Zizek gay eşcinsel homofobi lezbiyen lgbt porno seks pasif aktif türk seks sosyoloji felsefe blog sohbet yaşam life gay beach gay clup gay bay gay mekanlar bear etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zizek gay eşcinsel homofobi lezbiyen lgbt porno seks pasif aktif türk seks sosyoloji felsefe blog sohbet yaşam life gay beach gay clup gay bay gay mekanlar bear etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

NAMUSLU OLANA HAYAT NANKÖR, OROSPU OLANA ÇOK BONKÖR

Çok güzel masa başı bir iş buldum.  Adam gel görüşelim demişti ama görüşmeye gidemedim. Çünkü adam beni çok beğenen bir gay arkadaşım.  Ne zaman beni telefonla arasa ‘’bugün gelmeyecek misin Görüşmeye?’’ diye sorar. Hep bir bahane öne sürdüm. En son aradığında da ‘’ben geleyim hem oturur konuşuruz ev müsait mi?’’ dedi. ‘’ya ben bir yerde iş buldum cv bırakmıştım kusura bakma’’ deyip başımdan saldım. Çünkü adam ben ona vermeden beni işe almayacaktı anladım. Zaten önceden de çok ısrar etmişti kabul etmemiştim. Ulan sevgilim olmasaydı fıstık gibi sex  partnerim mis gibi işim olurdu. Namuslu olana hayat nankör, orospu olana çok bonkör,

Üç yıl önce  çok  fena borca batmıştım durumum çok vahimdi. Okulum için zaten ailemden destek almıyordum. Okumasam ne kendime, ne topluma, nede vatana bir  yararım yoktu. Kafayı yemek üzereydim. Eğer güçsüz biri olsam, Allah korkusu olmasa çoktan urganı boynuma dolar kendimi asardım. Burs için başvurduğum insanlar beni geri çevirdi. İki derneğe başvurdum Atatürkçü Düşünce Derneği bana yetmiş tl burs bağladı. Çağdaş yaşamı destekleme derneği de Altmış tl idi sanırım burs vermişti. Daha sonra Atatürkçü düşünce derneği diğer dernekten burs alıyorum diye benim bursumu ikinci ayda kesmişti. Sanki dokuzyüz tl doktora bursu veriyorlar da bir de bana bir dünya laf söylediler eee neymiş ben Çağdaş Yaşamı destekleme derneğinden burs alıyormuşum. Neyse baktım olmayacak şahıs bursu için bir kaç yere başvurdum. Erkek olduğum için zaten yüzüme bakmadılar. Amım olsa bırak bursu ev bile tutardı zengin piç kurusu iş adamları. Klitoris koleksiyoncuları...  Bir yandan Arkadaşım Cemaat evinde kalıyordu oda burs veren adamlarla konuşmuş ona '' hangi cemaatten bizden mi diye sormuşlar'' lan sizin anlayışınızı sikeyim. İnsanım, yardıma ihtiyacım var, para değil iş istiyorum vermiyorsunuz, burs istiyorum vermiyorsunuz. Zaten o arkadaşımda sonradan bunların ne yavşak olduğunu anlayıp oradan ayrılmıştı. Tabi bütün hepsini aynı keseye koymuyorum ama çoğunluğu bu şekilde.
Baktım bunlardan bir cacık çıkmayacak bu süre zarfında ben iş başvurularıma devam ettim. Ama  kiram birikti kış günü yakıt ve aidat da duruyor. En son çare diyerekten nete girdim. Para ile biriyle yatacağım dedim ama kendimden iğreniyorum aklıma geldikçe midem bulana bulana arayışa koyuldum. Yazan oldu mu yüz tl diyorum. Birde yirmibeş tl veririm diyen olduğunda;
-‘’kaybol lan!!!! dükkânın önünü kapama, zaten yaşın olmuş kırkyedi buruşuk muşamba, seninle mi uğraşacağım aaa’’ deyip orospuluğun dibine vuruyordum. Lan bir düşündüm benim 1.550 tl borcum var benim bunu kapamam için yüz tl den onbeş kişi ile yatmam lazım sonrasında da benim yırtılacak götü  diktirmek için  genel cerrahiye gitmem gerek, kazandığım para ameliyatı karşılamaz ıh ıh yok olmaz zaten midem kaldırmıyor. Böyle bir şey yaptıktan sonra birde  psikolojik  tedavi almam da gerekecek ooooo en güzeli ben iş aramaya devam edeyim diye düşünüp hemen caydım. Zaten kendimi de biliyorum öyle bir şey olursa isyanın kralını yapar kendimi keserim. Hal böyle ikin yüce Mevla’m aradan bir kaç gün geçti geçmedi karşıma çok güzel fırsatlar çıkardı. İşe girdim. Aradan iki ya da üç ay geçti  Burs  da ayarladım ama tabi ki devlet bursu. Şu geri ödemeli olanından. Sonra yavaş yavaş her şey rayına oturdu.

