5 Kasım 2012 Pazartesi

SAKLI AŞK


Acının boğazımda düğümlendiği her an yitip gitmekte ömür. Sere serpe çarşaflar üzerinde tükenmekte aşk. Temizlikten uzakta, en batak kuytularda anlık zevklere esir düşmüş aşk, kurumuş göz pınarlarında, duyguların köreldiği muhitlerde, varoş kelimeler arasında aşk. Yasak sevdalarda oluk oluk kanayan yaralarda aşk. Bir koğuşun duvarında ve bir gardiyanın elindeki zarfta saklı, Dalgalanmış denize bakan gözlerde, üşümüş ellerde, bir ağacın kuru, çatlak kabuğunda,   çiftçinin ekininde, ananın yavrusunda, çobanın türküsünde saklı aşk. Göç yollarında tükenmiş bir ömürde, bayram sabahında çocukların mendillerinde saklı aşk. Dervişin diline düşmüş, hakkın sevdasına adanmış aşk. Dikenleri güle döndüren, gülleri bülbüle düşüren aşk;   benimde yüreğimi çöz, esaretinin bedeli ödemekle bitmiyor…


Hiç yorum yok: