30 Mayıs 2012 Çarşamba

ELLERİM BOMBOŞ, GÖTÜM'DE BİR SIZI

             Cumartesi öğlen 2. 30 da İstanbul’dan can dostum Silenceasface ile Ankara’ya gitmeye karar verdik. Ankara’dan tanıştığım Cem Yılmaz benzeri adamla epey sohbet ettiğimi ve birbirimizi yeterince tanıdığımızı düşünüyordum. Fazla uzatınca kendimize bir sanal gerçeklik yaratıp içerisinde kaybolmak beni korkutuyordu.

             Her neyse Silenceasface de Ankara’dan bir sevgili adayı yapmıştı. İlk kez reelde buluşacaklardı. Ve farkında olmadan aynı tarihe ayarlamışız 1 gün önceden gece konuştuğumuzda bana yarın kendisinin de anakaraya gideceğini, beraber gitmemiz gerektiğini söyledi. Böylece o yolu laflaya lafya geçirirdik. Otobüsün kalkmasına 30 dakika kala evden çıktım. O kadar çok hazırlanmak için zamana harcadım ki her gün yaptığım sikik saç modelini tekrar tekrar yaptım. 2 tutam saç sağdan kalkıyor beğenmiyor, 3 tutam saç soldan kalkıyor beğenmiyorum. Olmadı yeniden yıka, wax la. Bu kıyafet olmadı, onu giy, bunu giy derken saatlerce sikimin keyfine göre hareket ettim ve ben otobüsü kaçırdım. Otobüse yetişebilmek için kalkmasına 5 dakika kala taksiye 10 tl verdim. Kalan yolu da o şekilde gittim. Fakat cebimde yalnızca otobüs bileti alacak kadar para kalmıştı. 2 saat sonraya yer aldım.  Ankara’ya geldim benimki beni aldı. Bir restoranda gittik bir şeyler yedik. Sonra çıktık eve gittik. Sohbet etmeye çalışıyorduk ama maalesef konuşacak bir şeyler bulamıyorduk. Sanalda olayı o kadar uzattık ki nasıl oldu da tüketmişiz her şeyi dedik. Sonra ben söyleyemesem de o bir ilişki yaşayama cayacağımızı dile getirdi.  Beni otogara bırakabileceğini söyledi. Bende çok sıkıldığım için gitmek istedim. Cebimde dönüş param yoktu normalde orada kalacaktım ve sabah ailem hesabıma para yatıracaktı. Ama buna rağmen otogarın yolunu tuttuk. Ona param yok demedim, beni oraya bıraktı hakkını helal et,  geldin v.s falan filan dedikten sonra orada İndim. 
              