 Veteriner bana ne oldu senin şu senin gay arkadaşının işi diye sordu. Olanları tüm çıplaklığı ile anlattım.Sanki ben onun için işi, adamı reddetmemişim gibi ‘’aşkım zaten adamı eve çağırsaydın biterdi’’ deyip geçti. Bu ne amk. İşe ihtiyacım var, senin için ben o işi kaçırdım. Allah’ım ya, yemin ederim yüzüne kezzap döküp götüne çomak sokasım var. Konuyu kestirip atmasına fitil oldum. Ben bekledim ki; 

-hayatım çok teşekkür ederim, gerçekten benim için bir fedakârlık yaptın, doğru olan buydu zaten. bende buradan iş bakayım istersen…. Hem yanımda olursun sana burada ihtiyacım var… 
 -Sevgilim senin için bende netten bakarım Ankara’da eleman arayan var mı? Yâda;
 - hayatım bu durumda ne yapmam gerek, ne söylemem gerek inan bilmiyorum ama benim için yaptığın şey çok güzel, seni gerçekten çok seviyorum. Ama şimdi ne olacak? sen ne yapacaksın? Başka yerlere cv bıraktın mı? Keşke elimden bir şey gelse yaaa…

  Varsa yoksa aklı gelecek olan  misafiri bay-x’de…  İki gün önce  Cuma günü bana arkadaşının geleceğini söyledi.  Aralarında bir şey olduğunu sanmıyorum. Söylediği gibi sadece arkadaşlar bence. Ama iç sesim öyle demiyor. Veterinerin beni boynuzladığını söylüyor… Bu iç sesin içini dışına çıkarıp götüne o boynuzları sokasım geliyor… Neyse Cuma günü bundan gizli Kayseri’ye gidecektim. Bir gün öncesinden çok plan yapmıştım ama maalesef Cuma sabahı acı bir gerçekle karşılamıştım. Sabah gözümü 6.30 da açtım. Kendimi tuhaf hissediyorum göz kapaklarımda uykusuzluktan mı nedir bir ağırlık hissediyorum. Gece zaten sürekli kâbus görmekten ölüp ölüp dirildim. Bir yanı yırtılmaya yüz tutmuş terliklerimi giydim, kapının kolunda asılı duran havlumu alıp uykulu uykulu lavaboya yürüdüm. Yüzümü bir güzel yıkadım kurulamak için kafamı kaldırdığımda ne göreyim aynada . Sağ gözüm bir şişmiş, şişmekten de kapanmış. Bende diyorum ki uykusuzluk çökmüştür. Sanki gözüm isyana gelmiş, kafamdan kopup tatile gidecek. .. Gece biri gözüme mi akıttı diye düşündüm. Bir keresinde partnerim yanlışlıkla gözüme attırmıştı. Üç gün gözüm kanlı gezdim.  Neyse kendimi öyle görünce hemen odama geri döndüm. Götümü devirip tekrar uyudum. Saat 10.00 gibi kalktım. kankam telefonla konuşuyordu beni görünce kahkahayı bir patlattı. Sevgilisine,

