Şok ŞOKşoK şoK, Bir Sohbet sitesinde 40 yaş,esmer, kıllı bir adamla tanıştım. Cam açmadık. Telefonları birbirimize verdik. Gece 1 de geldi. Asansörden bir çıktı TESADÜFÜN bu kadarı olmaz, adam beni görünce ŞoKşOk Şok ŞoK. BENDE aynı şekilde. bir süre mala bağladım. Bununla muhabbetini yaptık. ''Sen ha, hiç aklımdan geçmezdi,'' aynı şekilde bende onun çıkacağını asla düşünmedim. ikizde aptala dönük. Çünkü gelen adam bizim ''Yumurtacı'', Adam resmen benim ayağıma geldi. Demek ki kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek...vücut kılları, göğüs kasları baldırları her şey mükemmeldi, Esmer güzeli, aleti ufaktı ama performansı mükemmeldi. Am salağın teki çıktı. Sevişmişyor ama her pozisyona girdi benimle. Yemin ederim Allah'tan başka bir şey isteseymişim kabul olacakmış demek ki. Detayları anlatacağım ama İstanbul'a gidiyorum Acelem var....
Kaderde Varsa Düzülmek Neye Yarar Üzülmek
Şok ŞOKşoK şoK, Bir Sohbet sitesinde 40 yaş,esmer, kıllı bir adamla tanıştım. Cam açmadık. Telefonları birbirimize verdik. Gece 1 de geldi. Asansörden bir çıktı TESADÜFÜN bu kadarı olmaz, adam beni görünce ŞoKşOk Şok ŞoK. BENDE aynı şekilde. bir süre mala bağladım. Bununla muhabbetini yaptık. ''Sen ha, hiç aklımdan geçmezdi,'' aynı şekilde bende onun çıkacağını asla düşünmedim. ikizde aptala dönük. Çünkü gelen adam bizim ''Yumurtacı'', Adam resmen benim ayağıma geldi. Demek ki kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek...vücut kılları, göğüs kasları baldırları her şey mükemmeldi, Esmer güzeli, aleti ufaktı ama performansı mükemmeldi. Am salağın teki çıktı. Sevişmişyor ama her pozisyona girdi benimle. Yemin ederim Allah'tan başka bir şey isteseymişim kabul olacakmış demek ki. Detayları anlatacağım ama İstanbul'a gidiyorum Acelem var....
~ 8 yorum: ~
Bir Bardak Çayın Bir Sikim Hatırı Yok!
Pazar alışverişi için Arkadaşım ile evden çıktığımız sıradan
bir gündü. Hava içimi titretecek kadar soğuktu. Pazar yeri oldukça kalabalık
her tipten insanı içinde barındırıyordu. Geçen insanların yüzüne bakıyorum da
arada birkaç tanesi paranın amını yolunu sikmiş ama pazardan vazgeçememiş köy
peynirinin, ekmeğinin yerini iyi bilen insanlardı. Sebze meyve ağırlıklı
alışverişimizi yaptıktan sonra sırf hoş birileri var mı diye birkaç kez daha
dolanıp pazardan çıkıyorduk ki yumurtacının önünde durduk.
Şuana kadar gayet sıradan bir gün, bir Pazar alışverişi
oldu. Takı adamın o varoş görüntüsü altında gözlerinin içindeki ben hayatın ta
kendisiyim ama ne çektik be ifadesi beni çarpana kadar. Kısık bakan gözleri
konuşuyor adam susuyordu. Ben gözlerimi kaçırmaya çalışsam da bir şey onun
gözlerine kilitliyor, Her defasında dönüp dönüp tekrar bakmama sebep oluyordu. Ve
ben bu ıstıraba bir son verip koyuverdim kendimi daldım gözlerine. Bu sırada
arkadaşımın ‘’ içimdeki gay, alooo
hangisinden alalım?’’ demesi ile kendime geldim. Soruyu algılayıp cevap vermem
3 saniye ‘’fark etmez’ ’. Normal şartlarda jetonu geç düşüp ‘’ onu alma bunu al,
banane banane’’ derken İdrak kabiliyetinde son noktayı koymuştum.
