Tarla Başında Köpek Siken Veletler

Dolapdere daha dik bu gün. daha çok istiyor istanbul ,hepsi istiyor. tek dertleri seks yaşamak ve nefes almak.programlanmış monoton hayatın dışında, sikişlerde özgürlük arayan  pala bıyıklar, kıllar, kilot giymiş apış araları ve ter kokusu.
kahve dumanı siktir etmiş bu sokakları, çay demlenir çay içilir burda. üzerinde git gel  2 dakikaya boşalır yiğidim. hemen çıkması gerekir. aklına karısı gelir. çoçukları gelir. ilk sikiş değilse kalkınca arar. özlemek bahane burada.

Kusucak gibi hissediyorum. beni istanbul tutuyor. yüksek kaldırımlarda kadınlığını sergileyen ipne.
metronun merdivenleri hep işleyen kapitalist çarklar gibi işçileri taşır mal gibi. gözlerim geçen adamların fermuarlarında penislerinin kabartıları göz kamaştırıyor. işte seks seks seks duygular yozlaşmış işte seks metro geliyor işte seks tünele girdi içeri doğru ilerliyor tıpkı koca bir penis gibi işte seks.
ayakta dikiliyorum yarak gibi işte seks. oturan adamın kabarık daşşakları sakalları dudakları işte seks fermuarım hizasında dudaklarını yalayan sakallı adam azına vermeliyim işte seks.

Fahişe ses tonuyla yer bildirimi kapılar açılıyor içeri bir sürü insan giriyor. sperm gibiler istanbul boşalıyor işte seks. metrodan çıkıyorum. taksimden aşağı istiklale giriyorum. seks işçileri her yerde gündüz bakire gece fahişe. para sıcak para pütürlü para deste deste parmakları arasında akıyor tıpkı bir cambaz gibi çeviriyor. işte seks ödemesi yapılmamış fahişe gibi bekliyor esnaf işte seks.kendini pazarlar maldan önce önce fahişe gibi işte seks. kozaya yatmış tırtıl gibi, yırtıyorum libidomu. kiliselere günah çıkarmaya gidiyorlar. günahtan sonra. dükkanlar dükkanlar istiklalde ara sokaklara giriyorum vücudumun diğer yerleri gibi yalanıyor. arş arş sokaklar geziyorum istanbul un vücudunda. işte seks seks seks.

Not: taslak.

Yağmur'un Götürdükleri

sabah 5:00 uyumak üzere sarhoş bir halde yatağıma giriyorum.
öğlen 13:16 gözümü açtım.penceremin karşısındaki masmavi gökyüzü ve beyaz kabartılı bulutlar beni uyanmam için teşvik ediyordu. direnmedim direnmekten yorulmuştum.
Öğlen 13:33 duş alamıyacak kadar miskinim. salatalık ve çeyrek ekmek yedim. sigaramı arkasından yakarak hayata yeniden merhaba dedim.
14:11 bugün istanbul'a doğru yola çıkmam gerekiyordu. makina da çamaşırlar dünden beri onları asmam için gözümün içine bakıyor. direnmedim astım.
14:40 çamaşırlarım kuruduğunda çantamı da  alıp yola çıkacağım. otobüs yada otostop özünde yolcu.
15:10 Ben Howard dinledikçe toplumun şekillendirdiği içimdeki tüm modern yaşamdan modern insandan kopup birey olarak yaşama isteğim alevleniyor. özüme direniyorum.




Eylül de aşk başskçncjenfksldjdnıeodk

Sonbahar geldi diye sabah 5 den beri ayaktayım dün gece son duygusuz sikişimi yaptım.  bekaret yemini vermiyorum. hayvani duygularım mantığımı her zaman yenmişti. özetle orospu'nun yemini dalgayı görene kadarmış.