- hayatım tanıdığın bir cinci hoca var mı? İçimdekigay’e şeytan çarpmışta diye diye kıs kıs güldü orospu. Hayır, valla balkona yâda odaya işemedim. Yatağımda yemek kırıntısı ’da yok. Gece tırnak ’da kesmedim. Sakızda çiğnemedim üstelik abdestliyim. Bütün hurafelere uydum…

Veterinerin Oldukça yakışıklı otuzbeş yaşındaki arkadaşı Bay-x, Eee bizimki olgunlardan hoşlanıyor, üstelik adam yakışıklı ve hafta sonunu onunla beraber geçirecekmiş. %%^’+%+&++^’%’’^!!!!!???? İçime bir kurt düştü. Bay-x saat dörtte de Antalya’dan yola çıkacakmış ben de onun varış saatine göre buradan yola çıkacaktım. Veterineri o adamla yalnız bırakmamalıyım. Cumartesi, Pazarı onlarla birlikte geçirmeliyim. Sonra Bülent Ersoy’un’’ geç buldum erken kaybettim’’ şarkısı eşliğinde blog yazmak istemiyorum. Ben dün geceden planlarımı yapmıştım. Ama bu Hayko imajım ile Kayseri’ye gitmek değil bakkala ekmek almaya bile çıkamam.  Bende kadere boyun eğip gitmekten vazgeçtim.  Zaten ben niye kendimi yırtıyorum ki?İki tarafında rahatça birbirine siktiri çekebileceği bir ilişki içinde olmak çok boktan bir durummuş. Hayır, adam arıyor, soruyor ama çözüm üretemiyor. İşsizlik yüzünden belki de çok gerginim. Özlüyorum onun yanında olmak istiyorum, istiyorum ama yok. Kuru kuru seni seviyorum aşkım. Kafam gerçekten çok karışık. Al işte geçen gün kankam kendine partner arıyordu. Web cam açıktı. Adamın biri ile konuşuyordu. Tabi benim kankam adamı beğenmedi. Hayır, fiziğine her şeyine dibi düştü ama çekim olmamış. O sırada bende odasından bir şey alıyordum. Adam beni gördü ve kankama  sormuş. ‘’Tanışmak ister misin’’? dedi. ‘’Hayatım Veteriner var, Unuttun mu?’’ dedim. Adama bir baktım Allah’ım hayalimdeki erkek o vücut, o kaslı göğüsler, o kıllar birde kankam adamın her yerini görmüş fotolarından. Alet xxl, sanki bitümlü su borusu, hatta ana su borusu gibi. Hani işçiler üzerinde çalışınca genelde hep patlar her yeri sular basar ya aynı öyle. Bende üzerinde çalışma yapsam iki mahallenin dört haftalık şebeke suyunu içime depolarım. Doğaya salsan ne kuraklık kalır ne başka bir şey…  Bu insanların Dünya Mirası Listesine girmeleri gerekiyor. Adam bu kadar zaman çıkmaz karşıma tam ilişkim varken gelir beni bulur. Neyse tabi ben silkelenip kendime geldim. Adam çok ısrar etmiş, numarasını bile vermiş ‘’ görüşmek isterse arasın lütfen’’ diye.  Ahhh ah hayatımın seks partnerine ve belki de aşklarına elveda deyip kendimi çok üzeceğim bir ilişkinin ortasına attım galiba. Ben onun için cennetin güzelliklerine sırt çevirdim.
 Yarın İstanbul’a dönüyorum çok ağır bir iş buldum. Sanırım orada çalışacağım. Telimi de kapatıp dünyaya küsüp amelelik yapacağım. Sevgilim var ama ben neden kendimi hala çok yalnız ve hayata karşı savunmasız hissediyorum? Aslında ilişkimde sorun yok gibi. Ben bu iş olayı yüzünden çatacak yer arıyorum. Boş durmaktan nefret ediyorum. Elim ayağım tutuyor, kimseye ihtiyacım yok çok şükür. İşi de kendi başıma ayarlar bulurum bir şekilde ama işte karşı tarafta en azından benim derdimi paylaştığımda ciddi bir olay gibi davranıp bana çözüm sunsun istiyorum.  İlgilensin istiyorum ya valla tembellikten değil ukalalık gibi mi gelecek bilmiyorum ama ben sekste sınırsız, mutfakta sunumuyla göz dolduran, sevgide bonkör, ilişkide sadık,zeki bir okadar aptal biriyim. Bu kadarcık şeyi hak ediyorum ya Ondan çok şey mi istiyorum acaba....