Arkadaşımsa bir kırıtmalar, bir cıvıtmalar, bir yavşamalar
anlatamam. Baktım adam elden gidiyor hemen olaya el attım. Esprilerine girip bende az yavşayınca tekrar
bu bana döndü. Alışveriş bitip paramızı verince adam ‘’çay içermişiniz dedi’’. Ben
o kadar mala bağladım ki cevap veremedim. Veremediğim gibi arkadaşıma bakıp
istemiyor edasında bilmem ki modun da davranınca oda haliyle ‘’hayır teşekkürler
gidelim biz’’ dedi. İçimden senin ben amına koyayım cilvelenmeyede gelmiyor arkadaş diye söylendim. Giderken bile
gözlerimi alamadım dönüp dönüp bakıyordum tabi oda bakıyordu. Belki de ne
bakıyor lan bu götoş diyordu.
Aradan tam 1 hafta geçti ve ben yine yumurta almak için
evden çıktım. Yine ona gidiyordum giderkende
toz pembe hayaller kuruyorum. Hani admaın ilki olcam, beraber yaşarız, o
akşamları kahveye gider eve geldiğinde yemek yeriz oturur kitap okur, maço ama
kültürlü maço style yani nasıl olcaksa artık işte öyle hayal dünyam içinde
saçmalıyorum bende.
Neyse geldim bu bana ‘’Merhaba hoş geldin nasılsın abicim?’’
dedi. Abicim kelimesinin altını
çiziyorum… ‘’İyiyim teşekkürler siz nasılsınız? geçen hafta aldığımız
yumurtalar çok güzeldi aynısından alabilir miyim?’’ dedim. Maksat adam beni hatırlıyor mu anlamak. ‘’Vereyim
abicim dedi ‘’sonra çay içer misin? diye sordu. Sorarken gözlerini kısıp duruyor ya hipnoz
oluyorum yemin ederim. Bende valla Para olsa adamdan bütün yumurtaları hatta
kümesi de alırım o derece etkiliyor. Çayımız geldi birer sigara yaktık sohbete
koyulduk. Ottan boktan şeyleri konuştuktan sonra bu başladı hayatını anlatmaya.
3 kez evlenmiş, şimdi 5 aylık çocuğu varmış, çok karı sikmiş, geçen günde masaj
salonuna gitmiş. Karıya ‘’seni sikerim ama’’ demiş, karı ‘’yavaş gel olmaz’’
demiş. Buda ‘’amına dil atayım o zaman’’
demiş. Sohbetimizi gör işte o kadar sıkı
fıkı olduk yani.
Ben bu adam hakkında ne hayaller kuruyordum o ise bana neleri
anlatıyor. İçim paramparça boynum önümde mp3 çalarımdan Sezen Aksu açıp evin
yolunu tuttum. Artık yumurtaları ondan almayacağım, bana önce ümit sonra yol
verdi. Birde salak gibi üzülüyorum ya
bir türlü vazgeçemedim şu huyumdan…
~ 3 yorum: ~
İSMİ HAYAT OLAN BİRİNİ ÇATIR ÇATIR SİKMEK İSTİYORUM
00,56 zaman hiçbir şey ifade etmiyor. Önce sakallarımı sonrada uzatmaya çalıştığım saçlarımı
makasla kırptım. Aynaya baktıkça tiksiniyorum kendimden. Yaşıyorum her şeye inat, tadı tuzu olmayan yemek gibi hayat. ölmemek için besleniyorum. Herhangi birinin ''seni seviyorum'' demesine o kadar çok ihtiyacım var ki ve bir omuza ihtiyacım var fazlasıyla. Aslında sandığınız kadar üzgün değilim.
