizliden biri görür korkusu ile etrafı keserken fark ettim ki köşedeki adamlar bize bakarak gülüp konuşuyorlardı iyice huzursuz oldum aq zaten bu yüzden hayatımda arkadaş olarak gezdiğim 3 süper insandan başkasını taşımıyordum ama maalesef bende olaylara dahil oldum her neyse bunlar bir yerlerde oturmak istedi gittik bir mekana abi girer girmez herkesin gözü bizde balamaozlara kadar herkes bizi kesiyordu kafama kapşonu geçirdim oturdum durdum. Sanki hiç ortam görmemiş Kezban biri gibi korkak bir şekilde çöktü omuzlarım. 



Aslında onlar gibi rahat olmayı çok isterdim fakat benimde kendime göre mazeretlerim ve kabullendiğim bir yaşam biçimim vardı. Garsonlara kadar herkese reklam olduk, adamlar iyi melek gibiler sorun yokta çok belli ediyorlar. Bundan rahatsız oldum sadece, sonra bunların 2 arkadaşı daha geldi, biraz daha durduk bunlar bize gidelim dediler hep beraber kalktık oradan biraz yürüdük. Ben bahane bulup oradan ayrıldım eve dönene kadar kendimi acayip pislik gibi hissettim bilmiyorum da benim yapım böyle ortamlara gelemiyorum. Benim 3 harika arkadaşım bana yeterde artar bile ha birde son zamanlarda hepaistos diye bir arkadaşla daha tanışmıştım oda çok temiz elit süper biri onu ’da seviyorum. Ayrıca hayatımda aileme İstanbul’dan dâhil ettiğim beni çok KKK düşünen değer veren harika biri daha var. Bu kişiler bana yeterde artar bile ya başkasını napayım ben. Hayatımda başka kimseyiiii istemiyorum, umarım bundan sonra böyle bir olayla karşılaşmam offffffffffff ne bilim ya harbiden kötü oldum ya, ilk defa peçete gibi hissettim kendimi sanki bütün Ankara beni sikti, peçete gibi silip kenara attı. Tekrar söylüyorum bu çocukların sadece cinsel kimliklerini rahat bir şekilde yaşadıkları için yanlarında gezmek istemedim, aklıma; eminim bunlar Orospudur ben namusluyum bunlarla ne işim var gibisinden şeyler getirerek boşa kurcalamadım. Çünkü benim yattığım adam sayısı belki onlarınkinden fazladır bile ayrıca, sonradan bize katılan çocuk çoooook hoştu birde bu cüzdanı kül tablası gibi olan kadın çok tatlıydı bilemiyorum onları ’da hayatıma dâhil etmeyi çok isterdim ama maalesef dışarıda beraber gezmek istemiyorum.

Neyse eve dönerken cebimdeki bütün paraları dilenciye verdim çarşıdan da benim ev 45 dk. aq o kadar yolu yürüyerek gidecektim. Bu olayın etkisi ile imana gelmiştim, gayliği bırakıp hetero olup evimin erkeği çocuklarımın babası olacaktım. Adam gibi bir yaşam sürüp ipnelerle asla takılmayacaktım, bu düşüncelerle başladım çarşıdan eve yürümeye, yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm, yürüdüm işte. Baktım yol bitmeyecek yürümekle de hetero olunmuyor aklıma metro için taşıdığım kart geldi ve hemen durağa gittim. Dua ettim Allah’ım beni affet 5 dk. hetero oldum idare et artık diye. Sonra içim buruk ama yeniden İpne olmanın mutluluğunu yaşayarak eve döndüm işte bugünde her zamanki gibi güzel başlayıp boktan bitti gibi bir şey oldu.

PARDON BU NE KADAR?

Gecenin karanlığı fahişe bedenime bir is gibi çökmüşken, ruhumun yeni sahibini hayal ederek sabahı piç ettim. Gün ağarmak üzere ve sabaha kadar seviştiğim sigara, tadını dudaklarımda bırakmıştı.Herkes soğuk yatağından sıcak bir tenin yumuşaklığına veda ederek evinden çıkarken ben, o sıcaklığına özlem duyduğum teni bulabilmek için otogarın yolunu tutmuştum. Mavinin ve güneşin en güzel durduğu dışarıdan cennet içeriden can pazarı olan bir kentin günahkar delikanlısı kediler diyarı Ankara'ya ayak basmıştı. Uzun paltosu, atkısı ve kır saçları ile 40 da bir delikanlıydı. Onunla kablolardan oluşan bir dünyada 1 hafta konuştuktan sonra sevebilme umudu içimi bürümüştü. Arzuluyordum, istiyorum, aslında birbirimizin fahişesi olmak için yanıp tutuşuyorduk.
Evimize geldik beraber kahvaltı yaptıktan sonra odamıza çekildik. Karşılıklı birbirimize ilişkimizin ücretinden bahsettik yani sıradan ilişkilerden, uzun vadeli ilişkilerden, aşktan, eski aşklardan, benim ne kadar iyi ne kadar harika bir insan olduğumu dile getirdi. Bir fahişe benimle pazarlık yapıyordu. Sanırım ücret az geldi olsa gerek ki kafasının karışık olduğunu, daha sonra tekrar geleceğini ona gitmesi için izin vermem gerektiğini söyledi. Bende hoşgörü abidesi olarak anlayışla karşılayıp pek bir şey sormadan onu tekrar otogara bıraktım, eve geri dönüp uyudum şimdi ise sana yazıyorum ve birazdan otogarın yolunu tutup, Ankara da başka bir fahişenin yanına gidip yine aşktan uzun uzun konuşup, belki orospuluğun dibine vurup, içimdeki hayalleri arzuları yıkan insanlardan intikam alırcasına ona bol keseden ücret ödeyip sabaha kadar düzmeyi düşünüyorum. aslında fahişe olan ben değilim bu dünya. BENSE BİR FAHİŞENİN İÇİNDE AŞK VE SEVGİ ARAMAYA DEVAM EDİYORUM.NE YAZIK BANA SEVGİ İLE BAKMASINI DÜŞÜNDÜĞÜM GÖZLERDE YALNIZCA, BAŞKALARI İÇİN AKAN DAMLALARIN TUZU KALMIŞTI.