Sıradan arayışlar, her biri  birbirine çok benzeyen yatak hikayeleri, kıçımda ki sızı...  oysa İstanbul  da eski bir binada kiraladığımız odanın içinde  şair bir adamın, yataktan onun sıcaklığı gittiği için uyanmam ve gözlerimi açtığımda içeri giren güneşin dahi içimizi ısıtmadığı odamızda, dağınık saçlarının, çıplak ayaklarının ahşap parkelere basmasını,  uzun paltolu bir adamın sobayı yakmak için için odun dolduruşunu, izlerken ben nerede hata yaptım diyorum. Villa da  sıcak kahvemi  plazmamda sabah haberleri ile izlemek dururken benim bu hayalde ne işim var diyorum. sonbaharın son olmadığı gibi doğanın koca bir yalanına daha merhaba diyorum.

Dürüstlük döngüden ibaret. Yaşam gibi koca bir yalanın arkasında saklanır ölüm ve sevgi ayrılıktan ibaret. İşte böyle gelgitlerim var benim bol köpüklü, kıyılarımı aşındıran.

Tanışınca kanka, arkadaş, seks partnerim, sıradan biri gibi vasıfların dışında anlam yükleyebileceğim biri olsun istiyorum. kalçalarımı tokatlamayan okşayan, ''fahişem'' değilde; ''hayatımın anlamı'' gibi fısıltılar kulağımda yer alsın. yatakta üşüyen ayaklarımı uyanıp ısıtmak için elleriyle ovalayan adam nerdesin amın evladı.

Bu pornolar acayip zararlı bir şey. Sabahları boşa attırıyorum tanımadığım adamların pornosuna kendimi  yerleştirip kilodumu ıslatıyorum. sonra o pornolarda ki gibi kendimi siktiremeyince az sikilmiş teyze modunda gezip duruyorum.

hayatımdan aşkı, işi, aileyi her şeyi çıkartsam ben olsam ve sonra yeniden doğsam. Boğa burcu olmak çok zor. duygularıma gem vuramıyorum.

Sonbahara koca bir merhaba diyorum. kahvaltı yapmam lazım şimdilik byby

Kimliksiz Orospular

Daha Dün ilk blog yazdığım gün, hissettiğim ne varsa içimde ki yalnızlığa dair bende kalan değişmeyen tek şeydir.  İlk ilişkim de ilk içtiğim sigara gibiydi başımı döndürmüştü.

Güven, Sevgi, ilgi; mükemmel karışımın orgazmı, Afrika orman kurbasının ölümcül bir o kadarda çekici cırtlak  pembe zehri gibi. Damarlarınızdan içeri aksa tek dozu yeter bu üç karışımın, kafası hiçbir şeye benzemez. En sağlam uyuşturucunun bağımlılığı yanında bu 3 lü sizi mutluluktan uçururken kendisinin bir parçası haline getirir.  Damarlarınızda ilerlerken beyninizi değil kalbinizi uyuşturur. Hiç acı hissi vermez. Bağımlısı haline geldiğinizde önce kalbinizin ritmi bozulur. Bu 3 lü yerine alkol yada daha sert, onun yerinin tutacak uyuşturucuları denemeye başlarsınız. Lakin hiç birisi uzun süreli etki vermez. İsterik krizleriniz tutar, terlersiniz, kusmaya başlar avını saran bir yılan gibi debelenmeye başlarsınız. Kendinizi sağa sola vururken iç organlarınız azınızdan çıkacak gibi hissedersiniz.Kalbinizin IQ su benimki gibi çok yüksekse sizde bu 3 karışımı zamanında tatmışsınız demektir.  

Aşkın unutulan tarafını hatırlamak;  tamamen iyileştiğinizi sandığınız anda bir gün bir çift göz karışınıza çıkar ve size o unuttuğunuz tarafı yeniden hatırlatır. Canınız bu 3 karışımı öyle istemektedir ki bir doz almak için deli gibi arayışa başlarsınız.  Köşe bucak ararsınız ama kimsede bu 3 karışım kalmamıştır. Kimisinin elinde güven, kimisinin sevgi, kimisinde de ilgi vardır.  Tüm zamanınızı, paranızı, gücünüzü onu yeniden bulmaya adarsınız… Varlığı da yokluğu da bağımlılık yaratan bu uyuşturucunun adı Aşktır.