Köpek gibi yalvarmak istiyorum ''gitme'' diye ama iç sesim; ''lan mal zaten yalnızsın, neyin tribini kime atıyorsun'' diye söylenip duruyor. Her şeye rağmen gülüyorum ya gözlerim dolu dolu oluyor ve ben yine gülüyorum ya Allahım seni çok seviyorum ya Depresyona giriyorum çıkınca dönerim... (Sakallar Felan ölürsem hakkını helal et, Toparlıyamıyorum kendimi parça parçayım)
~ 7 yorum: ~
Namuslu Olacağım Derken Orospu Oldum Çıktım
Unutmuşum en son ne zaman Blogger’a girdim ve ne yazdım? Aman
neyse ne, Geri dönüp okumaya hiç niyetim
de yok. Yemeği henüz bitirmiş dinlenirken, kafamın üzerinde bir ışık belirdi. Sonra
söndü. Sevap borçlarımdan dolayı fikirlerim ve hayallerimi Tanrı kesti. İlham
alamıyorum. İyice Ahlaktan, Dinden uzaklaştım. Hiç bu konulara girmeyeceğim.
Şeytanla okey’e Dördüncü arar durumdayım. İlişki durumum da bok gibi.
En yakın gay arkadaşım askere gitti. Onu çok özlüyorum. Kıçımda ki sivilcelere çare bulamıyorum. Bir
gay arkadaşım Salatalık kabuğu koy dedi yaptım, diğeri Yoğurtla yapılan bir
harç önerdi götüm bildiğin cacık oldu. Zaten Gaylar arasındaki diyaloğun yüzde sekseni
kulaktan duyma yanlış bilgiler;
-Ahmet’in siki xl mış,
-Biliyor musun Ahmet’in siki iksir gibi miş,
-Ahmet’in sikinden ilaç yapıyorlarmış,
-Ahmet’in sikini götüne sürünce sivilcelerin geçiyormuş. He aq
oldu…
Bizim burada bir hamam var. Gayler oraya gidiyormuş,
arkadaşım içeri bir girmiş Altı kişi bir oğlanı sikiyor. Ulan fanteziye bak, daha ben hayatımda İki kişilik gruplara giremedim
millet altı kişinin hakkından geliyor. Ama nasıl? O kadar yarrak nereye gitti?
Nasıl aldın yo yo nome consete solisyone koy göte Bence gayler çok abartıyor. Bizde
şu hamamı merak edip bir bakalım dedik. Heyecan arıyoruz kendimize. Ama hani
hoş biri çıkarsa da hamamda yapmasam da eve götürürüm. Nasılsa yerim var aq. Akşamüzeri
saat Beş gibi çıktık yola. Öyle tenha, öyle varoş, kuytu bir yerde ki; Hamamda siken olmazsa O yolda siken biri
çıkar emin olun. Yolda yürürken sürekli sağımdaki solumdaki ara sokaklara bakıyorum
her an biri sikini uzatıp ağzımın ortasına vuracakmış gibi geliyor. Benim içime
bir kuruntu düştü. Kendimi kötü hissetmeye başladım. Dedim ki; ‘dönsek mi’’?
Hiç de sevmem böyle sonradan mıy mıy yapmayı. Ama çok huzursuz oldum. Bir
yandan da içerisini merak ediyorum. Zaten yanımdaki arkadaş bana gazı veriyor. Sonra
O cayacak gibi oluyor, ben gazı veriyorum. Vere vere o gazla sonunda hamamı
bulduk.
Pasajın içinde zemin katta bir yer. İçeri girdik, adamın birisi eşyaları
koymak için anahtar verdi. Ben direk içeride ana holde oturan adamları şöyle
bir süzdüm. Fena değiller hani. 2. Sınıf varoş bir hamam göre tipler iyi
sayılacak cinsten. Üzerlerimizi değiştirip içeri doğru yürümeye başladık. İlk
kapıdan sonra içeride küçük bir alana geldik. Burada kimse yok, aha dedim
herhalde bom boş. Az daha yürüdük bir kapıdan daha geçtikten sonra hobaaaaaa
partiye hoş geldin. İçerisi oluk oluk adam kaynıyor. Ona bakıyorum, buna
bakıyorum, sağa bakıyorum, sola bakıyorum, göbek taşına bakıyorum her yer erkek.