İNSANLIĞIN SUSTUĞU AN...Naif,Temkinli,Melankolik

Sevgilimden ayrıldım, Ankara’ya geldim, hiç görüşmesem de ''o bu şehirde nefes alıyor ve osuruyor'' diyerekten bende bu şehirde kalmayı tercih ettim. Bu şehir, ahhh bu şehir, sana ilk izlenimlerimi anlatayım.Bir Başkent Karman çorman, Cumhuriyetimizin sahip olduğu değerleri bir kenara al, gerisini çöpe at zaten  gerisini bilmene gerek yok, sıradan her şehirde olan krolar, tepeler, yöresel yemekler, cadde, sokak başkada bir bok yok.


Bu şehirde tanıdığım ilk gay Emre Blue oldu, ayrıldığım moruk ile ortak arkadaşımdı. O bana çok destek oldu acılarımı paylaşarak atlatmamı sağladı. Kendime olan güvensizliğimi yok edip özgüven sahibi bir insan haline getirdi. Lavman yapmanın inceliklerinden, gay âlemine kadar her şeyi öğretti, Zor zamanlarda annem, babam, kardeşim oldu benim. Daha uzun anlatmak isterdim ama bu yazıyı okuyup götü kalksın istemiyorum…


Sevgilimden ayrıldıktan sonra biriyle beraber olmak istemiyordum çünkü bekâret bana namus gibi geliyordu, biri onu benden almıştı hem de değmeyecek biri. Kendimi dul 3 çocuk annesi bir kadın gibi hissediyordum. Ama bu şekilde yaşamak çok zordu, kafamın içinde ‘’beni neden aldattı, salak yerine koydu, diğerlerinde ne vardı ’da ben ona yetmedim, bu kadar basit, pislik aşağılık biriyle nasıl olabildim'’ soruları beynimi sikiyor, sürekli kafamı kurcalıyor, uykularım kaçıyordu. İlk yıl okula başladım bu sorunlarla uğraşıp dururken bir ev tuttum. Cebimdeki paranın hepsini oraya verdim. gay olarak bir öğrenci yurdu içerisinde rahat yaşayamayacağımı biliyordum. Hele ki bu bunalımda sürekli ağlarken, gecenin geç saatlerinde kendimi hıçkırıklar içinde dışarı atarken bu çok zor hatta olanaksızdı. Zaten birkaç yurda başvurmuştum. Gece çalışıp gündüz okumayı düşündüğüm için yurt müdürleri uyku saatlerimin diğer öğrencilerle uymayacağını ve bunun soruna sebep olacağını düşünerek beni geri çevirmişlerdi, sözde cemaatçi yavşaklar sürüsü, hepsi benim suratıma bakıp tüm o yalandan, masum ve acır gibi bakışlarının altındaki ‘’benim sikimde değil kardeşim başının çaresine bak’’ mesajı belli oluyordu. Neyse evimi tutmuştum anahtarımı alıp evime girdim o gece başımı soktuğum için çok şanslıydım, bu arada 2 gün ev aradım. Otogarda yatıyordum. Ama sonunda güzel bir ev tutmuştum, ilk gece evime girdim fakat hem elektrik, hem su kesikti ve yatacak bir yer yoktu. Paramda olmadığı için 1 hafta ceketimi serip tahtaların üstünde yattım. Bu dramatik durum acımı kat kat arttırıyor, kendi kendime bunlara o sebep oldu düşüncesini kafamın içinden atamıyordum. 3 ay içerisinde ufaktan ufağa her şeyimi halletmiştim 1 halı 1 çekyat tabak çanak bardak v.s bu süre zarfında bu kadar yokluk içinde aşk acısı çekmek beni daha kötü hale getirmişti.