Hayatım boyunca hep kendim başıma bir yerlere geldim, hep bir yerlere geldikten sonra insanlar dostluk için, sevgili olmak için, iş için yanıma geldi. Birkere de ben baştayken kimse elimden tutmadı. Benim derdime ortak olsun bana tavsiye versin, kestirip atmasın istiyorum sadece. Şuan benim hayatımın merkezi şu iş olayına kayıyor.  Umarım herşey yoluna girer...

AŞK UĞRUNA SİKİ TUTANLAR





İlk ilişkim bir şekilde başlamıştı artık, üzerinden 4 yıl geçti. 4 yılımı sana kısa kısa özetlemeye çalışacağım. Artık sikik hayatım tamamen sevgilimi düşünmekle geçiyordu her gün her dakika her an onu düşünüyordum, sanki beni Tanrı onu sevmem için yaratmıştı. Sanki vitamin haplarım gibiydi sabah öğle akşam içtim mi içmedim mi düşüncesi beynimi sikip dururken, bende sabah öğle akşam hep onu düşünüyordum. Hiç kimseye bakmıyor hiç kimseyle konuşmuyordum öyle ki arkadaşlarımla dahi muhabbetimi kesmiştim. Benim hiç Onu düşünmeden çektiğim otuz birim olmadı.


Aşk mesajları, geleceğe dair hayaller o kadar ki beni aradığı anda heyecandan elim ayağıma dolaşıyor. Götüme kramplar giriyordu. Ortak yanımız çoktu örneğin benim kadar geri zekâlı birinin daha dünyada olma ihtimalini hiç düşünemiyordum. Diyeceksiniz ki çok mu yakışıklıydı? Suratına sıçsanız bokunuz intihar ederdi, aletimi büyüktü? Kesinlikle değil, bir elin altıncı parmağı gibiydi pipisi. Ben onun, benim gibi ezik basit sıradan bir ipneyi beğenmesini, üstelik değer verip sahiplenmesini, beni sevmesini ve geleceğe dair verdiği o vaatleri sevmiştim, ailem tarafından sevilmediğimi düşünürken kalkıp da bir adamın senin için canımı veririm, bir damla gözyaşına dünyaları yıkarım demesi bana yetiyordu. Aşk işte ota ’da konar boka ’da, Benimki de gidip belediyenin haftalarca vidanjör ile temizleyemediği yazın sıcağında pis ve ekşi kokan, site sakinlerinin sıçıp kokunca hemen sifonu çektiği bir lağam çukuruna konmuştu. 