           Bir süre otogarda dolandım ne bok yiyeceğimi düşünüyordum. Bir yandan gözlerim dolmuştu. Ben az sikilmiş gururlu bir delikanlıydım. Kimseye minnet eyleyemedim. Sabaha kadar bekleyecek sonrada ailemden paramı alıp gidecektim. Lakin o kadar içim sıkılmıştı ki biriyle konuşmama gerekiyordu.  Bende düşündüm lan benim gecem olmadı bu gece kimsenin olamaz diyerekten Kanka  mı aradım. Onlarda gerdeğe girmek üzerelermiş durumu anlattım. Kankam şok oldu tabi ki sonra ‘’gelsene bize’’ dedi.  Bende ‘’olmaz bu gece ilk buluşmanız ilk gerdek geceniz v.s’’ dedikten sonra ama madem çok istiyorsun geleyim diyerekten kabul ettim. Tek sorun oraya gidecek paramda yoktu aq. Bende aşağı indim otobüs firmalarının servislerinin olduğu yere yürüdüm.  Bir servisi gözüme kestirdim şoföre giderek ‘’ offffffff ne berbat bir yolculuktu valla metro ile ilk defa böyle kötü bir yolculuk geçirdim’’ dedim adam tam azını açıyordu ‘’neyse Keçiören’e gidiyorum bu kalkıyor değil mi?’’ dedim, oda ‘’evet efendim dedi.’’ Bende bindim hemen beleş servisi buldum. 30 dakikaya beni ineceğim yere götürmüştü. Tam inerken bana dönüp beyefendi bu ‘’Metronun servisi değil. Artık firmaların servisleri kalktı.’’ Demez mi?  göte geldik derken’’ eee borcum ne kadar ‘’dedim. ‘’ ücretsiz servis dedi. ‘’
             ‘’Ayyyyyyyyyyyyyy Ananın amı, bok var bana başta söylemedin’’  dedim içimden ve teşekkür edip indim. Arkadaşlar beni almak için bekliyorlardı. Onlara gittik.  Sevgilisi Arap şeyhinin oğluydu sanırım. Ya da zenci yaraklı bir şeydi sanırım. Bunun gibi bir boklar demişti kankam. Tam hatırlamıyorum. Evi çok güzeldi. Ben alışmışım 2 koltuk 1 pc 1 halı ile yaşamaya, tabi cillop gibi evi görünce götüm geçti. Az lafladık sonra onlar yattı. Bende az kitap okuyup kafayı vurdum yattım. Sabah evden saat 10 da çıktık. Neymiş adam çalışıyormuş. Karga bokunu yemeden erkenden kalktım. Zaten kaltak bana taş gibi minderli koltuğu vermiş. Sabah’a kadar sanki Yedi Uyuyanlarla beraber mağarada yattım. Birde sabah onların ahhh ohhhhh kalçamı tokatla sesleriyle uyandığım için, biran önce O evden çıkmak istedim… Neyse, adamın plazmasını açayım da ses kesilsin dedim. Plazmanın kumandasını kurcaladım ama maalesef açamadım. Siktiğim kumanda kılıklı uzay gemisi konsolu benzeri ne bokum olduğu belli olmayan alet… Hiç anlamam şu plazma kumandalarını üzeri tuş dolu. Sanki hepsini kullanıyorlar. Sadece kanal tuşları, birde ses aç kapa olsa yeter. Bu ne ya Tom Raider oyunundaki zor bulmacalar gibi. Bir kanal açamadım. Neyse televizyonlarını da bozduğum için bir süre daha götümü devirip yatma kararı aldım. En azından odama geldiklerinde tv açar ve ‘’aaaaa buna ne olmuş?’’ derlerse ‘’ne olmuş??’’ derim bende.
            
          Saat 10 da evden çıktık, otobüse bindik. 2 çulsuz Ankara Kızılay’da indik. Orada bir kahvaltı yaptık, sonra baya turladık. Bir yerlerde bir şeyler içtik. Akşam 8 gibi Kuğulu parka Tunalı’ya gittik. Yollarda gezerken bir adam gördük.  Takım elbiseli böyle yeşil kocaman  yarraği vardi. Sonra biz adama ‘’ayyy ne hoş, ne yakışıklı’’ derken sanırım bizi duydu. Bir ben dönüp bakıyorum, bir kankam, bir o, bir ben derken adam kankama ‘’ne bakıyon lan yarrağım’’ der gibi bir işaret çakmış. Tam bize doğru geliyormuş ki arabasına dönmüş. Neyse bu arada hesabıma para yatmıştı.  ATM den onu çekmeye gittik. Kartımı soktum, şifremi girdim, paramı tam çekecektim kankam  ayyyyyyyyyyyy sakına arkana bakma o adam geliyor dedi. Bende sikerim ATM nün parasını diyerek hızlı hızlı iptal tuşuna basıp kartı alarak oradan kaçmayı düşünüyordum ki kankam ‘’şaka lan şaka’’ diyerek götümün takım elbiseli, takım elbiseli diye atmasına vesile olmuştu. her neyse paramızı çektik o yavşak adamada bir daha denk gelmedik.
           