Ama böle bir ortamda bu kadar ıstırapta olup, yokluk içindeyken tek başıma olmak, ona olan nefretimi kat kat artırmıştı. En kötüsü de 31 çekmek için tek bildiğim malzeme bu moruğun hayaliydi. Neyse kafamdaki bu gelgitlerden kurtulmak için karar almıştım biriyle yatacaktım. Zaten 5 ayda kendime 2. El bir masa üstü ayarlamıştım. Aynı zamanda işte bulmuş gece çalışıyor gündüz okuyordum. Arkadaşım Gabile diye siteyi öğretti. Oradan hemen kendime birini buldum. Tercihi, tipi önemli değildi. Aklımdaki şu soruyu çözmem gerekiyordu ‘’ en azından başkaları ile yatan bir pislik benim sevgilim olamazdı’’, kendimi böyle bir pisliğe kullandırmak gücüme gidiyordu, başkaları ile yatarak onun gibi olacaktım. Böylece bu; acımı dindirecekti. Planım buydu. Neyse adam geldi bıyıklı, yaşlı, kısa boylu, sıska, biriydi, eve aldım az konuştuk. Adamın tek derdi sikip gitmekti. Zaten benim istediğimde buydu. Oldukça iğrenç, basit, sıradan olmalıydı. Fazla konuşmadan üzerime atladı. Çünkü ben utangaç utangaç, yeni yetme karı gibi duruyordum. Baktı benden icraat çıkmayacak hemen o üzerime atladı. Sonra biraz öpüşme ve devamında spermlerini içime bırakıp gitmişti. Kapıdan çıktı, arkasına bile bakmadı. Kapıyı örttüm, birkaç adım ilerledim kendimde bir değişiklik varmı diye düşünürken hıçkıra hıçkıra ağlayarak yere düştüm. Evet, kendimde bir değişiklik vardı; ben de sıradan basit ilişkiler yaşayan pislik bir insandım. ‘’bana bunu nasıl yaptın, senin yüzünden bir başkası ile oldum, al işte bu bedene bir başkası sahip oldu’’ diye hıçkıra hıçkıra böyle 30 dakika, yerde susuz kalmış, kenara atılmış balık gibi kıvrandım durdum. 


Geceleri işten dönünce alkole abanıyordum ayık olmak canımı yakıyordu. Bir süre böyle geçti. Biri gidiyor biri geliyordu tanımadığım, hiç konuşmadığım, buram buram ter kokan insanlar evime girip çıkıyordu. Herkes ’de ona benzeyen bir şeyler arıyordum. Kaşı, gözü, vücut kılları, elleri herkeste onu hayal ediyordum, artık ilişki yaşadığım insanlarla içiyor, sarhoş oluyor ve öyle birlikte oluyordum. Hayatın bu kadar Orospu olabileceğini, bu kadar gaddar ve acımasız olabileceğini hiç düşünmemiştim, öğleki bir gün ilk rakı masasında çok sarhoş olmuştum. Ayağa kalktığımda yere düşüp sızmıştım. Uyandığımda fark ettim ki karşımdaki benim bu çaresiz halime sahip olmak istemiş ve başarmıştı da. Daha sonra  Körle tanıştım uzun süre onunla, sadece onunla devam ettim. Bir şekilde 1 yıl içerisinde bu bunalımlı sürecimi atlattım. Ama benden ve hayatımdan çok şey kaybetmiştim. 


Bana bu kadar berbat günler yaşatan bir insanı asla affetmeyi düşünmedim ve bu konu burada kapandı. Körden sonra Kaan ile tanıştım. Harika bir insandı âşık değildim ama çok iyi anlaşıyorduk. Onu çok seviyordum. Bu arada kendime arkadaşlar edindim. Emre Blue beni Silenceface As ile tanıştırdı, ilk gördüğümde bu çocuk bana çok havalı, gıcık biri olarak gelmişti. Sonra onu yakından tanıdığımda, içinde hiç havası olmayan patlak bir lastik gibi geldi. Üstelik oda benim gibi olgunlardan hoşlanıyordu ortak yanımızda çoktu. Böylece aileye bir kişiyi daha dâhil ettim. Bu arada ev arkadaşım da aynı fakülteden bir gay arkadaşımdı onunla 2, yıl tanıştım acılarımızı her şeyimizi bu 3’ lü ile paylaşır olduk. Artık Sex And City deki kızlar gibiydik. Hayatın tüm acımasızlığına rağmen beraber olduğumuz için tanrıya sonsuz şükranlarımı iletiyorum Amen.


Bundan sonra hayatıma birkaç arkadaş daha dâhil ettim. ama yedek oyuncular olarak hayatımda yerlerini almış olan bu kişilerin haricinde bu 3 asil Emre Blue, Silence as ,Oğuz can ,her maçta aynı sahayı paylaşıp mücadele ettiğim takım arkadaşlarım oldu… Sana bundan sonra olanları her gün akşam yazacağım. Biliyorum çok olay çok maceramı ve çok karakteri atladım ama geç başladığım bu yazılarıma hayatımın bundan sonrasını dahil ederek seninle paylaşacağım.

AŞK UĞRUNA SİKİ TUTANLAR





İlk ilişkim bir şekilde başlamıştı artık, üzerinden 4 yıl geçti. 4 yılımı sana kısa kısa özetlemeye çalışacağım. Artık sikik hayatım tamamen sevgilimi düşünmekle geçiyordu her gün her dakika her an onu düşünüyordum, sanki beni Tanrı onu sevmem için yaratmıştı. Sanki vitamin haplarım gibiydi sabah öğle akşam içtim mi içmedim mi düşüncesi beynimi sikip dururken, bende sabah öğle akşam hep onu düşünüyordum. Hiç kimseye bakmıyor hiç kimseyle konuşmuyordum öyle ki arkadaşlarımla dahi muhabbetimi kesmiştim. Benim hiç Onu düşünmeden çektiğim otuz birim olmadı.


