10 Ocak 2015 Cumartesi

Bir Öpücük İçin Defalarca Önünde Diz Çöktüm

Kültablası kokan parmaklarını yüzümde gezdirip alnımın çatısında durakladı. Karnıma ağrılar giriyordu. Ben titrerken o kendinden  o kadar emindiki korktuğumu saklayamıyordum. Çarşaflar üzerinde titrerken dudaklarımda durakladı zaman. Sefildik, buz gibi bir odada yasak olan herşeyin ortasında bir sınır çizmiştik kendimize. İstiyordum, çıldırıyordum her dokunuşunda, aşıktım delirmiş gibiydim. Sesi içimi titretiyor daha çok tahrik oluyordum. Benim bir parçam olmalıydı. İçimden geçip hançer gibi saplanmasını canımı yakmasını istiyordum. O kadar çok korkuyordum ki bir an önce canım yansın istiyordum. O beni sevdikçe sonunda canımı yakacak gibi hissediyor kendimi daha çok sıkıyordum. Hep öyle olmadı mı? hayatım boyunca başımı okşayan herkes canımı yaktı. Şartlandım, sırtımı sıvazlayanın nereden vuracağını arar oldum.

İlyas adı. evli ve İşinden, karısından, hayatından her şeyden şikayetçi. Sadece daşşakları dölle dolunca onları içime boşaltarak mutlu olacağına kendini inandırmış aptal bir adam o.
Onun dudaklarında ömrümün son bulmasını istiyorum. Ama o dudaklarını her zaman benden kaçırıyor. Gözleri mıh gibi üzerimdeyken ne zaman ona yaklaşsam kafasını çeviriyor, eliyle başımı aletine indiriyor. Ben aşk isterken o sadece rahatlamak istiyor. Nerden çıktı bu orospu çocuğu karşıma, bir öpücüğü için defalarca önünde diz çöktüm. 

Yanından ne zaman ayrılsam tamam bu sondu artık uraşmıcam bu piç ile kendimi kullandırmayacağım diyorum. 2 gün ne o arıyor ne ben aradan 4 gün geçiyor hergün onu düşünmeye başlıyorum. Özlüyorum esmer ellerini, kalın parmaklarını, kıllı kollarını, sürmeli gözleri, sivri burnu, kalem gibi dudağı, geniş omuzları, kıllı sert gövdesi Allahım çıldırıyorum onun için. Kırmızı boğazlı kazağı öyle yakışıyor ki ona. Gerçek ile hayal arasında aşmam gereken bir dağ gibi önümde duruyor. Ben onun hayali ile savaşırken ondan bir telefon geliyor açmamayı aklımdan bile geçirmiyorum.  Hemen cevap veriyorum ‘’ çiçeğim nerelerdesin sen ya hiç arayıp sormuyorsun yavrum benim?’’
Offfff of al işte yine 2 kelimesi kulaklarımda yankı yapıyor; ‘’çiçeğim, yavrum benim’’ daha savaşmadan teslim oldum.  Beni gelip arabasıyla almasına izni verdim bu seferde sonkezlerimden biri, bu seferde dudakları için önünde diz çökecektim. Boyunumu  önüme eğip yanından uzaklaşırken bu sefer gerçekten son olması için inandığım her şeye yalvardım. İçim acıyor, dilime vuruyor susuyorum.  Sustukça daha çok içim kanıyor, ağlamamak için gözlerimi kaçırıyor her şeye küsüyordum. Yapmam gereken hiçbir şeyi yapmıyor sadece onun beni araması ve yine teslim olmak için bekliyordum.

Ben sadece onun bir masturbasyonuydum. Defalarca pes ettim defalarca diz çöktüm o savaşmaktan vazgeçmedi.  Oda bu hayattaki diğer götçüler gibi sadece sikip geçer. Libidosu diline vurduğunda başkalarının ne hissettiğinin bir önemi yoktur.


Artık açmıyorum telefonlarını, artık onunla bir hayatımın olacağını, bir gün daha yanında olmak için bu sefilliğe katlamayı düşünmüyorum bile. Yine sevilmeyi düşünüp sikilmenin rahatlığı ile eve gidiyorum. Albert Einsten derki; delilik bir şeyi tekrar tekrar yapmak ve sonucunun değişmesini beklemektir.

8 yorum:

Plaza Sesi dedi ki...

kendini böyle ne istediğini bilmez heriflere kullandırma dicem :(( Aşk ararken bunlara denk gelmen normal ama...Sanırım hepimiz hayatımızın bir döneminde böyle insanlara tosladık.Sevgiler...

İçimdekigay dedi ki...

sevgiler canısı elimden geleni değil kalbimden geleni yapıyorum.

Bir Geyin Düşleri dedi ki...

benim hetero aşklarıma benzemiş ama hiç yatamadım, zor bir duygu hala aklıma gelir birisi, ama üzeinde durmazsan kaybolup gidiyor zihninden

KTOG dedi ki...

ağzına sıçıyım ya nasıl yazdın köpek. seninle birlikte o sahnenin içindeydim. ve dejavular dejavular... seviyorum seni. köpeklerimizle ve nedensiz yere köpek olduklarımızla bütün oluyoruz biz, alışamıyoruz da. daha sık yaz. okuduğum ve bir derinliği olan tek bloggersın <3

O Gay Ben de dedi ki...

hastalık belli, reçete belli ama tedaviyi reddediyor bünye. Umarım aklın kalbine karşı zafer kazanır :*

Gay Mühendis dedi ki...

Sanırım aynı adama aşığız :) Bende sonunda bir tepki koymayı başarabildim sonra ne aradı ne sordu zaten. Blogumu okursan aynı şeyleri birebir yaşadığımı göreceksin.

Dilerim seni mutlu edecek biri çıkar karşına.

İçimdekigay dedi ki...

Yorumlarınız için tşk ederim. Artık sadece telefonda ara ara konuşuyoruz. Ona başka bir şehre taşındığımı söyledim. Ama hala onu arzuluyorum.

İçimdekigay dedi ki...

aklıma geliyor ve gerçekten çok özlüyorum özellikle kendimi savunmasız hissettiğim zzamanlarda kendimi gonun yanında guvende hıssettıgım için aklıma gelıyor içim acıyor. iyi geceler