           Akşam 10 gibi hayatımda ilk kez gay bara gittik.  Bizden başka kimse yoktu. Sonra gece 2 gibi 15 yâda 20 kişi geldi. Hiç biri benim tipim değildi. Zaten arayış için gitmedik. Meraktan girdik. Ama hani ne gelirse meraktan ve yarakdan gelir diyerek atlamışta olabiliriz. Ne güzel işte hem merakımız giderildi hem de yarrak var gibi girdik. Lakin hiç eylenmedik.  Gece 2 de orayı terk ettik. Taksiye atlayıp otogara döndük. Bilet almak için yazıhanelere yanaştık. abooooooooo en erken otobüs 3,30 da idi mecburen biletleri aldık. Bütün gün yürümekten ayaklarımız ağrıdı. Bu arada otogarda dolanırken takım elbiseli bir yazıhane çalışanı aletini kaldırmıştı. Pantolonun üzerinden baya belli oluyordu. Telefonla ateşli ateşli konuşuyordu. Bir ara benim baktığımı fark etti ve kas katı kesilmiş sikini avuçlarına alıp düzeltmeye çalıştı. O an dizlerim titredi.  bir an arkasına geçip kalçalarına sürttürerek onun o aletini elime almayı bile düşündüm. Otobüsümüz nihayet gecikmeli olarak sabah saat 04:00 da geldi. Oturduk hemen, yan koltuk da bir adam vardı. O da takım elbiseliydi. Kankam ‘’baksana sunun similyasına kocaman’’ dedı. hay aq  ne geldiyse başımıza takım elbiselilerden geldi, diyerekten hiç ilgilenmedim. Sonra uyuduk sabah 5 gibi kalktım. kankam hala uyuyordu yorulmuştuk çok. Kafamı yanda duran adama bir çevirdim ne göreyim herif erekte olmuş çükü höp höp atıyordu. Yaaaaaaaaaaaaaa bir gidin, zaten o kadar yol geldim. Belki cinsellikte yaşarım hoşuma gider bir çekim olur deyip 1 haftada mastürbasyon yapmamıştım. Otobüs İstanbul’a varmadan tecavüz edicem birine o olacak diye düşündüm. Sonra arkamı dönüp bende uyudum. İstanbul’a geldik evlerimize gittik. 

          Yine yalnızım elime geçen 3 kuruş parayı da bu adam için harcadım. Denedik ama olmadı iyi biriydi. Lakin konuşacak, paylaşacak bir şey bulamadık. Ahhhhh ahhh ne olacak böyle?  Bugün İstanbul’dan benim için gelen adamın resmini gördüm arayıştaydı yine.  Hanı beni beğenmemişti işte o adam… Sanırım gene ona dadanıcım. Aklım hep onda, ne var bilmiyorum. Fakat beni çok çekiyor kendisine. Umarım benimle sevgili olmak ister.

20 Mayıs 2012 Pazar

AŞK GELECEK YERDEN KONTÖR ESİRGENMEZ


      Rabbim ben sana zaten Aşığım ama ne olur Beşeri aşkı bana çok görme... Hayatıma biri girdi ve umarım erken boşalma sorunu yoktur, yani lütfen bu sefer hayatıma giren kişi erkenden çıkıp gitmesin.
      Ankara da biriyle tanıştım. Tıpkım Cem Yılmaz, 38 yaş ve ortak ilgi alanlarımızın olduğu gibi cam açtığımda en boktan halimle bile beni beğenen bu insan ile bir hayat kurup mutlu olmak istiyorum. Sabaha kadar msn üzerinden ve telden konuştuk. Sabah uyandığımdan şu dakikaya kadar gece ki gibi bir yoğunluk olmasa da sorun yok çok güzel gidiyoruz. Aslında öğlen bana trip attı ‘’neden hiç aramıyorsun diye’’? ama diyemedim ki kontörüm yok, kontör alçak param yok.
Bende arkadaşlardan borç aldım gidip kontör yükledim.  Lan hepsi öğrenci 5 kişiden anca 20 TL çıktı. Yok böyle bir şey ya. 6’ sı bir araya gelse bir 30’luk etmezler aq. Ekmek paramı verdim onun için ama tabi o bunu bilmiyor. Bilmesinde bu fedakârlıkları yapmasam yürümüyor. Madem istiyorum bir ilişki yaşamak ‘’Aşk gelecek yerden kontör esirgenmez’’…
     Başladık ya bakalım devamı nasıl olacak. Fazla uzatmadan reelden görüşmemiz lazım en kısa zamanda götü doğrultup Ankara’da onu bir yemeğe ya da bir yere götürmeliyim, üstüme de bir şeyler almam gerek. Az sikilmiş külkedisi gibi ortalıkta dolaşmanın modası geçti arkadaş.