Aşk mesajları, geleceğe dair hayaller o kadar ki beni aradığı anda heyecandan elim ayağıma dolaşıyor. Götüme kramplar giriyordu. Ortak yanımız çoktu örneğin benim kadar geri zekâlı birinin daha dünyada olma ihtimalini hiç düşünemiyordum. Diyeceksiniz ki çok mu yakışıklıydı? Suratına sıçsanız bokunuz intihar ederdi, aletimi büyüktü? Kesinlikle değil, bir elin altıncı parmağı gibiydi pipisi. Ben onun, benim gibi ezik basit sıradan bir ipneyi beğenmesini, üstelik değer verip sahiplenmesini, beni sevmesini ve geleceğe dair verdiği o vaatleri sevmiştim, ailem tarafından sevilmediğimi düşünürken kalkıp da bir adamın senin için canımı veririm, bir damla gözyaşına dünyaları yıkarım demesi bana yetiyordu. Aşk işte ota ’da konar boka ’da, Benimki de gidip belediyenin haftalarca vidanjör ile temizleyemediği yazın sıcağında pis ve ekşi kokan, site sakinlerinin sıçıp kokunca hemen sifonu çektiği bir lağam çukuruna konmuştu. 


Artık onun dinlediği müzikleri dinliyor, onun sevdiği şekilde davranıyordum. kendimi tamamen değiştirdim. Bu arada ilk yatak tecrübemden sonra lavman yapmam gerektiğini öğrendim, ilk defa kendi bokumdan utandım valla, bu konuyu hiç açmak istemiyorum, sevgilim bunu hiç önemsemişti bende herkes ’de oluyordur sanarak hiç önemsememiştim ama ilk deneyimimden sonra kendimi çok pişman ve suçlu hissetmiştim fakat acaip zevk aldım o başka. Ankara'da de geçirdiğim o harika gecenin bedeli bana 450 tl ye patlamıştı. İşsizdim 23 yaşımdaydım sanırım, iş arıyordum param yoktu sırf bu buruşuk muşamba ile buluşabilmek için onla gece gündüz konuştuğum bilgisayarımı sattım. Aileme ’de yalan söylemek zorunda kaldım. O ara İstanbul'a taşınıyordum bir arkadaşımın yanına, çünkü bu yaşlı morukİstanbul'da benimle yaşamak istiyordu ve ben aile baskısından bıkmıştım sonuçta doğu kökenli bir ailede gay olarak büyümek, onların gelenek ve görenekleri ile yaşamak çok zor ve ağırdı. Bende yeter artık sikerim gelenek görenekleri diyerekten İstanbul’a kapak attım. 


Bu süre zarfında çok sıkıntı eziyet çektim. Cebimde param olmadığı için sağda solda deli gibi iş arıyordum birde benimki ’de çulsuzdu tabi, sevgilim olsun ’da kuru ekmek soğana razıyım diyerekten kendimi teselli ediyordum paso. Bu satırları sana yazmak çok zor be günlüğüm aklıma geldikçe canım çok yanıyor, hala derinlerde bir yerlerde bu orospunun’da kalbi olduğunu hissettiren bir şey var. Neyse bilgisayarımı ’da sattım onunla görüşmemi sağlayan tek şeyde gitti, artık ne bok yiyor ne yapıyor bilemeyecektim. Babamın taksitle alıp yıllarca lafını yaptığı alıp verdiğine bin pişman olduğu bilgisayarımdı. ona o kadar çok güveniyordum ki asla aklımdan beni aldatır mı? Diye geçirmiyordum bile, hatta aklımdan tüm heteroların beni domaltıp sırayla sikebileceği bir dünyayı geçirirdim ama asla beni aldatmasına ihtimal vermedim. Ben sadık, sevecen, ona tapan bir ipneydim ve tam bir Kezban’dım.




Bu süre zarfında onunla telefondan ve gündüzleri de netten görüşüyordum. İstanbul’da iş aradım buldum, sebze meyve halinde iş buldum. Hemen işe başladım hamallık yaptım. Çalışma saatleri Sabah altı akşam altıydı. Eve döndüğümde yukarı merdivenleri yalayarak çıkıyordum. Ecdadım sikilmiş, Kollarımda derman kalmamıştı. bu nasıl bir iş sabahın altısında amına koyduğum domates kasalarını indiriyordum. Gelen bir sonraki kamyona yüklüyordum. Hay anasını sikeyim dedim. Kollarımda derman kalmıyordu, ama hep aklımda aşkım vardı onun İzmir’e gelmesi için benim para biriktirip evimizi tutmam lazımdı. Hep aklımdaydı, özellikle patlıcan kasalarını taşırken bir an bile aklımdan çıkmıyordu. Fakat benim yavşak patronum, vereceği 30 lira için beni yağmurun altında çalıştırarak sikilmekten beter bir hale getirmişti. Akşam iş bitince sırf Beş dakika oturmayım diye öğlen süpürttüğü komşu dükkânın önünü bir daha süpürtünce tepemin tası attı ve şişman bencil pislik herifin kafasına boş domates kasası ile vurup oradan kaçtım.


Eve hem yorgun hep 5 parasız olarak dönüyordum, üstelik artık işsizimdim, sevgilime bundan bahsetmedim. O yavşak herifi olurda kaybederim diye korkuyordum. Daha sonra Galata civarında bir iş buldum oralarda çalıştım, işim fena değildi ama patronum olacak kaltak şişman karıya hergün yalakalık yapıyordum ‘’ aa siz kilomu verdiniz, yaa bu elbise üzerinize harika oturmuş, saç modelin çok güzel gerçekten ay parçası gibisin, Götümünün kenarı, yarasa suratlı kaltak karı. Her gün sabah bana On milimlik camları sildiriyordu. öğleki 2 ay sonra camları ölçtüğümde On milimden sile sile dört milime düşmüştü. Mecburen katlanacaktım artık. Param olmadığı için akşamüstü işten çıkınca kordondan yürüyerek güzel yalıya gidiyordum. Ben bunları yaparken sevgilim olacak o ipne’de eski sevgilisi olan süper vücutlu kadınsı o çocukla ara ara sanal yapıyormuş gönül eğlendiriyormuş. Yani kısacası benim sikik hayatımı alt üst edecek şeyler başladı hadi gözün aydın günlük.








