YILLARDIR YARRAK GÖREMEMİŞ HUYSUZ KADINLAR GİBİYİM

Çok özledim, bu sıcak havalarda sevgilime sarılıp koklamak istiyorum. Üstelik pamuklu terleten çarşaflarım üzerinde ıslak ıslak sevişip, kasıklarıma onun sakallarının batmasını çok özledim… Özlemek ile azmak arasındaki 7 farkı bulun bakalım.

Dün gece Veteriner bana ‘’seni taaaaaaaaaaaaa İspanyadan bile çok seviyorum’’ diye mesaj attı. Ve bu benim çok hoşuma gitti. Bu mesajdan sonra kesin kararımı verdim. Evet, ilk görüşte müthiş bir çekim etkilenme yaşamadım. Ama ben onunla iyi anlaşıyorum, o da aynı şekilde benimle. Birbirimizin işine saygı gösteriyor, mesleğimizle ilgili ortak paylaşımlarda bulunabiliyoruz. Allah için hoş bir adam. Onun üzerinde yoğunlaşıyorum artık. Bana kendimi iyi hissettiren birini bulmuşken ne diye kafamın içinde lüzumsuz şeylere yer açarım anlamam. Bu ilişkiyi yüzüme götüme bulaştırmadan kendimi toparlamalıyım.


Gece skyp üzerinden epey konuştuk. Dedim ki ‘’ benimle ilgilen’’...  H
erif o kadar işin arasında her fırsatta ilk beni arıyor, Bana uzun uzun mail yazıp atıyor, ben adama benimle ilgilen diyorum.  Yıllardır yarrak görmemiş huysuz kadınlar gibiyim. Tamam, tamam artık şikayet eden bir eş olmayacak. Daha ılımlı yaklaşacağım her şeye. 

Sevgilim, Sen bu bloğu okumuyorsun. Lakin zamanı geldiğinde okumana izin vereceğim.  Beni bu kadar sevdiğin için, ilgilendiğin, Götümü kaldırıp güzel şeyler söylediğin için teşekkür ederim. İnan seni çok özledim. Bu piç’e kızma. Sadece ne zamandır kimse ona kendini bu kadar özel hissettirmedi, şımarıyor işte…  Anlarsın umarım bu çocuğu oda seni seviyor. Olurda ayrıldıktan sonra okursan götüne girsin bu blog sevgilim.


SALATALIĞA ORAL YAPIYORUM

           Taşınma işlerim bitti. Odama yerleştim sevimli bir yer oldu. Küçük birde balkonum var. Manzara olarak karşıdaki apartmanı görüyorum, yakın bir apartman. Komşularımdan biri sürekli beni izliyor tam karşımdaki daire… Bir masa ve Kitaplığa ihtiyacım var. Dün gidip şöyle bir fiyatlara baktım da el yakan cinsten. Bir süre daha beklemek en güzeli. Zaten bursum da bitti. Kendime bir burs bulmam gerek. 

           Gece dişimin ağrısı tuttu 31 çektim. 10 dakika olsa ’da ağrısı geçti. Bir rahatladım, bir rahatladım anlatamam. Bu diş ağrısı hiçbir şeye benzemiyor. Kısa sürsede rahatlamam yine başladı ağrım. Hemen bir Majestik attım 1 saat kıvrandım fayda görmedim. Baktım olmayacak hemen bir posta daha attım gene bir süre daha rahatlama. Ama her defasında yeniden başlıyor. Neler denemedim ki; domates tuzlayıp yedim geçti, bir süre sonra domates bitti. Salatalık tuzlayıp yedim bir süre sonra salatalıkta bitti. Hepsi işe yarıyor ama kısa süreli kesiyordu ağrıyı. Sonradan anladım ki boşuna yiyormuşum, ağrıyı kesen tuzmuş. Bir ara ekmek arası domates bile yaptıydım. Neyse gel böyle git böyle dişim ağrısı için amuda bile kalktıysam da fayda etmedi. En son kıvranırken uyuya kalmışım. Şimdi biraz daha iyi hafiften bir şey var ama düne göre çok iyi. Bugün diş doktoruna gideceğim. Ağzımı sikecekler ya bakalım. Sonrasında biraz işlerim var merkezde onları halledeceğim. 
      
      Babam rahatsızlanmış tahlil falan yaptırmış. Şu an iyi ama tahlil sonuçlarını bekliyoruz bakalım ne çıkacak… Nedendir bilmem aramız eskisinden çok çok iyi. Arkadaş gibi olduk...Hatta bana seni seviyorum bile diyor artık. ilk duydugumda ''ne, ne dedin?'' demiştim.  İpne kendine iyi bak deyip kıvırdı.  Neyse  böyle bir şeyi geçte olsa  yinede duymak güzeldi. 
    
      Veteriner ile konuştum dün gece ‘’senin ağızında ne var öyle ?‘’dedi. Salatalığa oral yapıyorum dedim. O da ‘’ha ne ’’ dedi. ‘Dişim ağrıyor’’ dedim bende.
Al dedi, dedi eşyalarını istiyorsan dedi, kendini dedi al kendini dedi sik dedi gibi oldu lan buda… Bir ilgi bir alaka nasıl hoşuma gitti anlatamam. Hemen götüm kalktı.’’ canım sen kapat şuan konuşacak durumda değilim’’ dedim. Bana diyor ki seninle buralara gelmeliyiz burası çok güzel harika bir yer. İyi güzelde ben Ankara’dan İstanbul’a gidemiyorum kalkıp Avrupa’ya nasıl gideyim aq. Onu bırak param olsa bu saatte evde kıvranmam acile giderim. Bak acile gidemezken Avrupa’ya gezmeye hiç gidemem. ‘’Gideriz hayatım’’ deyip geçtim. O lüks yerlere götürmek istiyor beni. Ben oralarda hesap ödeyemem diye elimden geldiği kadar halkın arasına karışmak istiyorum. Park, bahçe v.s gibi yerler bana daha uygun. Lakin o yine de bildiğini okuyor. Zaten bana hiç hesap da ödetmiyor. ‘’Öğrencisin sen dur’’ deyip mani oluyor. Kendimi çok ezik ve yiyici gibi hissediyorum. Bende telafi etmek için ona bir önceki Kayseri ziyaretimde hediyeler almıştım. Bu şekilde dengeyi sağlamaya çalışıyorum. 

       Bana  Türkiyeye 26’sında geleceğini söyledi. Erken dönüş yapıyor anlıyacağın.27’si Kayseri’ye gitmeyi düşünüyorum kısmetse. 3 yada 4 gün kalacağım. Tatil planım yattı. Kayseri’den döner dönmez hemen bir işe başlamalıyım. Daha doğrusu iş aramaya başlayacağım. Bu arada yine dişim zonkluyor ben dişçiye gidiyorum. ..

HAYATIMIN TÜM YÜKÜNÜ TAŞIYORUM

Bu aralar ev taşıyorum acayip bir telaş içindeyim ne kadar ıvır zıvır varmış evde anlatamam…3 gündür topla topla bitmedi.Hayatımın tüm yükünü taşıyorum sanki. Ne bulduysam, elime ne geçtiyse alıp eve getirmişim. Yok, lazım olur, yok anısı var öyle böyle derken doldurmuşum şimdi ise hepsini atıyorum. Kendime iş çıkardım bir dünya . Çöplükte yaşıyormuşum da haberim yokmuş. Arkadaşlarım şuan oturduğum evime yakın bir yerden ev tutmuşlardı. Bende onların yanına 3. Olarak çıkıyorum.  Şimdi eşyalarımı toplamaya devam etmem lazım elektrik, su kapama, internet ve telefonun nakli derken 1 hafta ortada olmam. Yerleşmemde zaman alır sanırım. Belki daha kısa sürer bilemiyorum, sonrasında bir tatil istiyorum. Olursa tatile çıkacağım. Benim veteriner ile çok güzel gidiyor. Oda pazartesi ailesinin yanına Avrupa’ya uçuyor baya bir süre ortalıkta olmayacak. Başkada bir bok yok hayat sakin seyrinde devam ediyor.  Maşallah diyorum sizde deyin….

NASIL BİR ORGANİZMAYIM LAN BEN?

    10-15 gün Kayseri de kalıcam diyordum ama 4 günümü  benim Veteriner ile çok güzel bir şekilde geçirdim ve işlerimden dolayı Ankara'ya dönmek zorunda kaldım. Temmuzun 5'inden beri ev ve diğer işlerim ile uraşıyorum. Veteriner ile İyi anlaşıyoruz, hoşlanıyorum. Tabi ki bu duygular karşılıklı… Ev içerisinde Kendi hayvanları var. Yani ona göre çocukları var 2 kedi 1 köpek sahibi. Sanırım bekâr olmasından dolayı yalnızlığına ortak olması için hayvanları almış yanına. . Bol bol koklaştık.  Genelde evde geçirdik zamanımızı. O işe gittiğinde ben Kayseri’ yi dolaşmaya çıkıyordum.  İncelemelerime dayanarak söylüyorum ki Vücudu kıl dolu erkek sayısı, diğer şehirlere oranla Kayseri de epeyce yüksek. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’daki erkelerimizle her ne kadar kıyaslanamaz olsa da, diğer illere göre dağılım yapacak olursak liste başı götüreceği kesin. Döğşü kıllı erkek arayanların gözüne hitap eden bir şehir Kayseri, Selçuklu Mimarisinden bolca eser kalmış günümüze. Elimden geldiği kadar birçoğunu görme fırsatım oldu. Birde Forum Kayseri’den alışveriş yaptım. Güzel bir şehir hoşuma gitti. Benim Veteriner Güneşin batışına doğru beni Ürgüp, Göremeye götürdü.  Allah’ım O kadar güzel bir manzara ile karşılaştım ki; çok güzel binalar ve bu binaların ışıklandırması, eşsiz doğa manzarası ve kolumda sevgilim offff süperdi ya. Çok tuhaftır ki sevgilimin yanında çocuklaştığımı fark ettim. O kadar salak ve aptalca çocuklaşıyorum ki tam bir şefkat, ilgi ve sevgi delisi bir şey oluyorum. Kedi gibi sırnaşıp, sevilmek isteyip arada naz yaptığımı fark ettim. İğrenç, biri bana bunları yapsa ilk günden götüne tekmeyi vururum.  Bu ilişki ne kadar sürer böyle bilmiyorum. Umarım uzun soluklu olur.  Ayrıca Yakında yurtdışına tatile gidecek, Ağustos gibi dönecek sanırım. Ailesi orada, epey bir onlarla kalacak.
   
         Bu aralar kafam biraz karışık. Ben bu adama âşık değilim. Yani ilk görüşte aşk yok ikimizde de. Ve sabahtan beri telim kapalı, Aklıma sürekli geliyor. Lakin teli açmak istemiyorum. Neden bilmiyorum. Zaten aşk bir süre sonra bitiyor diyerek kendimi teselli ediyorum. Aslında çok hoşlanıyorum ve daha çok yeni olduğu için böyle olduğunu düşünüyorum. Birlikte yeterince zamanda geçirmedik  bu yüzden kafamda soru işaretleri var. Zamanla oturacaktır sanırım bütün taşlar. Bir de bana pasif olmadı. Yani aktif ağırlıklı olduğunu biliyordum. Ama o hiç niyetlenmeyince bende sormadım bile. Benim için çok da önemli değil a olmuş p olmuş bir şekilde boşalıyoruz zaten. Ama Ankara’ya döndüğümde sikmeyi çok istediğim, eskilerden biri, yalnızca seviştiğimiz Anal yaşamadığımız bir adamı uzun bir zaman sonra online gördüm msn’de.  Bu adam bana çok yalan söyleyip beni yarı yolda bırakmıştı ve ben bu adamı çok istiyordum.  Belki cinsel dürtülerim, belki de intikam almak istemem hangisi yoğun geldi emin değilim ama hemen ona selam verdim. Biraz lafladıktan sonra Geçmişte yaşadığımız tartışmadan dolayı ona kızgın olup olmadığımı sordu. Bende değilim tabi ki dedim ve onu eve çağırdım.  Onu soydum acele etmiyordum. Masaj yapmak istediğimi söyledim ve ellerimi kremleyip sırtını ovmaya başladım. Ellerimi omuzlarına doğru götürdükçe sertleşmiş sikim onun poposu arasında gidip geliyordu. Kalçalarına öpücükler konduruyordum. Bacaklarına indim. Baldırlarından aşağı ayak topuklarına kadar ovuyor ve yalıyordum. Bir süre sonra önünü döndü. Masajı bıraktım, bacaklarını omuzlarıma aldım ve o deliğini bolca kremleyip içine girmeye başladım. Ben gidip geldikçe O ‘’ harikasın, mükemmelsin biliyorsun değil mi?’’  deyip duruyordu. Bu sorularına cevap verme gereği bile duymadım. Tek derdim onu sikip bir an önce evden yollamaktı.  Neticede farklı pozisyonlardan sonra duşa girelim dedim. Bana duşta harika bir oral yaptı ve orada devam ettik kalan sikişimize. İşimi orada bitirdim. Kurulandıktan sonra arkadaşlarımın geleceğini söyleyip kibarca siktiri çektim. 