18 Mayıs 2012 Cuma

Murat Boz - Gel Beni Boz


3 gün önce Murat Boz ile beraberdim. Gözlerime baktı öpücük attı ve çok güzeldi. Hayatımda onun kadar güzel birini daha görmedim. Beklide hayranı olduğum için bana öyle gelmiştir. Bu arada ben ona seni seviyorum, sana aşığım dediğimde beni duymadı sanrım ki kafasını solumda duran 4800 kişilik hayran grubuna çevirdi. Zaten üzerinde bulunduğu o sahneden beni duyması da imkânsızdı ama ara ara göz göze geliyorduk. Beni fark ettiğine eminim, zaten fark edilmeyecek gibi de değilim hani oldukça karizmatik ve yakışıklı olmama rağmen nasıl oluyor da ben yalnızım aq ya…

3 gün önce Ankara ‘dan
 Konya’ya  gittik.  Murat Bozun Konserine,  bizde zaten kendisinin hayranı olaraktan orda bulunduk. Atmosfer güzeldi. Oldukça fazla gay vardı. Konya neymiş be dedim kendi kendime… En arkalardan ancak sahnenin 7 ya da 8 grup arkasına kadar gelebildim. Maalesef en öne geçemedik. Onu canlı canlı ilk kez görüyorum oldukça etkilendim. Sahnedeki duruşu, giyimi, dansı birde o süper müziği ile beni eve dönünce 3 posta atmaya itti. Öğleki en duygusal şarkısının klipinde boşaldım. Gelelim gitmeden önce kurduğum hayallerime. Murat beni sahnenin en önünde görecek arkadaşlarına ya da menajerine konser bitiminde bana ulaşması için numarasını verdirtecekti. Bende Murat’ı konserden sonra arayıp kaldığı otelden alacaktım. Konuşacaktık, tanışacaktık. Onu bu bataktan kurtaracaktım… Oda zaten sikişmekten, şarkı söylemekten sıkılmış olduğu için binlerce hayranına veda edip, benimle bir öğrenci evinde sel sefil bir durumda yaşayacaktı.  Kuru ekmek soğana razı gelecek belki de… Ebesinin amı aq yeter neyse. Bunları düşünmedim değil sayısal loto sonucunu beklemek gibiydi Murat’ı beklemek… Düşlediğim gibi olamasa da hayal kurması da güzeldi…

15 Mayıs 2012 Salı

Sikimin İstediğini Ben Beğenmem, Götümün İstediğide Beni Beğenmez.

                                     Uzun Bir ara oldu...
Korkuyorum herşey çok normal ve düzgün gidiyor. Sadece ara ara eski seks partnerim ile görüşüyorum. Onun dışında hetero Style takılıyorum. Okuluma gidip evime dönüyorum. En son Msn'imde sürekli sohbet ettiğim Konsoloslukdan bir adam ile buluştum. İyi, Hoş, Kibar, Elit, Kültürlü biri. 33 yaşında, bu arada Olgunlardan hoşlanan birisi olarak yaş sınırımı epey aşağı çektim. En genç takıldığım adam 29 yaşında idi. Eskiden 40 dan aşağı bakmazdım ama Olgun erkekle gezerken çok dikkat çekiyorum. Okuldan arkadaşlara denk geldiğimde kim bu adam? diye bakıyor. Hep aile dostumuz diyorum. Gerçi şuana kadar böyle bir olay 2 kez geldi başıma. Ama yinede tedbiri elden bırakmamak gerek.

Konsol ile buluştum (:P Konsolosluktaki Adam) Sohbet ettik, dolaştık, yedik içtik. Ama Beni ateşleyen bir şey olmadı sonra ders çalışmam gerektiği için ben eve oda evine gitti. Hemen mesaj attı. Akşam attı, Sabah attı, Öğlen attı, bende öğlenden sonra hepsine toplu 1 mesaj ile cevap yazdım o kadar. Bugün gene msj attı, bende cevap bile atmadım aq. Sikimin istediğini Ben beğenmem, Götümün istediğide Beni beğenmez. Bir türlü ortada buluşamıyorlar.  Apış aramda 3. bir Organım daha olsa herhalde birbirleriyle Kanlı bıçaklı kavgaya tutuşurlardı. Mantığımda uzakdan uzağa onları seyreder, hiç islifini bozmadan ''bana dokunmayan yarak 1000 yıl hüküm sürsün'' der geçerdi.