Neyse nette takılıyordum sevgilimi bekliyordum. Bu ipne çocuk gelip bana bir sürü şey yazdı, sevgilime sordum ‘’yalan bizi ayırmak istiyor’’ demişti. Ağladı zırladı bende hemen yelkenleri indirdim ona inandım ve acayip rahatladım. Aslında ona inanmamıştım, sadece kendimi kandırıyordum. Rahatlamak istiyordum onu kaybetmeyi göze alamazdım. Onun böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyordum. yemin ediyordu bende inanıyordum tabi aq. Biz bunula bir süre böyle devam ettik.
Ben bir arada yaşayabilmek için götümü kapitalist sistemde, alın terim için esnaflara siktirip dururken benimkimde bu sistem içinde, yan gelip yatan burjuva kesimden birileri gibi yiyip içip sikişiyormuş. Üstelik benim gönderdiğim para ile. Hay aq ya salak yerine koyulmak ne kadar kötü bir şeydir ya.


Daha o kadar çok yalanını yakaladım ki; İstanbul’a çalışmaya gidiyorum bana para yollar mısın hayatım (hayatını sikeyim) diyerekten aldığı paralarla İstanbul barlarında ipnelerle takılıp, gece onu arayıp ulaşamadığımda ise şarjım bitmiş demesi, beni her seferinde salak yerine koyması, ortaya çıkardığımda ise müthiş gözyaşları ve yalanlarla beni kandırması… Helal olsun adama ya, cidden en iyi tiyatroculara taş çıkarır. Aslında gerçekten sinema tiyatroda başarılı olabilirdi. Keşke imkânı olsaymış da okuyabilseydi. Eminim hem yeteneği hem de patronlarının altına yatarak iyi bir yere gelebilirdi. Neyse ya… Cam silmek bana göre değildi hem o koca camlar Allah muhafaza silerken kaza ile kırılsaydı, hayatımın sonuna kadar yarasa suratlı kaltak karıya bir köle gibi hizmet etmek zorunda kalacaktım. 


Ben de farklı sektörleri denemek istedim ve inşaata girdim çalıştım, bir süre amele style takıldım. Bu sırada sevgilim olacak buruşuk muşambada o sanal yaptığı, bizi ayırmaya çalışan çocukla buluşmuş, deli gibi sikişerek sahil kenarında tatil yapmışlar. Sonradan örendim ki; aslında başka biri ile sikişmeye gitmiş ama o kişi bunu ekince oda sikini boşa sallamamak için hemen eskisiyle buluşmuş. Aradan BİR hafta geçmişti. Bende Ankara’ya bunun yanına gittim. Cumartesi, Pazarı onla geçirecektim, Pazarteside geçireceğim harika hafta sonunun deşarjıyla ÖSS sınavına girecektim. Bu arada ben gelmeden 1 hafta önce tatile gidip şikiştiğinden haberim yoktu. Bu kadar olayda 1.5 yıl içinde gelişti. Cuma sabahı İstanbul'dan Ankara'ya geldim. Apartmanını biliyordum çıktım, saat sabahın 8:30’uydu, en üst katta Oturuyordu. Kapısı açıktı hemen içeri daldım. Karşıdaki odanın içinde eski püskü bir çekyatta Yaşlı bir kadın oturuyordu, merhaba Teyzecim ben senin moruk evladının İstanbul'dan arkadaşıyım, kendisi nerde acaba dedim. Yaşlı kadın yerinden kalkamıyordu, zar zor’’ odasında uyuyor’’ dedi. Tamam, siz rahatsız olmayın ben giderim diyerek yüzsüzlüğün kralını yapıp çok özlediğim aşkımı görmeye gittim. Odasına girdim çok karanlıktı onu göremiyordum. Sonra yavaş yavaş karanlığın içinden onu seçmeye başladım yatağın kenarında duruyordu, Yüzüne doğru yanaştım, ama acayip karanlık,’’ ya aşkım uyansan’’ dedim. Tık yok ‘’Uyan’’ dedim baktım kalkmıyor. ‘’Uyan lan götlek senin için dünyanın yolundan geldim’’ demek istedim ama diyemedim. Bende ışığı açmak için yöneldim, düğmeye bastım arkamı döndüm ve dondum kaldım. Yatağın yan tarafında benden bin kat daha hoş, parlak tertemiz bir çocuk… Benim moruk hemen uyandı beni gördü, önce anasının amını görmüş gibi bunalımlı bir halde benim kolumdan tutup dışarı çıkararak ‘’napan ya hoş geldin nasılsın’’ gibi yapmacık yapmacık kelimeler kullanarak havayı dağıtmaya çalışıyordu. Bende tabi onun sabah uykusundan uyandığındaki halinin, o yüzündeki torbaların ve kırışık sayısının on bölü ikiden dört kat daha fazla artmış hali ve azının etrafındaki kurumuş beyaz salya kalıntılarının (ki bunların döl olabileceğini hiç düşünmedim), 23 yaşımda bıraktığı derin izleri ile Götüme gökdelen girmiş gibi Ayakta dikilip, konuşmadan olayı hala anlamaya çalışıyordum. Valla o an aklımdan ne geçiyordu hiç hatırlamıyorum. Sanırım onun oğlu olabileceği, akrabası olabileceği ve sanırım kusacağım öğğğğğ düşünceleri ile kendimi kandırmaya çalışıyordum. Tam bu sırada o hemen ‘’bak bu yatan benim yeğenim Ankara’da okuyor ara ara bende kalıyor. Gece maç izledi yatakta uyuya kalmış’’ dedi. Be amına koduğumun salağı ben yermiyim artık bu kadarını.