     Şimdi ise suçluluk duyuyorum. Sen O kadar yol git, zahmete gir, çok hoşlan, geri döndüğünde sevgilini aldat... Nasıl bir organizmayım lan ben? Piçin biriyim!!! Daha ilişkinin başında bunu yapmam çok kötü oldu. Tamam, yeni başladık taze daha ilişki. Belki bundan dolayı, belki intikam belki’ de ben tam bir Orospuyum. Yıllanmış kaşar olmuşum. Kendimi çok boktan hissediyorum aslında. Sebep ne olursa olsun bunu yapmam doğru değildi ama artık dayanamıyorum. Veterinerin  ya beni en hızlısından sahiplenip, Güvenip bu tanıma evresini hızlıca geçip bağrına basması lazım. Yada canım seks istediğinde basıp gelmesi lazım. Bundan sonra böyle bir hata yapmak istemiyorum ama kendimden şuan emin değilim. 

Dün akşam 2 gay çift arkadaşım beni mangala götürdü. Çok güzel eğlendim harika bir manzarası vardı gittiğimiz yerin. Bir sürü et, meze, kavun, meyve ve rakı aldık. Saat gece 1:00'a kadar ormanlık alanda, göl kenarında, mangal yapılan piknik yerinde rakı eşliğinde sohbet edip şarkılar söyledik. O sırada Veterinerin yanımda olmasını çok istedim. Ama beni aramayı ihmal etmedi. Umutluyum ileride ona sadık bir eş olacağımı düşünüyorum. Lakin sadece düşünüyorum emin değilim, bak sonra benim başıma kakmayın bunu peşin peşin söyleyim.

ÇALMA ELALEMİN ERİĞİNİ YERSİN DOKTORUN PENİSİNİ

Uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlıyorum,  Benim okulda bu dönem bitti yaz tatiline girdik Ankara’dan İstanbul’a geçtim.  İstanbul’da 2 hafta kaldım. Ailemle zaman geçirdim.  Beyoğlu’nda bir yukarı bir aşağı başım döndü.  Yeter artık bu kadar hetero takıldım, karıları kestim, hatta Gece okeye bile gittim. Maçta izledim bir yıllık hetero hayatımı yaşadım diyerekten tekrar Ankara’ya kapak attım. İstanbul gezilecek eğlenilecek yer ama yaşanılacak yer olarak görmüyorum orayı. Paranız varsa tabi o başka. İstanbul’dayken hatıralar canımı çok yakıyordu. Her gittiğim yerde eski sevgilim aklıma geldi. Canımı yakan Unuttuğumu sanmak değil, mesele; canın yandığında  üzerinden yıllar geçsede  onu unutamadığını farketmek. Lakin anlık hatıralar bunlar anılar içimde kaldı değmiyecek biri için yas tutmak doğru değil nede olsa. Artık siktir et diyebiliyorum. Kendimi 1 hafta alkole verdim hep sarhoş gezdim.Bilincim kapalı sikik sikik gezmek daha bir güzel oluyor.En azından duygularını korkmadan yaşayabiliryorsun.Gözünden bir damla yaş düşsse etrafta gören oldumu diye düşünmüyor insan.

Aşk hayatımda biri var. 20 gündür konuşuyorduk kendisinin mesleği veteriner. Kayseri’de yaşıyor.  İstanbul’a geldi orada az konuştuk ettik. Sonra dayımlar telle sürekli neredesin? Hadi gel, teyzen seni görecek. Halan geldi seni görecek, nenen seni soruyor, diye diye adamla 1 saat konuştuk konuşmadık. Lakin güzel geçti sonra o yoluna ben yoluma naş naş. 

O zamandan bu zamana msn üzerinden sürekli görüşüyoruz. Kayserili ile aramızda çok mesafe var. Sürekli meşgul işi çok yoğun. Nasıl götüreceğiz bilmiyorum ama elimden geldiği kadar sabırlı davranıyorum. Lakin çok zor oluyor. Ben çulsuzum param olsa atlar giderim. Adamın zamanı hiç yok anca akşamları evde pc başında görüşüyoruz oda biz konuşurken ekranın önünden bir kedi, iki köpek arkasından başka hayvanlar geçip duruyor.  Onlarla ilgilenmekten bana yazarken bile geç kalıyor. Bu ara hep böyle geçiyor. Birde komşunun bahçesindeki ağaçtan erik çalarken üstüne bindiğim dal ağırlıktan kırıldı düştüm. O sırada dal kolumu kesmiş dikiş attırdım. Hatta dikişleri aldırdım, geçti bir şey kalmadı.Dikişleri atan doktor da benim eski sevgilimdi. Çok yakışıklı bir  çoçuk. Bana görüştüğün biri varmı diye sordu bende ''evet, kendisi senin gibi doktor ama o hayvanlara bakıyor dedim''. aklımdan Çalma elalemin eriğini yersin doktorun penisini diye geçirdim lakin sevgilim var yoksa orada atlıyabilirdim.   Birde yan flüt aldım çalmaya başladım ama çok zorlanıyorum. Elime bir yerden bir miktar para geçti. Borçlarımı ödemeyi düşündüm ama yıllardır hep borç ödemekten istediğim şeyleri yapamadığımı fark ettim. Bende hiç düşünmeden sikerim borcunu diyerek yan flüt aldım. Daha 4 gün oldu alalı şuan satmayı düşünüyorum emlakçı çok sıkıştırıyor ya.