Yok ya kimse ile buluşmucam dedim, aklımı başıma alıcam dedim ama yok aq olmıyacak. Arkadaşlarım ve Hayvanlar alemi dahil çifleşip eşleriyle gezerken ben kös kös evde tek başıma  Kaan gelecekte sikişecez, eylenecez diye bekleyemem. Olmuyor valla. Eeee orospunun yemini yarrağı görene kadarmış.  Yalnız olan arkadaşlarım bile; ben kimse ile buluşmama kararı aldıktan sonra sevgili yaptılar. Tanrı benim irademi zorlarcasına yalnızlığı üzerime saldı. Sonunda doğru yolu bulup kapandım diyemiycem, hemen kendimi dışarı attım. Adamla buluştum, seks yapmasam'da dejarz olup geri döndüm. Bu arada evde spor yapmaya başladım. Kol kaslarım için bir yöntem buldum epey işe yarıyor. Üç günde bir,  31 çekmekten peçete dolan kovamı boşala boşalta, ağırlık kaldırırmışçasına budy building çalışıyorum.



2 Mayıs 2012 Çarşamba

ÇOCUK'DA YAPAMAM, KARİYERDE OOOOO

02,05,2012

Bir karar verdim Ankara'dan gidene kadar kimse ile uzun vadeli, ciddi bir ilişki yaşamak istemiyorum. Çünkü; Okulum bittikten sonra nereye yerleşirim, nerede yaşarım bilmiyorum tek bildiğim burada zaten birini bulamayacak olduğum. Sürekli cinsellik yaşadığım tek partnerim Kaan ile görüşmek, onu beklemek daha güzel. Zaten en büyük açlığımız duygusallık ve cinsellik. Kaan ile duygusal bir birlikteliğimiz olmasa'da iyi anlaşıyor, hoş vakit geçiriyoruz.

Mesleğimi elime almadan artık sevgili yapmak için uğraşmayacağım. Zaten kimseyi beğenmez oldum. Şöyle bir düşündüm geçmişe baktım birlikte olduğum insanların bana artıları yok. Aksine eksileri daha fazla, aşırı seçici oldum. Bu  yüzden hayatıma sadece cinsel olarak birliktelik yaşayacağım birilerini almak bana artık çok uzak bir kavram. Kapı kapı gezip şeker toplayan çocuklar gibi kucaktan kucağa yarak toplayamam Bu saatten sonra. Birde geçen yıl  bir partner bulma sitesi ile tanıştım. Bir kaç foto yükledim o kadar,  öyle harika tipler bana yağdırdı ki, öz güven sahibi oldum.Artık insanlarla sikişip kalkmak yerine ulaşılmayan biri olmak, bu güzel duyguları sadece seveceğim adamla yaşamak istiyorum. Onunla yat, bununla yat, sonra piyasada sikiştiğin adamlar karşılaşır, ''aaa o çocukla ben sikişitim''. Başkası ''aaa onla bende sikiştim ama süper oral yapıyor''demesi iğrenç bir şey bu senin aslında O kişide ne kadar değersiz olduğunu gösterir. Bir Orospu gibi dillerde pazarlanırmışcasına dolanıp durursun.

Halbuki herkesin gıpta ettiği, imrendiği, O herkesle yatmaz öyle biri değil demesi, bir idol unsuru olarak görülmek çok güzel bir şey. Herkesin arzuladığı biri olmak Özel bir birey olmak güzel şey.
Eskiden namus kavramı vardı Bende. Olursa sadece 1 kişi ile olur, oda sevgilinle, hayat arkadaşınla yani eşinle olur derdim. İlk eşimden ayrılınca öteki geldi onla'da kısa sürdü, öteki geldi onla sürmedi bile derken şanzımanı dağıttık, artık rampalarda tıkanır oldu motor.


Diyeceğim o ki hayatımda sadece Kaan var, Birini aramak değil biri ile bir şey yaşamayı bile düşünmüyorum.  İstediğim ve düşlediklerim çok farklı. İyi bir kariyer yapıp evimi, arabamı aldıktan sonra hayatıma bana değer veren insanı dahil edeceğim. Bu şekilde çok zor İstanbul'dan, İzmir'den biri ile tanışıyorum. Tam aşk adamı, ama gel gelelim ben Ankara'dayım maalesef olmuyor, Başlayamıyoruz bile ilişkiye. Zaten durumum yok zar zor geçiniyorum.



Ekonomik özgürlüğümü elime almadan çok zor anacığım maalesef olmuyor. Tek istediğim bu dünyadan göç edene kadar sahip olacağım biri. Erkek gibi, adam gibi birini istiyorum. Beni çok sevecek, Sahiplenecek, bu Blog camiasından, Günlük yazmaktan kurtaracak birini istiyorum amen.