Koy götüne gitsin dediğiniz an olay bitmiştir. Sonra gerçekten önünüze gelen bütün götlere koymaya başlarsınız. Belli süre sonra size de koyarlar. Gittiğiniz yol yol değildir ama zirvedeki manzarayı izlemek için sürekli tırmanırsınız. Bütün o zorlu tırmanışın ardından bir keyif sigarası yakıp manzaranın keyfini çıkarırsınız. Manzaradan uzaklaşıp tüm o kentin karmaşasında tek başına kaldığınızda Bana yeni bir kalp lazım bu sadece pompalamaya yarıyor diye düşünürsünüz.

Kimliksiz orospular; mastürbasyonlarım kendi kendime iyi geldikten sonra, başkasının nasıl geldiğinin bir önemi yoktur. Taki uykunun en tatlı yerinde ereksiyon halinde uyanıp 31 çekip boşaldığınızda asıl istediğinizin sarılacak ve sikinizi yaslayacak birinin yatakta olmasıdır.

Bu güne kadar bütün ilişkilerimin tanımını yapmam gerekirse Yeni deftere başlarken ilk birkaç sayfaya özen gösterirsin,  sonra yavaş yavaş boka sararsın ya. İlişkilerimin özeti de böyle işte…

Hiçbir zaman dertlerimiz bitmez. hepimizi biliyoruz ki dertler çük gibidir herkes kendininkini büyük sanır. Şimdi hepinizi tüm dertleriyle baş başa bırakıyorum. lütfen yeni sakso çekmiş gibi dudaklarınızı büküp poz vermekten vazgeçin amk ve unutmayın ki En uzun, en çaresiz gecenizi düşünün  yine sabah olmadı mı?

İşte aşk, işte hayat, işte gerçek…

Ren Geyikleri ve Noel Daddy

-Başliğa bakinca egzantirik bi boklar yazcakmişim gibi gelebilir. Ama başlik ile metinin alakasi yok. Yuksek lisans ile uğraşiyorum. Günlerim kitap okumakla geçiyor. Düzenli bir hayat istedigim icin düzenli 31 çekip şu ambalaji cafcafli tuvalet kagitlarini kullaniyorum. Yurttan ayrildim eve çiktim. Hatta hayatim düzenli olsun diye yada öyle gözuksun diye evin her yerine danteller koydum. Her eşyanin uzerine danteller yerlestirdim. Dantel olunca duzenli bir hayatim var gibi hissediyorum. Porno izlemiyorum. Bu kadar radikal kararlar almamin sebebi aslinda internetimin ve bilgisayarimin olmayişi, bu yuzdende uzun zamandir blog yazmiyorum. Bu sayede arayis yapmiyor, kitap okuyor hatta tam bir kitap okuyan aseksüel birey konumundayim. Birisi anladim desinde uzatmayim.

-Neyse veteriner ile dostane bir iliskim var. Yani sevgiliyiz diyemiyorum ama hayatimdaki en mantikli ve dogru insan o oldugu icin, bana guven, mutluk, Huzur  verdiginden dolayi...   vergi memurlari gibi konustum sonunda 100 tl borcunuz bulunmaktadira baglicam gibi oldu.

-Oyunculuk egitimi aliyorum yani her boka el attim. Hic gay arkadasim yok istanbul da yasiyorum ama cok yalnizim yalnizca heteroseksuel arkadaslarimla takiliyorum. Eskiden derdim sevgili bulmakti simdi arkadas ariyorum. Aslinda cok sey yasadim ama suan cep telefonundan yaziyorum. Tekrar bir duzen oturtabilirsem bunlari size anlatacagim. Simdilik umarim hepiniz iyi durumdasinizdir. Sikistiginiz her dakikanin kiymetini bilin. Cunku benim icime memeleri sarkmis etegini sirtina kadar cekmis kaldirimda oturan bir teyze çöktü.