Artık onun dinlediği müzikleri dinliyor, onun sevdiği şekilde davranıyordum. kendimi tamamen değiştirdim. Bu arada ilk yatak tecrübemden sonra lavman yapmam gerektiğini öğrendim, ilk defa kendi bokumdan utandım valla, bu konuyu hiç açmak istemiyorum, sevgilim bunu hiç önemsemişti bende herkes ’de oluyordur sanarak hiç önemsememiştim ama ilk deneyimimden sonra kendimi çok pişman ve suçlu hissetmiştim fakat acaip zevk aldım o başka. Ankara'da de geçirdiğim o harika gecenin bedeli bana 450 tl ye patlamıştı. İşsizdim 23 yaşımdaydım sanırım, iş arıyordum param yoktu sırf bu buruşuk muşamba ile buluşabilmek için onla gece gündüz konuştuğum bilgisayarımı sattım. Aileme ’de yalan söylemek zorunda kaldım. O ara İstanbul'a taşınıyordum bir arkadaşımın yanına, çünkü bu yaşlı morukİstanbul'da benimle yaşamak istiyordu ve ben aile baskısından bıkmıştım sonuçta doğu kökenli bir ailede gay olarak büyümek, onların gelenek ve görenekleri ile yaşamak çok zor ve ağırdı. Bende yeter artık sikerim gelenek görenekleri diyerekten İstanbul’a kapak attım. 


Bu süre zarfında çok sıkıntı eziyet çektim. Cebimde param olmadığı için sağda solda deli gibi iş arıyordum birde benimki ’de çulsuzdu tabi, sevgilim olsun ’da kuru ekmek soğana razıyım diyerekten kendimi teselli ediyordum paso. Bu satırları sana yazmak çok zor be günlüğüm aklıma geldikçe canım çok yanıyor, hala derinlerde bir yerlerde bu orospunun’da kalbi olduğunu hissettiren bir şey var. Neyse bilgisayarımı ’da sattım onunla görüşmemi sağlayan tek şeyde gitti, artık ne bok yiyor ne yapıyor bilemeyecektim. Babamın taksitle alıp yıllarca lafını yaptığı alıp verdiğine bin pişman olduğu bilgisayarımdı. ona o kadar çok güveniyordum ki asla aklımdan beni aldatır mı? Diye geçirmiyordum bile, hatta aklımdan tüm heteroların beni domaltıp sırayla sikebileceği bir dünyayı geçirirdim ama asla beni aldatmasına ihtimal vermedim. Ben sadık, sevecen, ona tapan bir ipneydim ve tam bir Kezban’dım.




Bu süre zarfında onunla telefondan ve gündüzleri de netten görüşüyordum. İstanbul’da iş aradım buldum, sebze meyve halinde iş buldum. Hemen işe başladım hamallık yaptım. Çalışma saatleri Sabah altı akşam altıydı. Eve döndüğümde yukarı merdivenleri yalayarak çıkıyordum. Ecdadım sikilmiş, Kollarımda derman kalmamıştı. bu nasıl bir iş sabahın altısında amına koyduğum domates kasalarını indiriyordum. Gelen bir sonraki kamyona yüklüyordum. Hay anasını sikeyim dedim. Kollarımda derman kalmıyordu, ama hep aklımda aşkım vardı onun İzmir’e gelmesi için benim para biriktirip evimizi tutmam lazımdı. Hep aklımdaydı, özellikle patlıcan kasalarını taşırken bir an bile aklımdan çıkmıyordu. Fakat benim yavşak patronum, vereceği 30 lira için beni yağmurun altında çalıştırarak sikilmekten beter bir hale getirmişti. Akşam iş bitince sırf Beş dakika oturmayım diye öğlen süpürttüğü komşu dükkânın önünü bir daha süpürtünce tepemin tası attı ve şişman bencil pislik herifin kafasına boş domates kasası ile vurup oradan kaçtım.


Eve hem yorgun hep 5 parasız olarak dönüyordum, üstelik artık işsizimdim, sevgilime bundan bahsetmedim. O yavşak herifi olurda kaybederim diye korkuyordum. Daha sonra Galata civarında bir iş buldum oralarda çalıştım, işim fena değildi ama patronum olacak kaltak şişman karıya hergün yalakalık yapıyordum ‘’ aa siz kilomu verdiniz, yaa bu elbise üzerinize harika oturmuş, saç modelin çok güzel gerçekten ay parçası gibisin, Götümünün kenarı, yarasa suratlı kaltak karı. Her gün sabah bana On milimlik camları sildiriyordu. öğleki 2 ay sonra camları ölçtüğümde On milimden sile sile dört milime düşmüştü. Mecburen katlanacaktım artık. Param olmadığı için akşamüstü işten çıkınca kordondan yürüyerek güzel yalıya gidiyordum. Ben bunları yaparken sevgilim olacak o ipne’de eski sevgilisi olan süper vücutlu kadınsı o çocukla ara ara sanal yapıyormuş gönül eğlendiriyormuş. Yani kısacası benim sikik hayatımı alt üst edecek şeyler başladı hadi gözün aydın günlük.