Evet, yerim hem ’de iştahla yedim. Çocuk kalktı 20 yaşlarında idi acayip tatlıydı. Kendime rakip göremezdim bile onu. İyiki heteromuş dedim içimden ve sevgilimle kahvaltıya oturduk, sonra dışarı çıktık, çocuk bana dışarıda yeğeni olduğunu okuduğunu her şeyi anlattı. Benim ’de artık içimde hiç şüphe kalmadı. Benim moruk cenazeye gideceğini söyledi. Artık dua mı eder, ölüyü mü siker, imama mı kayar bilemem. Tamam dedim bende en azından dini bir şeyler yapacak diye sevindim. Ben PC başına otururdum, belgelerim klasörünü açtım, bir baktım bu eski sevgilisinin memleketinde, moruğun sahilde tek başına çekilmiş fotoları ya amına koyayım diyecem’de amın olsa dönüp bakmam. O yüzden be götüne kodumunun, benimle 1 kez bile tatil yapmadın. Ne iş çeviriyorsun? Bana para yok diyorsun gidip milletle tatil yapıyorsun, yaptığında bilmem nerenin kaşarı.


Hemen Moruğun en yakın arkadaşını aradım. Böyle bir şey buldum dedim. Bana haberim yok dedi o arkadaşı olacak kaltak karının’da herşeyden haberi varmış, benim saf temiz Kezban duygularımla oynuyorlardı. Buruşuk muşamba bana bir şeyler dedi, olayın üstünü kapadı. Geçerli bir yalandı sonuçta inanmıştım. Ya bende varya… Harbiden, biri benim amıma koyabilir mi? lütfen ya.


O gece yattık ettik sabah oldu, bu gitti öğlen oldu, nete girdim. Bu eski ipne sevgilisi beni gördü bana yazdı gene. Yoksun, nerelerdeydin sen dedi. Bende İstanbul'da çalışıyordum aylardır nete girmedim dedim. O ayrılmışınız, biz ilişkiye başladık gibisinden dedi. Hemen cam açsana bir dedim, bu karı camı açtı beni bir gördü bu adamın evinde şok oldu meğerse bu kaltak karıyı’da, ben onla ayrıldım diyerekten kandırmış. Ben tabi buna inanmadım oda bana dur onu arayacağım gör dedi. Telefonun sesini açtı ve bana dinletti. Aşkım bebeğim her şeyim diyen benim moruğun sesini duyunca, bilgisayarı kapatıp o kaltak karıya hiç bir şey demeden eşyalarımı toparlayıp ağlaya ağlaya kalkıp otogarın yolunu tuttum. Cebimde kuruş param yoktu. Bütün paramı bu salak adam ve evine bir şeyler almak için harcamıştım. Ablamı aradım rica ettim yol paramı gönderdi. Hemen biletimi aldım geceye kadar otogarda bekledim. Benimki aradı telleri açmadım telefonu kapattım. Otobüse bindim sabaha kadar yolda ağladım kimse umurumda değildi, canım çok yanıyordu sabah 8 de indim İstanbul'a hemen ÖSS sınavına girdim bu moralle Türkiye 3. CÜ’sü oldum ve Ankara Gazi üniversitesi hukuk fakültesini bitirerek İstanbul’da taksimde travesti olup götümü siktirmeye başladım. Açıkçası Türkiye 3. CÜ’sü olup hukuk okumasamda ’da istediğim bölümü kazandım fakat bir pürüz var hatta çok pürüz vardı param yoktu ve askerlik kâğıtlarım gelmişti ama hep istediğim okulu kazanıp da gitmemeyi düşünmüyordum. Zaten bu moralle askere gitseydim bazuka ile kendimi uçururdum yâda tüm birliğe domalıp acımı dindirmeleri için yalvarırdım. Bu süre zarfında gene İstanbul'da çok bunalım yaşadım. daha çok olay oldu konuşmalar, yalanlar, dolanlar, yüzleşmeler, küsmeler, barışacak gibi olmalar vs… ona üniversiteyi kazandım Ankara’yı tercih edeceğim dediğim anda bu caydı. Zaten bu sürede hayatına daha çok kişi girmiş ve diğer bütün yalanlarını öğrendim. meğer bunu niyeti benim İstanbul'da okumammış ki bu sayede yanıma gelecek yerleşecek her gün İstanbul'un güzel ipnelerini sikecekmiş. 