Göbek taşına oturduk. Başladı akbabalar etrafımızda dönmeye. Lakin şöyle alıcı
gözüyle bakıyorum da; bıyıklı, göbekli,
iğrenç amcalar lan bunlar. Hele birisi götünde ki kıllar kadayıf olmuş, Allah’ın
buruşuk muşambası bana bakıp bıyıklarını burkar. Hemen kankam kendine kese
attırdı. Yirmi dakika baş başa sohbet, kakara kikiri derken
toz olduk oradan. Ama az daha 6 değil 9 kişi bizi sikecekti. Sonra gazetelere
manşet olurduk Zeytinyağlı sabunlarda düşüş yaşandı sabun piyasası bir gecede
battı diye. Çünkü bu adamlar biz olmasak paso kalıp sabun asılıp asılıp
dururlardı… Bir hamam sefası böylece sona erdi…
Bunun dışında sakarlığım tavan yaptı. Evde elimi nereye sürsem
kırıyorum. Tabağı ben kırsam sakar, doktor arkadaş kırsa nazar, Müdür arkadaş
kırsa Bunu buraya kim koydu? Fedon kırsa telenta kunata kunata kunata
tolesssssssssssss… En son tuvaletin çeşmesini kırdım. O değil ev arkadaşlarım üzerine oturdum
sandılar. Valla yapmadım etraf yarrak doluyken deli miyim kış günü buz gibi
çeşmelere oturayım.
Ayrıca Kampüsün kapısında duran güvenlikçi ortalıkta yok. Sanırım
diğer kapıların birine verdiler adamı ya da Götüne tekmeyi vurmuşlardır bilemiyorum.
Onun yasını tutamayacağım içimde. Netten
sürekli birileri ile tanışıyorum. Konuşuyorum lakin o kadar bezmişim ki İki çift
kelamdan sonra hemen bırakıyorum, bazen de;
- slm
-slm, çok affedersin.
Kedim ishal olmuş evin her yerine attırıyor. Hemen çıkmam lazım özür by…
Böyle işte. Murat diye Kırk yaşında, kıllı, esmer ve yakışıklı
bir adam ile tanıştım.
amaç seks;
- düzenli görüşebileceğim arkadaş arayışı.
-Tamam, bana uyar.
-Yer yok sende
-var canım.
-Ok cam açalım o zaman
-ok msn ne ?
- siktimdikinekoşturbenimkine@hotmail.com
seninki ne?
siktimdikinekoşturbenimkine
ile görüntülü arama başlatılıyor......
Aramayı bitir
(alt+q)
-Tekrar merhaba,
-Mrb çok hoşssun,
- sende öyle, mimiklerin hareketlerin tam benim aradığım
gibi.
-Ok görüşelim o zaman
-yer ……..
-tel: 0854545054956246
-ok 30-35 dk. ya oradayım.
Adam geldi bir şeyler içtik falan derken hemen yakınlaştık.
Voltaj yüksek hacı çekiyor anla işte. Sonra soyundu, aman Allah’ım muhteşem bir
fizik. Kıllar falan harika. Aleti hiç sormayın. Yazın xl yedim xl yedim diye ortalıkta
dört dönüyordum ya, O xlarge değil large miş.
Özür diliyor yanlışımı düzeltiyorum Ablalar Abiler. Ondan önce yediklerim de Medium muş zaten. Bu
adam gittikten sonra hayatımda ilk defa biri beni sikti diyebilirim. Sonrasında
adam İki saat hiç durmadan makine gibi çalıştı. Lakin sevişmiyormuş geri zekâlı.