Neyse nette takılıyordum sevgilimi bekliyordum. Bu ipne çocuk gelip bana bir sürü şey yazdı, sevgilime sordum ‘’yalan bizi ayırmak istiyor’’ demişti. Ağladı zırladı bende hemen yelkenleri indirdim ona inandım ve acayip rahatladım. Aslında ona inanmamıştım, sadece kendimi kandırıyordum. Rahatlamak istiyordum onu kaybetmeyi göze alamazdım. Onun böyle bir şey yapacağına ihtimal vermiyordum. yemin ediyordu bende inanıyordum tabi aq. Biz bunula bir süre böyle devam ettik.
Ben bir arada yaşayabilmek için götümü kapitalist sistemde, alın terim için esnaflara siktirip dururken benimkimde bu sistem içinde, yan gelip yatan burjuva kesimden birileri gibi yiyip içip sikişiyormuş. Üstelik benim gönderdiğim para ile. Hay aq ya salak yerine koyulmak ne kadar kötü bir şeydir ya.


Daha o kadar çok yalanını yakaladım ki; İstanbul’a çalışmaya gidiyorum bana para yollar mısın hayatım (hayatını sikeyim) diyerekten aldığı paralarla İstanbul barlarında ipnelerle takılıp, gece onu arayıp ulaşamadığımda ise şarjım bitmiş demesi, beni her seferinde salak yerine koyması, ortaya çıkardığımda ise müthiş gözyaşları ve yalanlarla beni kandırması… Helal olsun adama ya, cidden en iyi tiyatroculara taş çıkarır. Aslında gerçekten sinema tiyatroda başarılı olabilirdi. Keşke imkânı olsaymış da okuyabilseydi. Eminim hem yeteneği hem de patronlarının altına yatarak iyi bir yere gelebilirdi. Neyse ya… Cam silmek bana göre değildi hem o koca camlar Allah muhafaza silerken kaza ile kırılsaydı, hayatımın sonuna kadar yarasa suratlı kaltak karıya bir köle gibi hizmet etmek zorunda kalacaktım. 


