20 Nisan 2013 Cumartesi

Bir Bardak Çayın Bir Sikim Hatırı Yok!


Pazar alışverişi için Arkadaşım ile evden çıktığımız sıradan bir gündü. Hava içimi titretecek kadar soğuktu. Pazar yeri oldukça kalabalık her tipten insanı içinde barındırıyordu. Geçen insanların yüzüne bakıyorum da arada birkaç tanesi paranın amını yolunu sikmiş ama pazardan vazgeçememiş köy peynirinin, ekmeğinin yerini iyi bilen insanlardı. Sebze meyve ağırlıklı alışverişimizi yaptıktan sonra sırf hoş birileri var mı diye birkaç kez daha dolanıp pazardan çıkıyorduk ki yumurtacının önünde durduk.  

Şuana kadar gayet sıradan bir gün, bir Pazar alışverişi oldu. Takı adamın o varoş görüntüsü altında gözlerinin içindeki ben hayatın ta kendisiyim ama ne çektik be ifadesi beni çarpana kadar. Kısık bakan gözleri konuşuyor adam susuyordu. Ben gözlerimi kaçırmaya çalışsam da bir şey onun gözlerine kilitliyor, Her defasında dönüp dönüp tekrar bakmama sebep oluyordu. Ve ben bu ıstıraba bir son verip koyuverdim kendimi daldım gözlerine. Bu sırada arkadaşımın ‘’ içimdeki gay,  alooo hangisinden alalım?’’ demesi ile kendime geldim. Soruyu algılayıp cevap vermem 3 saniye ‘’fark etmez’ ’. Normal şartlarda jetonu geç düşüp ‘’ onu alma bunu al, banane banane’’ derken İdrak kabiliyetinde son noktayı koymuştum.

Arkadaşımsa bir kırıtmalar, bir cıvıtmalar, bir yavşamalar anlatamam. Baktım adam elden gidiyor hemen olaya el attım.  Esprilerine girip bende az yavşayınca tekrar bu bana döndü. Alışveriş bitip paramızı verince adam ‘’çay içermişiniz dedi’’. Ben o kadar mala bağladım ki cevap veremedim. Veremediğim gibi arkadaşıma bakıp istemiyor edasında bilmem ki modun da davranınca oda haliyle ‘’hayır teşekkürler gidelim biz’’ dedi. İçimden senin ben amına koyayım cilvelenmeyede gelmiyor arkadaş diye söylendim. Giderken bile gözlerimi alamadım dönüp dönüp bakıyordum tabi oda bakıyordu. Belki de ne bakıyor lan bu götoş diyordu.
Aradan tam 1 hafta geçti ve ben yine yumurta almak için evden çıktım.  Yine ona gidiyordum giderkende toz pembe hayaller kuruyorum. Hani admaın ilki olcam, beraber yaşarız, o akşamları kahveye gider eve geldiğinde yemek yeriz oturur kitap okur, maço ama kültürlü maço style yani nasıl olcaksa artık işte öyle hayal dünyam içinde saçmalıyorum bende.

Neyse geldim bu bana ‘’Merhaba hoş geldin nasılsın abicim?’’ dedi.  Abicim kelimesinin altını çiziyorum… ‘’İyiyim teşekkürler siz nasılsınız? geçen hafta aldığımız yumurtalar çok güzeldi aynısından alabilir miyim?’’ dedim.  Maksat adam beni hatırlıyor mu anlamak. ‘’Vereyim abicim dedi ‘’sonra çay içer misin? diye sordu.   Sorarken gözlerini kısıp duruyor ya hipnoz oluyorum yemin ederim. Bende valla Para olsa adamdan bütün yumurtaları hatta kümesi de alırım o derece etkiliyor. Çayımız geldi birer sigara yaktık sohbete koyulduk. Ottan boktan şeyleri konuştuktan sonra bu başladı hayatını anlatmaya. 3 kez evlenmiş, şimdi 5 aylık çocuğu varmış, çok karı sikmiş, geçen günde masaj salonuna gitmiş. Karıya ‘’seni sikerim ama’’ demiş, karı ‘’yavaş gel olmaz’’ demiş.  Buda ‘’amına dil atayım o zaman’’ demiş.  Sohbetimizi gör işte o kadar sıkı fıkı olduk yani. 

Ben bu adam hakkında ne hayaller kuruyordum o ise bana neleri anlatıyor. İçim paramparça boynum önümde mp3 çalarımdan Sezen Aksu açıp evin yolunu tuttum. Artık yumurtaları ondan almayacağım, bana önce ümit sonra yol verdi.  Birde salak gibi üzülüyorum ya bir türlü vazgeçemedim şu huyumdan… 

3 yorum:

ASİ YAPINCAK..... dedi ki...

hahahhahahhh:))))))pazarcıya bak hele 3 kere evlenmiş ve hala başka karıları da beceriyor,tipini merak ettim canım, nasıl yakışıklımıydı:)sende de ne hayaller var be kuzum,güldürdün beni yine gece gece:)))sevgileerrr sol yanımdannn,öperimm:)

İçimdekigay dedi ki...

Adam esmer güzeli, kır saçlı, Ağrılı feleğin cemberinden geçmiş biri 40 yaşlarında ama çok hoş yaaa. bende seni kocaman öpüyorum...

O Gay Ben de dedi ki...

bir ara o kadar karı geçti elimden sıkıldım artık farklı heyecanlar peşinde koşuyorum diyecek dedim ama olmadı lol