Ben adamı görünce camda sormayı falan unuttum aq. Neyse sevişme olmayınca bende
her şey bitiyor. Ben bu adamı bir daha aramadım. Gerzek çok ısrar etti, bende
çok Abaza’ydım. Kimse ile Üç hafta takılmadım. Masturbasyonda sadece Beş kez
yaptım yapmadım. Dedim ‘’gel ‘’ zaten
düzenli seks partneri arıyordum. Bulamadım diye başkada bakmak istemiyorum. Hemen sımsıkı sarıldım gene bunun sikine. Adam
inanılmaz tecrübeli beni yerden yere vurdu. Tavana koydu, aldı masaya koydu,
sanki odadaki eşyaların yerini değiştiriyor. Alıyor beni o köşeye koyuyor, beğenmiyor
diğer köşeye koyuyor, yok olmadı deyip ortaya yere yatırıyor. O değil evde götümün
değmediği eşya kalmadı aq… Bu adam ile gündelikçi gibi temizliklere gitsek
benim göt çok eskir ama paranın amını yolunu sikeriz…
Dördüncü buluşmadan sonra bir daha görüşmemek için hep işim
var deyip başımdan saldım. Artık aramıyor.
Adam iyi, hoş, tam âşık olacağım
bir tip. Hatta sohbeti de çok keyifli. Lakin ne sevişiyor, ne dalgayı elliyor,
nede pasif oluyor. Bildiğin sikip sikip
gidiyor. Hakkını yemeyeyim o yaşta o performans yok arkadaş, gerçekten yok. . Her
neyse iyice orospuluğun dibine vurdum. Aşk
aşk diye ölen benim hayatım, bu aralar delik-penis ilişkisinden ibaret. En son
aradığım partneri buldum. Ankara’da son yılım gidene kadar yalnızca onunla
görüşeceğim. Benim çok beğendiğim biriydi. Hem de ap
+sevişme duygusallık olamaz aramızda. Aşka inancı yok. Lakin haftada Bir onunla görüşüyorum. Şimdi vicdan olarak da kendimi çok rahat hissediyorum. Kesin
karar aldım gidene kadar arayış yapmıyorum. Çünkü okul bittikten sonra nereye
yerleşeceğim ve ne yapacağım? Bunlar belli olmadan bir ilişkiye başlayamam.
Bu gün çift kişilik yatağım gene kırıldı. Bu son adamla ap olan ile bu gün yatağın
bacağını kırdık. Ona dedim ki ‘’bana yatak borcun var’’ oda tamam yenisini
alırım affedersin dedi. Hâlbuki yatağı ondan önceki adam kırmıştı. O nada
söyledim ‘’bana yatak borcun var’’ diye oda alırım demişti. Halbuki yatağı ben ve diğer ev arkadaşım üzerinde
tepişirken kırmıştık. Anlayacağınız yakında İki tane çift kişilik yatak sahibi
olup ‘’siktikbal’’ diye shop center açabilirim. Sakıp Sabancı’da çorap satarak
başlamıştı zaten…
~ 15 yorum: ~
ŞANS TOPU
Kampüste, sınavımdan çıktıktan sonra akşama program yaptık.
lezbiyen arkadaşlarla görüşmek için evin yolunu tuttum. Sezen dinleyerek aheste
aheste yürüyordum. Girişteki güvenlik adamla çok sık kesişiyoruz. Şöyle uzun
boylu, esmer, atletik giydiği o siyah pantolon iri baldır ve kalçasını ortaya
çıkarıyor, onu her gördüğümde iştahım kabarıyordu. Birde gözlerini kısıp
bakması yok mu? Bugün yanında arkadaşı
vardı. Onunla lak lak ediyor, bir yandan gözünün ucu ile beni kesiyordu. Benimde
baktığımı fark etti olsa gerek, gözlerimin içine içine on saniye baktıktan
sonra tebessüm etti. Kafamı çevirdim. Hıh der gibi bende bir eda, bir naz, bir
götü kalkıklık elimde mendilim olsa Üsküdar’a gider iken misali… Adamın bakışlarını daha önce önemsemedim ama
bu oyunlar beni ona karşı aşırı düşünmeye sevk etti.
Duşumu alıp evde oyalandıktan sonra akşam 18.00 gibi çıktım.