Ben de farklı sektörleri denemek istedim ve inşaata girdim çalıştım, bir süre amele style takıldım. Bu sırada sevgilim olacak buruşuk muşambada o sanal yaptığı, bizi ayırmaya çalışan çocukla buluşmuş, deli gibi sikişerek sahil kenarında tatil yapmışlar. Sonradan örendim ki; aslında başka biri ile sikişmeye gitmiş ama o kişi bunu ekince oda sikini boşa sallamamak için hemen eskisiyle buluşmuş. Aradan BİR hafta geçmişti. Bende Ankara’ya bunun yanına gittim. Cumartesi, Pazarı onla geçirecektim, Pazarteside geçireceğim harika hafta sonunun deşarjıyla ÖSS sınavına girecektim. Bu arada ben gelmeden 1 hafta önce tatile gidip şikiştiğinden haberim yoktu. Bu kadar olayda 1.5 yıl içinde gelişti. Cuma sabahı İstanbul'dan Ankara'ya geldim. Apartmanını biliyordum çıktım, saat sabahın 8:30’uydu, en üst katta Oturuyordu. Kapısı açıktı hemen içeri daldım. Karşıdaki odanın içinde eski püskü bir çekyatta Yaşlı bir kadın oturuyordu, merhaba Teyzecim ben senin moruk evladının İstanbul'dan arkadaşıyım, kendisi nerde acaba dedim. Yaşlı kadın yerinden kalkamıyordu, zar zor’’ odasında uyuyor’’ dedi. Tamam, siz rahatsız olmayın ben giderim diyerek yüzsüzlüğün kralını yapıp çok özlediğim aşkımı görmeye gittim. Odasına girdim çok karanlıktı onu göremiyordum. Sonra yavaş yavaş karanlığın içinden onu seçmeye başladım yatağın kenarında duruyordu, Yüzüne doğru yanaştım, ama acayip karanlık,’’ ya aşkım uyansan’’ dedim. Tık yok ‘’Uyan’’ dedim baktım kalkmıyor. ‘’Uyan lan götlek senin için dünyanın yolundan geldim’’ demek istedim ama diyemedim. Bende ışığı açmak için yöneldim, düğmeye bastım arkamı döndüm ve dondum kaldım. Yatağın yan tarafında benden bin kat daha hoş, parlak tertemiz bir çocuk… Benim moruk hemen uyandı beni gördü, önce anasının amını görmüş gibi bunalımlı bir halde benim kolumdan tutup dışarı çıkararak ‘’napan ya hoş geldin nasılsın’’ gibi yapmacık yapmacık kelimeler kullanarak havayı dağıtmaya çalışıyordu. Bende tabi onun sabah uykusundan uyandığındaki halinin, o yüzündeki torbaların ve kırışık sayısının on bölü ikiden dört kat daha fazla artmış hali ve azının etrafındaki kurumuş beyaz salya kalıntılarının (ki bunların döl olabileceğini hiç düşünmedim), 23 yaşımda bıraktığı derin izleri ile Götüme gökdelen girmiş gibi Ayakta dikilip, konuşmadan olayı hala anlamaya çalışıyordum. Valla o an aklımdan ne geçiyordu hiç hatırlamıyorum. Sanırım onun oğlu olabileceği, akrabası olabileceği ve sanırım kusacağım öğğğğğ düşünceleri ile kendimi kandırmaya çalışıyordum. Tam bu sırada o hemen ‘’bak bu yatan benim yeğenim Ankara’da okuyor ara ara bende kalıyor. Gece maç izledi yatakta uyuya kalmış’’ dedi. Be amına koduğumun salağı ben yermiyim artık bu kadarını.


Evet, yerim hem ’de iştahla yedim. Çocuk kalktı 20 yaşlarında idi acayip tatlıydı. Kendime rakip göremezdim bile onu. İyiki heteromuş dedim içimden ve sevgilimle kahvaltıya oturduk, sonra dışarı çıktık, çocuk bana dışarıda yeğeni olduğunu okuduğunu her şeyi anlattı. Benim ’de artık içimde hiç şüphe kalmadı. Benim moruk cenazeye gideceğini söyledi. Artık dua mı eder, ölüyü mü siker, imama mı kayar bilemem. Tamam dedim bende en azından dini bir şeyler yapacak diye sevindim. Ben PC başına otururdum, belgelerim klasörünü açtım, bir baktım bu eski sevgilisinin memleketinde, moruğun sahilde tek başına çekilmiş fotoları ya amına koyayım diyecem’de amın olsa dönüp bakmam. O yüzden be götüne kodumunun, benimle 1 kez bile tatil yapmadın. Ne iş çeviriyorsun? Bana para yok diyorsun gidip milletle tatil yapıyorsun, yaptığında bilmem nerenin kaşarı.


Hemen Moruğun en yakın arkadaşını aradım. Böyle bir şey buldum dedim. Bana haberim yok dedi o arkadaşı olacak kaltak karının’da herşeyden haberi varmış, benim saf temiz Kezban duygularımla oynuyorlardı. Buruşuk muşamba bana bir şeyler dedi, olayın üstünü kapadı. Geçerli bir yalandı sonuçta inanmıştım. Ya bende varya… Harbiden, biri benim amıma koyabilir mi? lütfen ya.