Ankara'da  kararlıydım onu çok seviyordum barışmayı düşünmüyordum ama o bu şehirde nefes alıyordu onunla aynı havayı solumak bile bana yeterdi. Evet, affetmedim asla dönmedim ilk zamanlar gizli gizli uzaktan uzağa onu izledim, gecelerce hep ağladım, dayanamayıp, bazen onu arayıp sitem ettim. Ama asla görüşmedim. sonunda yenildim yenik düştüm. Hiç tanımadığım bir şehirde yabancıların arasında kalmıştım 1 yıl kadar bunalım yaşadım hem de çok ağır bir bunalım yaşadım işte bunalımlı sürecimde yaşadıklarımı anlatacağım daha. Elimden geldiği kadar kısa tutmaya çalışıyorum dünya kadar yalanı yaptıklarını atlıyorum yoksa bu yazı bitmez. bana gelince hatam onu çok sevmem oldu ve benim tam bir Kezban olmam, öpüşmeyi dahi bilmiyor oluşum onun başka erkeklere gitmesine o tecrübeli orospularla eğlenmesine sebep olmuştu. bunun için kendimi suçlasam da bana her şeyi öğretebilirdi ama hiç bir zaman ne fedakarlık nede emek harcadı...

KIRMIZI HAP MI? YOKSA MAVİ Mİ?

Bende birçok gay gibi kişilik çatışmaları yaşadıktan sonra artık içimdeki sese kulak verdim aşk yaşamak, sevilmek, sevişmek, birinin vücudunun sıcaklığını hissetmek, sohbet etmek sımsıkı sarılmak istiyordum ve arayışa koyuldum. 
Bu camiada sadece ben gaymışım gibi geliyordu, Gaylerin sayısının çok fazla olduğunu bilmiyordum ve mirc sohbetten başlayarak işe koyuldum. Ne tercihleri biliyorum nede başka bir şey tam bir Kezban’dım, guest245352 gibi saçma bir nickle girmiştim, o kadar durdum bekledim kimse gelmedi. Gözüme bir Astsubay nikini kestirdim ona yazdım, ‘’ ne erkek misin? Ben erkek sikmem kardeş’’ dedi ve dumura uğradım, baktım böyle olmuyor, sonra kadın niki alarak girdim. 10 dakika geçmedi aman Allah’ım sanki gökten yarrak yağıyor herkes slm, asl, u , v.s gibi anlam veremediğim saçma sikik şeyler yazıyorlardı. Sonradan bunların ne anlama geldiğini öğrendim tabi. Her neyse bir adama kadın olduğumu çekindiğimi cam açamadığımı söyledim, msn verdi, cam açtı. Ondan soyunmasını istedim, bende sonra açacağım dedim. Bir baktım harbiden salak soyunuyor, Offff bir fizik vardı süperdi yemede sikinin dibinde yat, hafif kıllı göğüsler, geniş omuzlar, taş gibi kalçalar, bakla bakla karın kasları dermişim, o kadar da değil aq karın kasları yoktu göbek vardı. Adam aletini çalışma masasına vurmaya başladı, içimden dedim; ulan sölesem mi acaba erkek olduğumu diye, ama söylemedim çünkü korkuyordum, gerçekten benim gibi bir gay bulsam da sanırım ona ben gayım diyemeyecektim, diyebilseydim ’de cam açmayacaktım.


Neyse sonunda kendi götümden ve sikimden başkasınınkini gördüm. Artık daha çok sik ve göt görmem gerekiyor anladım. Böyle baya bir dolaştım Chat’te uzun süre kaldım, ama maalesef hep aynı taverna hep aynı müzik baydı, yeter dedim benden başka gay yok diyerekten tam mırcı tamamen siliyordum ki yaşadığım şehirden bir gay buldum. Onunla çok dertleştik çok sohbet ettik sevilmek istediğimi söyledim, ilk olacak dedim, ’’ ben sana kıyamam’’ dedi ‘’evliyim’’ dedi. Tuhaf ki o kadar çok kişiyi soymama rağmen bu adamla hiç cinsellik konuşmadım. Yaklaşık 2 ay sohbet ettik, kel, tıknaz 1.70 falan bir şeydi, Yaşı ’da 40 civarı, zaten nedendir bilmem genelde olgun erkekler ilgimi çekiyor. Ama kalkıp ta yaşı 80 olmuş osursa götünden ruhu çıkacak biriyle asla bir ilişki yaşamam. hatta 60, hatta 55, hatta 50, ama yok 50 yaş çok hoş bakımlı taş gibi biri olsa hayır demem: P her neyse bununla epey sohbet ettik 2 ay geçti baktım bundan da iş çıkmayacak aq bende başka bir Chat programı indirdim, görüntülü bir şeydi. Orada tam hetero olarak 1,5 yıl dolandım ve 23 yaşıma geldiğimde fark ettim ki kullandığım Chat programının gay sohbet bölümü varmış ve başladım ana avrat küfretmeye sonunda bitik harap bir halde ve heyecanlı bir şekilde gay kanallarına bakmaya başladım. İzmir gay sohbet kanalına girdim, orada herkes gay, hem de herkes. 2 aya yakın sure kendimi heteroyum arkadaşlar, sadece geziyordum uğradım merak ettim diyerek tanıttım. Kanal sahibinden tutun user lara kadar hepsini çok sevdim. Hiç korkmadan açık açık konuşup birbirlerinin ipnelikleri hakkında yorumlarda bulunuyorlardı. Sonra travestiden cd ye hepsi vardı ki onlarında İlk orada gördüm. Her neyse bu konu çok uzayacak ben olayı ilk İlişkime getirmek için hızlı gidiyorum. Çünkü bu yazıyı bitirip güzel bir porno ile 31 çekmek istiyorum. o yüzden sürekli aklım 31 de,.