Bizim lezbiyen dünya tatlısı Üç öğretmen arkadaşla bir mekâna gittik. Daha
sonra Ev arkadaşlarımda geldi. Eski dostlardan İki gay daha çağırdık, biraları
söyledik, hep beraber hoş, güzel bir sohbete koyulduk. Uzun zamandır böyle bir
şeyde yapmıyordum. Sınav üstü bana iyi moral oldu…
Bu arada Kapıdaki güvenliği tavlamayı düşünüyorum, deneyeceğim
bakalım neler olacak. Bunun dışında gelen eski dostlardan birisi benim ilk
ilişki yaşadığım, ilk aşkım, bana çok acı çektiren adama denk gelmiş
konuşmuşlar. Beni sormuş beyefendi; ‘’İcimdeki gay neler yapıyor? Ona karşı çok
mahcup oldum. Çok haksızlık ettim. Benim için Ankara ya geldi, onu burada tek
başına bıraktım. Nasıl ulaşabilirim acaba’’? Arkadaşımda; ‘’O çok iyi,
sevgilisi var. Çok mutlu o yüzden facebook v.s kullanmıyor. Hattını da değiştirmiş
ulaşılamıyor kendisine ve sana karşı içinde bir kırıntı, öfke de yok zaten. Unuttu seni demiş’’. Ohhhhhhhhhh nasıl
rahatladım anlatamam. Ben 5 yıldır bunları o şeytan suratlı şeyden duymayı
beklemiştim. Değerimi sonunda anladı godoş herif. Benim onun için yaptıklarımı
nasılsa bir başka salak yapmaz. Herkes bu kadar gözü kara değil. Arkadaşımla da
çok uzun zamandır görüşmüyordum. Onu çok takdir ettim. ‘’Ağzına sağlık iyi ki
böyle dedin’’ diye söyledim. Nasıl mutlu oldum anlatamam…
O değil uzun vade yaşadığım adamlar tek tek arıyor, hepsi
pişman, hepsi bir şans istiyor. Siz benim gecelerimi gündüzlerimi alt üst edin,
benim gözyaşlarım süzülürken siz gününüzü gün edin, sonra bir şans deyin. Bu
kadar basit mi bu? Ben ilişkimiz
bitmesin diye mücadele ederken, kendimi parçalarken yüzüme bakmadınız. Siz gayet
iyi bir şekilde sadece’’ bir şans veriri misin’’? Şans topu muyum lan ben? Orospu çocukları…
~ 10 yorum: ~
AYNI PERDE
Bu gece Gabile den biriyle tanıştım, Ankara’dan bir
öğretmen, az laflayıp hemen msn’e geçtik. O kadar kafa bir adam ki, sohbet esnasında yaşanan gülme krizleri, aynı
zevkler ve tercihler… , ne olduysa
geleceğe dair planlardan bahsettikten sonra, gerçek adıma kadar söyleyip
markete sigara alamaya gittim. Geri döndüğümde kankam işten gelmişti. Sevgilisine
cam açacaktı. Benimde kameram güzel gösterdiği için odama daldı. Bende tam o
sırada Ankaralıya cam açacaktım beni birde en paspal halimle görsün istedim. '' iki dk cam açayım kamerayı sana vereceğim'' dedim , Kankam
msn’de ki fotoyu görünce ‘’aa ben bu adamı tanıyorum, çok ukala ama çok hoş’’
dedi. Bende cam açmadan onun bu söylediğini Ankaralıya söyledim. Hatta ev arkadaşımın
da kankası bu adamla reelde buluşmuş. Ankaralıda
bana ‘’sen yalancısın’’ dedi. Bir dünya zırvaladı. Neymiş söylediğim her şey yalanmış.
‘’sen ne saçmalıyorsun ya’’ ‘’neyse
kalsın bol şans’’ dedi ve sildi.
Şuan bu yazıyı da öyle nefret ve sinirle yazıyorum ki,
aslında öfkem ona değil kendime. Defalarca darbe yememe rağmen güzel şeyler
olabilir diye o kadar ümit bağladım ki. İnanılmaz hayal kırıklığına uğradım. Birde
o ‘’yalan söyledin’’ demesi anama bacıma sövmüş gibi geldi. Öyle ki tek kelime
bile yalan konuşmadım. Hayatımızı birbirimize tüm çıplaklığı ile anlatmıştık. Kırıldım,
hem de çok, kuyruğuna basılmış köpekler gibiyim canım çok yanıyor. Hayatta
böyle orospu çocukları varken ben daha çok kırılırım. Kaç kere dedim’’
akıllandım bir daha asla kanmayacağım, hemen ümitlenmeyeceğim ama ne oldu gene
salak gibi hemen mutluluğun hayaline sımsıkı sarıldım ve yine aynı perde. Acayip üzgünüm, sanki 40
yıllık sevgilimden ayrıldım. Kendime çok kızıyorum hem de çok.