O gece yattık ettik sabah oldu, bu gitti öğlen oldu, nete girdim. Bu eski ipne sevgilisi beni gördü bana yazdı gene. Yoksun, nerelerdeydin sen dedi. Bende İstanbul'da çalışıyordum aylardır nete girmedim dedim. O ayrılmışınız, biz ilişkiye başladık gibisinden dedi. Hemen cam açsana bir dedim, bu karı camı açtı beni bir gördü bu adamın evinde şok oldu meğerse bu kaltak karıyı’da, ben onla ayrıldım diyerekten kandırmış. Ben tabi buna inanmadım oda bana dur onu arayacağım gör dedi. Telefonun sesini açtı ve bana dinletti. Aşkım bebeğim her şeyim diyen benim moruğun sesini duyunca, bilgisayarı kapatıp o kaltak karıya hiç bir şey demeden eşyalarımı toparlayıp ağlaya ağlaya kalkıp otogarın yolunu tuttum. Cebimde kuruş param yoktu. Bütün paramı bu salak adam ve evine bir şeyler almak için harcamıştım. Ablamı aradım rica ettim yol paramı gönderdi. Hemen biletimi aldım geceye kadar otogarda bekledim. Benimki aradı telleri açmadım telefonu kapattım. Otobüse bindim sabaha kadar yolda ağladım kimse umurumda değildi, canım çok yanıyordu sabah 8 de indim İstanbul'a hemen ÖSS sınavına girdim bu moralle Türkiye 3. CÜ’sü oldum ve Ankara Gazi üniversitesi hukuk fakültesini bitirerek İstanbul’da taksimde travesti olup götümü siktirmeye başladım. Açıkçası Türkiye 3. CÜ’sü olup hukuk okumasamda ’da istediğim bölümü kazandım fakat bir pürüz var hatta çok pürüz vardı param yoktu ve askerlik kâğıtlarım gelmişti ama hep istediğim okulu kazanıp da gitmemeyi düşünmüyordum. Zaten bu moralle askere gitseydim bazuka ile kendimi uçururdum yâda tüm birliğe domalıp acımı dindirmeleri için yalvarırdım. Bu süre zarfında gene İstanbul'da çok bunalım yaşadım. daha çok olay oldu konuşmalar, yalanlar, dolanlar, yüzleşmeler, küsmeler, barışacak gibi olmalar vs… ona üniversiteyi kazandım Ankara’yı tercih edeceğim dediğim anda bu caydı. Zaten bu sürede hayatına daha çok kişi girmiş ve diğer bütün yalanlarını öğrendim. meğer bunu niyeti benim İstanbul'da okumammış ki bu sayede yanıma gelecek yerleşecek her gün İstanbul'un güzel ipnelerini sikecekmiş. 




Ankara'da  kararlıydım onu çok seviyordum barışmayı düşünmüyordum ama o bu şehirde nefes alıyordu onunla aynı havayı solumak bile bana yeterdi. Evet, affetmedim asla dönmedim ilk zamanlar gizli gizli uzaktan uzağa onu izledim, gecelerce hep ağladım, dayanamayıp, bazen onu arayıp sitem ettim. Ama asla görüşmedim. sonunda yenildim yenik düştüm. Hiç tanımadığım bir şehirde yabancıların arasında kalmıştım 1 yıl kadar bunalım yaşadım hem de çok ağır bir bunalım yaşadım işte bunalımlı sürecimde yaşadıklarımı anlatacağım daha. Elimden geldiği kadar kısa tutmaya çalışıyorum dünya kadar yalanı yaptıklarını atlıyorum yoksa bu yazı bitmez. bana gelince hatam onu çok sevmem oldu ve benim tam bir Kezban olmam, öpüşmeyi dahi bilmiyor oluşum onun başka erkeklere gitmesine o tecrübeli orospularla eğlenmesine sebep olmuştu. bunun için kendimi suçlasam da bana her şeyi öğretebilirdi ama hiç bir zaman ne fedakarlık nede emek harcadı...