Geri Dönüş Zamanı

Kadıköy de  güneşli geçen bir günün akşamında yaşadığının farkında olmayan insanların eskimiş adımları arasında tahta iskemble de oturup bir küçük devirip sikik hayatımın daha ne kadar sikik duruma sokabilirim diye düşünüp içiyorum. Okul çok iyi gidiyor. Lakin İstanbul da görüştüğüm hiç gay arkdaşım yok bu şehir benim libidomu gömdü. Köpek gibi sikişen ben romantik duygusal güven arayan ne istediğini bilmeyen ama en azından arayışta olup aramayan ruh haline büründüm, kısacası allak bullak bir haldeyim. Nerede olduğumu biliyorum lakin nerede durduğumun farkında değilim. yeşil ışık yandığında ''geçiyor muyduk lan'' kafası bu...

Devreleri yakmak üzere Tarabya Altı sahilde derin düşüncelerde kaybolmuş kendimi dalgalara bırakıp bir aşağı bir yukarı  yürüyorum. Kadıköy de içtiğim rakı dan eser yok.  Balık tutmak için zoka atan adamların arasından hoş biri gözüme ilişti.  Depar atarak yanından uzaklaştım. kafam zaten allak bullak gereksiz yere birde o adamın üzerine hayal kurup 2 saat kafa sikemem.manyak gibiyim kendimle sürekli içimden konuşuyorum. bir ara denize atlamayı düşündüm. geberip gitsem ya diyorum. sonra büyük bir geminin selamına kulak veriyorum. koca denizde bir avuç abaza bir oraya bir buraya benim gibi sürükleniyorlar. sex yapmak için köpek gibi sikişip içmek için karaya ulaşmaya çalışıyorlar. işte bunlar hep seks sloganı ile yürüdüm geçtim. manzara beni alıp götürüyor. aklıma ayrıldığım Benim veteriner geldi. sık sık yazışıyoruz arkadaşça. açıkcası onun değerini daha iyi anladım. adam çok mantıklı  olgun kültürlü. yılbaşına bir kaç gün kaldı ve öğrenci yurdunda 5 tane öküzle beraber ne bok yicem ben diye düşünüyordum. Veteriner durduk yere yılbaşın da bana gelsen dedi.bende kabul ettim. şimdi Onunla birlikteyim. yeniden başladık.o günden bugüne çok güzel gidiyor. Şubat tatilimi onunla geçiriyorum. sevgililer gününde onunlayım darısı herkesin başına şimdi siktirin gidin...

Hayalbozan

Ptt den yaziyorum. Iki aydir bilgisayarim ve sahsi butun esyalarimdan yoksunum. Istanbula yerlestim. Mastir yapiyorum. Bu sehre gelmeden once tanistigim bir adamin evinde kaldim yaklasik olarak 3 hafta ve bana sefalet icindeyken cok yardimci oldu. Kisitli zamanda cok detayli anlatamiyorum ama bu siktigim sehrinde ask mesk hikaye aq. Ogrenci yurdunda 6 tane hanzoyla kaliyorum. Yok 5 tane kendimi nie saydim neyse. 2 ayda basima gelmeyen kalmadi. En kisa zamanda bir eve cikmam lazim...

Kuşadası Gay Beach Tatildeyim...