~ 8 yorum: ~
SAKLI AŞK
Acının boğazımda düğümlendiği her an yitip gitmekte ömür. Sere
serpe çarşaflar üzerinde tükenmekte aşk. Temizlikten uzakta, en batak
kuytularda anlık zevklere esir düşmüş aşk, kurumuş göz pınarlarında, duyguların
köreldiği muhitlerde, varoş kelimeler arasında aşk. Yasak sevdalarda oluk oluk
kanayan yaralarda aşk. Bir koğuşun duvarında ve bir gardiyanın elindeki zarfta
saklı, Dalgalanmış denize bakan gözlerde, üşümüş ellerde, bir ağacın kuru,
çatlak kabuğunda, çiftçinin ekininde,
ananın yavrusunda, çobanın türküsünde saklı aşk. Göç yollarında tükenmiş bir
ömürde, bayram sabahında çocukların mendillerinde saklı aşk. Dervişin diline
düşmüş, hakkın sevdasına adanmış aşk. Dikenleri güle döndüren, gülleri bülbüle
düşüren aşk; benimde yüreğimi çöz,
esaretinin bedeli ödemekle bitmiyor…
~ Hiç yorum yok: ~
ADI HAYATMIŞ
Hepimizin hayat ile iniş çıkışları oluyor. Hatta bazen
inişlerden çıkışlara fırsat kalmıyor. Ama hayat öyle bir içine alıyor, öyle bir
sarıyor ki, hani sevdikleriniz ile ayrılıp, köşe bir yerde tek başınıza bol
köpüklü bir kahve içersiniz ya işte o kahveyi aslında siz hayata ısmarlamışsınızdır.
İlk buluşmanız hayat ile ilk tanışmanızdır… O kahvenin 40 yıllık hatırına hayat
da sizi sımsıkı sarar sinesine çeker siker de siker…
Yâda Bazen toplu taşıma araçlarına binmek için paranız
çıkmazda evin yolunu elleriniz cebinizde melankolik bir halde yürüyerek geçmeye
çalışırsınız ya, işte o yol hayat ile ilk randevunuzdur. O hiç bitmeyecek gibi
olan yol, aslında hayat ile sonunu kestirmediğin, bir gün diye başlayan tozpembe
hayallerin yoludur…
Kimisinin bir yakının vefatının cenazesinde ilk kez
karşısına çıkar. Bizi yasa boğan çok sevdiğimiz kişi tahtalı köyü boylamışken hayat oradadır. Tam karşınızda durur, herkes size başsağlığı dilerken O, herkesin
bir gün öleceğini, güçlü olman gerektiğini söyler. Büyük ve derin bir acı içindeyken
ona sımsıkı sarılırsın gözyaşlarına boğulur ve isyan etmeye başlarsın. Hayat ile tanışmamız hepimizin farklı
şekillerde olmuştur.
Bundan sonra siz ve hayat başbaşasınızdır. Kocaman bir
şehide kafanızdaki birçok soruya takılarak yönünüzü bulmanız gerekmektedir.