2.5 ay geçtikten sonra başka bir gay kanlında mikrofon ayarlarımı yapıyordum ki ne göreyim olgun bir kanal sahibi, hal böyle iken gel senin mikrofon ayarlarını yapayım dedi. Bende hoşlanmıştım tamam dedim. Yapıverdi oracıkta, sağ olsun, bu adamla 2 hafta sohbetten sonra ki geceli gündüzlü sohbetti sevgili olduk. Ona itiraf ettim ben gayım dedim böyle dedim şöyle dedim, bana çok yakın ve sıcak davrandı. 4 ay sohbet ettik 3. Ayında sanal sexi ilk onla yaptım ve gözüm ondan başka hiç kimseyi görmüyordu. Hayatım tamamen o olmuş tu ilk defa Âşık olmuşum hiçbir şey umurumda değildi artık. Onunla birlikte olmak istiyordum ve artık elimle MASTURBASYON yapmak yerine biriyle olmak istiyordum. Elimin dili olsa ‘’yeter artık her yerimde nasır çıktı, sikinin her santimetre karesini ezberledim, başkalarının sikini tutmak istiyorum’’ diye bana sitem edecekti. 


Kanal sahibi sevgilimle İzmir’de 4 ay sonra buluştuk. O Konya’da yaşıyordu, 3 gün 3 gece otelde kaldık. Neyse ilk gece çok utangaçtım zaten buluştuğumuz andan yatağa kadar asla seks konuşmadık. Acayip korkuyordum çekiniyordum. Adam otobüste elimi tutuyordu. Ben şaşkınlık içinde bakıyordum ‘’oha lan erkek adam elimi tutuyor, seni seviyorum diyor canlı bu ya, diri bu ya, erkek lan bu’’ gibi kafamdan geçiriyordum. Acayip bir şeydi. Fakat çok mutluydum, neyse otel gecesinde 2 ayrı yataklı bir odada kaldık zaten otele saat 1 gibi girmiştik baya bir gezdik İzmir’de. Sonra ben uzandım o kendi tarafına uzandı. Birbirimize bakıyorduk soyunmuştu o boxerla yatıyor bense elbiselerimi bile çıkarmamıştım. Bana dedi ki ‘’eee hadi gelsene yanıma bu kadar yolu sevgilimden ayrı yatmak için mi geldim ben’’ ve soyunup yanına uzandım dudaklarıma yapıştı, harika bir duyguydu. Öpüşüyordum delicesine, çılgınlar gibi öpüşüyorduk diyeceğim ama saçma olacak, evet o çılgınlar gibi öpüşüyordu fakat ben öpüşmeyi bile bilmiyordum, her neyse sonuçta alan memnun, veren memnun gerisi önemli değil. 


Uzun süre seviştikten sonra elimin istediği olmuştu onun o kocaman olmayan orta boy bile olmayan ufacık sikine elimi attım, içimden kendi kendime lan siki tutun işte, mutlumsusun elim dedim. Tabiiki mutlu mesut sikle oynarken azım birden hani bana hani bana dercesine yumuldu ve oral yapmayı bilmediğim için 32 dişimin 14 ü ile oral yapmaya başladım malum adamda 12 cm penis var aq: D her neyse bir süre sonra bana girmek istedi bende dünden razıyım demeyeceğim çünkü eeee hani, adam ne sikimi tutuyor nede oral yapıyor, hım demek ki aktifmiş hem de ful a imiş. Ama artık çok geçti ben bir kere deli gibi âşık olmuştum ne a ne p umurumdaydı. Varsın olmasın ben böle kendi sıkımı tutar asılırım demişken bir ses duydum. ‘’çek lan sikini yüzümden’’ diye, oha lan dedim ne oluyor şöyle bir etrafa baktım sesin nereden geldiğine anlam veremedim, sonra fark ettim ki elim dile gelmiş ve bana sitem ediyordu ‘’ ‘’Bu muydu bana layık gördüğün, bu kadar yıl ben bunun için mi bekledim’’ diye. Bende ‘’kes lan aq işine devam et’’ dedim her neyse bana girmeye çalıştı ama nafile bir çığlık kopardım bir haykırdım, olamaz böyle bir acı. adam kadar uğraştı etti giremedi. Canımı yakmak istemediğini söyledi ve ilk gecemizi sevişerek, ona oral yaparak boşalttım bitti 2. Gecemizde ise duşta küvette denedik. Bu sefer başardı zar zor olsa ’da iyi köpükleyip kaygan prezervatifle başardı. Canım yansa da süper bir duyguydu. Gidip geliyordu aynı zamanda benimle sevişiyordu. Bacak omuzdaydık sonra boşaldı ve o boşalırken yüzündeki hal çıkardığı ses harikaydı 3. Gece gene birlikte olduk ve benden çok zevk alıyordu. Hiçbir şey bilmeme rağmen çok zevk alıyordu. eee normal tabi bulmuş daracık deliği o almasında zevki ben mi alayım. 

Neyse böyle harika bir 3 gece geçirdik bu benim ilk ilişkimdi fakat kıçımın acısı uzun sürdü, çok fena âşık olmuştum ve beni hiç bırakmayacağını ömür boyu olacağını beraber yaşayacağımızı vs. bunun gibi çok şeyler söylüyordu, ona inanıyordum ve çok mutlu oluyordum. İlişkimiz bir şekilde başlamış ve ilk tecrübemi onunla yaşamıştım. Bir kız için bekâreti ne kadar önemli ise benim içinde bu çok önemliydi, ben artık onundum ona aittim bana bunu hissettiriyordu ve çok mutluydum. Hayatımın sonuna kadar onunla kalmak istiyordum. Hiç mutlu olanlar var mıdır ...