Eşyalarımı taşıdım. İstanbul'a yerleştim ama 3 gün durduğum gibi Kuşadası'na geldim. Uzun zamandır burada arkadaşımın ailesinin yazlığında kalıyorum ve ne lanet bir yerse bir kişiyle bile sikişmedim. Şu meşhur adanın kayalık gay mekanına gittim. Şimdi somon balıkları çiftleşmek için akan nehrin ters yönüne doğru yüzer ya, çocukluğumdan beri belgeseller bunu çok büyük bir olay gibi gösteriyorlar ya bende BBC den bir arkadaşla yakında o çalıların arasından Gaylerin sikişmek için verdiklerine azmi görüntülüyeceğim. Bu ne ya  2 tane dağ aşıp o kayalıklara gelene kadar sarf ettiğiniz etaplar, kaybolmalar, ayaklarınıza batan dikenler, fena bir sıcak ve bu yolda giderken bu ne ya diyeceğiniz tipte insanlar, ben on numara bir adamla karşılaştım. 40 yaşında, kaslı, kıllı ama kılları  kısaltmış, esmer, kır saçlı çok hoş bir adam buldum yani. O kadar yolu sarf ettik, birbirimize uzaktan çiftleşme dansı yapıp yakınlaştık, sonunda azına aldı sakso çekti boşaldım. Sonra ben sakso çektim boşaldı. Toplasanız 5 dk lık bir olay. Dahası olmuyor neden mi? Abi o nasıl bir ter??? Nasıl bir koku? Herkes böyle, oraya çıkana kadar amcık gibi yanıyorsunuz,terliyorsunuz e doğal olarak millet birbirine sarılmaktan bile kaçıyor. Yani anlayacağınız o kadar ızdırabı 5 dk lık bir sakso için çekmek somon balıkları belgeselini gölgede bırakır...Etraf genç lubunya gayler le dolu. Lakin gençlerde benim ilgimi çekmiyor. Herhalde bütün tatilimi tek sakso ile noktalıyorum. 2 gün sonra  İstanbul'a döndüğümde sıfırdan bir hayata başlamak istiyorum. Zaten sıfırlaya sıfırlaya bir hayata başalayamadım. Böyle giderse ölmicemde aq... Okulum bitti, Yeni dostluklar, arkadaşlıklar önceleri yaptığım hataları bu şehirde tekrarlamak da istemiyorum...

‘’Çalsın çalsın sazlar bu gece, Alaturka başlasın, Vurun İstanbul’un tellerine’’…