Aslında defalarca karşınıza çıkan lakin yakından hiç tanımadığınız hayat ile
yüzleşmek yerine Bu aşamada yapacağınız şey içinizdeki gay'ı dinleyip, koku alma
duyusu olarak kullandığınız, bazen ’de stres atmak için karıştırmaya yarayan
burnunuzu devreye sokarak en yakınınızdaki daşşak kokusunu alıp bulduğunuz 2
top bir sike sımsıkı sarılmak olacak. . Oysa tutunmak gerekliydi hayata hemde
sımsıkı bir şekilde…O iyi bir dost iyi bir arkadaştı bize, sevgisizlere,
görebilen gözlere…
İyi anılar zamanda kötü anılar ise yürekte derin izler
bırakır. İşte o derin izleri yaşarken hayat ile karşılaşırız. Bazen randevumuza
geç kalırız ama hayat hep orada, siz daha gelmeden beklemeye koyulmuştur…
~ 8 yorum: ~
BEN KÖŞE LAMBASI DEĞİL, SEVGİ İSTİYORUM...
Merhamet, bir kere içinize işledi mi çıkmıyor. İhtiyacınız olan şey sevgi ve aşk ise bütün
dünya nimetleri boş gelir size.. İyi insan
yüreği ile düşünür ona aptal denir. kötü
insan aklı ile düşünür ona zeki denir, her ikisini kullananlara ise biz
aptallar ve zekiler dahi diyoruz.
Bedenin nasıl suya ve oksijene ihtiyacı varsa bazı
insanlarında kalplerinin sevgiye öyle ihtiyacı vardır. Antalyalı ile bayrama Üç
gün kala görüştük. Adam hafta sonu yanıma geldi. Beraber güzel bir gece
geçirdik. Ertesi gün gez dolaş yapacak bir şey bulamayınca alışveriş
merkezlerine gidelim diye tutturdu. Her girdiğimiz mağazadan kendine bir şey
aldı. Aynı şekilde benimde bir şeyler almamı istedi. Lakin benim için parasını
çarçur etmesini istemiyordum. Bir
mağazada köşe lambası beğendim. Fiyatı ikiyüz küsürdü. Tutturdu alalım diye, içimden
geçirdim ‘’alsın aq sana ne’’, sonra adamın gözlerinin içine baktım, yüreğini
gördüm. Beni mutlu etmek için çırpınıyordu. Hemen kolundan tutup çektim ‘’yürü
gidelim, benim odama bu çok büyük’’ deyip zar zor da olsa caydırdım. Beni mutlu
etmek isteyen insanları kullanamam. Onların bu çabası zaten beni çok mutlu
ediyor, ben köşe lambası değil sevgi istiyorum. İşte diyeceğim o ki; eğer ruhunuza
fahişelik işlemediyse ve merhametliyseniz sizden bir bok olmaz.
Antalyalı ile bir dünya bayram tatili planı yaptık. Sözde bayramı
beraber geçirecektik ama yanımdan gittikten sonra bir daha ne aradı ne sordu. Ne
olduğu konusunda hiçbir fikrim yok. Belki Antalya Ankara yolu arasınada TEMA’ nın
ağaç dikim seferberliğine katıldı. Sonrada ayağına takılan taş yüzünden
yuvarlanıp uçuruma düştü. AKUT kurtarma ekiplerinin tüm çabalarına rağmen parçalanmış
cesedine ulaşılamadı. En masum düşüncem
şuan için böyle. Onun yüzünden Bütün bayramı evde bekleyerek geçirdim. Ardından
kendime ya biri yoksa dedim, ya tüm hayatın boyunca yaşarsan ve kimse
beklemiyor olursa, bunun gibi piçler yüzünden her bayramı ya böyle bekleyerek
geçirirsem. Anlayacağınız ‘’deveye diken
insana siken’’…O değil de ölmeden abajuru alaydı iyiydi…
Sırf o abajura para verip benim için masraf yaptı diye belki
bu salak, sonradan görme götoş herif bayram tatili için yanıma gelirdi… Yarrak
var gibi gene acıdım, gözlerinin içinde yüreğini görmüş müyüm neyim, yürek değildi o, ebenin amıydı…. Oturdum götümün
üstüne, bütün bayram kocası askere gidince doğurmuş karılar gibi mörül mörül
gözlerim yollarda bekledim…
Şimdilerde arayışta değilim, hiçbir şeyde istemiyorum. Yalnızlığımla
mutluyum. Odamın karanlığı güneş gibi bana, içsel hesaplaşmalarla boğuşuyorum.