İnanıyorum Ben varsam Aşk var. Ben varsam Umut var. Ama durmuyor sabredemiyor kalbim çaresiz kalıyorum çaresiz bekliyorum gelmesini O adamın. Yalnızlığımı Bazen bir şarkı tetikliyor bazen de el ele gördüğüm çiftler. Görüyorum ya iyice deliriyorum. Hem adama hem kadına tekme tokat dalasım geliyor, azını burnunu tipini siktiklerim durmak bilmiyor üzerime üzerime, yılış yılış, sarmaş dolaş geliyorlar.
Ben yalnızlıktan isyana bağlamışken doğa bile sanki bana inatcasına sevişiyor. Kediler, köpekler, eşekler, sikişen sikişene sivrisinekler bile ürüyor ya bu nasıl bir yalnızlık arkadaş… Duvarda duran sivrisinek gelip bana sokacak diye seviniyorum bazen. Gözlerini üzerime dikmiş Tam şahlanıp bana uçacakken diğer sivri bunun tepesine bir biniyor offf ver küsküyü enişte verr. Gözümün önünde azına, burnuna sokuyor. Tam yandım diyor yandığı yerden çekiyor bana mısın demeden gene sokuyor. Bana nispet yaparcasına yiyşiyorlar. Birde işleri bitince sanki ‘’sana sokacağımı mı sandın? İnandın mı la yarrağım’’ der gibi, üzerime doğru uçarken birden gökyüzünün sikik maviliğine karışıyorlar. Her şey ne kadarda toz toprak…
Temmuz 1;
 Diplomayı aldım, öğrenci vasfını yitirdim. En azından öğrenciyim diyordum ya artık o da yok.  Hem yalnız, hem işsiz, hem de Vasıfsız biriyim, kabus gibi... Ailemin yanına dönmeyi düşünmüyorum bile. Kariyer yapmam lazım diyerekten İstanbul’da büyük bir üniversitenin yüksek lisans sınavlarını kazandım. Eylül Ekim gibi Mastır yapacağım. Boşluğa düşmeden, ben ne yapacağım ya demeden bunu hallettim çok şükür. Ama gerçekçi olmak gerekirse hayattan kaçıyor gibiyim, yalnız başaramamaktan korkuyorum. Zaten hayatta her şeyi hallediyorum da şu yalnızlığımı sikeyim bir kişi bile çıkmıyor karşıma, Çıkanları da ben siktim attım, Sanki Duygusal ilişki yaşayacağımız adam bolluğu var da gelenlerinde hayatımdan def ettim. hele ki son 3 ayda aşk, duygusallık, flört edeceğim kimse olmadı. Sürekli pastavillaaa hoppp buluş sikiş anca ona yarıyorlar.
Temmuz 15;
Tuhaf giden bir şeyler var. Kör Lakaplı eski ama çok eski, ilk ilişkimden hemen sonra tanıştığım, benim o bunalımlı,  az sikilmiş teyze modundan çıkana kadar yalnız bırakmayan, sonrada sadece telefonla ara sıra arayıp dostça konuştuğum alkolik adam 3 aydır aramıyor… İçime bir Kurt düştü. En son aradığında alkol den dolayı hastaydı. Benim yerime kimseyi koyamadığını, unutamadığını, çok sevdiğini söyleyip durdu.. Ala ala bende sarhoş gene bilinci kapalı diyerekten pek siklemedim. Bunları diyen adam bir daha aramadı bana da yeni dank etti aq. Akşam üzeri 21:00 gibi bir merhaba demek için ben aradım.
-Alo
-(tok, gür bir ses, titrek ve yitik duyguların esiriymiş gibi….amannn yaşlı bir amca işte olayı dramatizme etmeye gerek yok.)
-Efendim
-(emin olamadım o yüzden) Ömer….abi
-S.a
-???? A.S Ömer abiyi aramıştım ben.
-Abim Haberiniz yok sanırım….. Ömer abi birkaç aydır rahatsızdı başımız sağ olsun vefat etti…   
Yazarken bile o ana gidiyorum tüylerim şuan diken diken, gözlerimde yaş, ben ne yaptım ya?  Nasıl onu yalnız bıraktım… Bana karşı o kadar iyi davrandık ki o berbat günlerimde omzuna başımı yaslayıp ağladığım tek kişiydi. Hatta hayatım boyunca kötü günümde başımı yasladığım tek adama sırtımı çevirdim ben nasıl bir orospu çocuğuyum ha… Tarifi yok bu acının da, tırnağınız çekiliyor sanki sanki uyuşturmadan dişlerinizi söküyorlar. Birisi gelip kalbinizin oraya gıcırdayan bir yatak atıyor ve günlerce üzerinde dönüp dönüp duruyor işte. ne bileyim ya hayat çok boktan, hem de çok boktan dediğin anlar bunlar…

3 Ağustos;
Evi topladım. Birkaç güne her şeyin başladığı bu şehre, acılarıma sevdiklerime veda ederek gideceğim. İçim Çok buruk beni ne bekliyor bilmiyorum ama Sezen’in dediği gibi ‘’çalsın çalsın sazlar bu gece, alaturka başlasın, vurun İstanbul’un tellerine’’…


Kaderde Varsa Düzülmek Neye Yarar Üzülmek

Şok ŞOKşoK şoK, Bir Sohbet sitesinde 40 yaş,esmer, kıllı bir adamla tanıştım. Cam açmadık. Telefonları birbirimize verdik. Gece 1 de geldi. Asansörden bir çıktı  TESADÜFÜN bu kadarı olmaz, adam beni görünce ŞoKşOk Şok ŞoK. BENDE aynı şekilde. bir süre mala bağladım. Bununla muhabbetini yaptık. ''Sen ha, hiç aklımdan geçmezdi,'' aynı şekilde bende onun çıkacağını asla düşünmedim. ikizde aptala dönük. Çünkü gelen adam bizim ''Yumurtacı'',  Adam resmen benim ayağıma geldi. Demek ki kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek...vücut kılları, göğüs kasları baldırları her şey mükemmeldi, Esmer güzeli, aleti ufaktı ama performansı mükemmeldi. Am salağın teki çıktı. Sevişmişyor ama her pozisyona girdi benimle. Yemin ederim Allah'tan başka bir şey isteseymişim kabul olacakmış demek ki. Detayları anlatacağım ama İstanbul'a gidiyorum Acelem var....