Evimde bir hetero arkadaşım kalıyor o yüzden duygularımla içimden gelerek yazmak yerine göt korkusuyla acele acele yazıyorum. En kısa zamanda kendimi vererek yazmaya devam edeceğim şimdilik kaçmam lazım. İyiyim ben merak etmeyin birde 1 Temmuzda benimki Ankara’ya gelecek beni alacak oradan Kayseri’ye gideceğiz onunla kalacağım.
 Her şey yolunda giderse 15 gün onunla kalmayı düşünüyorum ya da 10 gün yeterli ya. Sanırım bol bol gerdek durumlarına gireceğiz.

AM BİTİNİN BİLE EŞİ VARKEN BEN NEDEN YALNIZIM

          Gurbet yetmez gibi bir de depresyonlu gurbet çıktı başıma, 4 yıldır Ankara’yı mesken tuttum hala alışamadım bu şehre. Aslında şehre alıştım da yalnızlığa alışamadım. Birkaç saatlik görüştüğüm insanlarda hiçbir şeye çözüm olmuyor. Ne fakirliğim, ne can sıkıntım ne gurbet, bu efkârın sebebi yalnızlığım.

        Msn açık ben yazarken millet yazıyor fitil oluyorum.  Kendimi yalnız hissetmem gerek a.qoduklarım. Milletin karnı tok sırtı pek siki kalkınca yazıyorlar. Aslında birini bulur takılırım ama tek gecelik yaşamak istemiyorum. Gusüllün zahmetine değmez valla, götüm yemiyor lavman yap, traş ol, kokular sür amannnn.
Çay demlesem, kafa dengi biri ile  sohbet edip yalnızlığımıza inat beraber durmadan laflasak, Radyoda Sezen Aksu çalsa dicemde mp4 çalar var radyo fantezisi yapamam şimdi. Sonrada konuşmaktan yorgun düşüp sımsıkı sarılıp uyusak ah ah…  İstanbulluda beni siklemiyor. Yazdım adama ama hiç siklemedi.  Tanrım ya ne olur hiçbir şey haz vermiyor. Amaçsız yaşıyor gibiyim ne istediğimide bilmiyorum. Çok bunaldım tatile ihtiyacım var ama tatile yalnız göndereceksen oda kalsın, onu ’da istemiyorum Tanrım. 
      
                                     Salak salak yaşayan canlılardan am bitlerinin bile eşi varken ben neden yalnızım neden? Gökten yarrak yağsa bana am düşecek o kadar şansızım. Elimi attığım her şey kuruyor. Öğleki kuru temizlemeci açmayı bile düşündüm. Bu şansızlığı ticarete dökebilirim. Aşk da kaybeden kumarda kazanır diyorlar ya yalan aq ikisinde de hiç sansım yok. Yattı gene bizim kuponda.. Yani hafta sonuna geldik tek güzel şey bu kadar şeyin arasında Yıldız da, Sezende dertlerime ortak oluyor. Ben onlardan bıkmıyorum onlarda benden canlarım benim… 

       Birde bugün balıklarımdan Haydar öldü. En sevdiğim balığımdı.  Ölü olmasına rağmen avucumda bana garip garip bakıyordu. Dayanamadım, sanki bana bir şeyler demeye çalışıyordu. Gömecektim bahçeye, kedinin birine verdim. Bir nevi organ bağışında bulunmuş oldu. Ama Haydar gibi akıllı bir balık bir daha dünyaya gelmez. Tamam, gazete mi getirmiyordu ama en azından tek başına bütün akvaryumda ki balıkları koruyor kolluyordu. Devrimci bir ruha sahipti 2 gün yemi az atsam 3. Gün grev yapar yem yemezdi.  O değil akvaryumdaki diğer balıkları da organize ediyordu pezevenk.  2 balığım onun davası yüzünden ölmüştü. Şimdi birbirlerinin yüzgeçlerine yanaşıp fısır fısır bir şeyler söylüyorlar. Haydar’ın yokluğu çok belli, hepsi sikik sikik duruyorlar. Mala bağlamış durumdalar ya neyse, atlatırlar inşallah. Eşi Katerena için üzülmüyorum gözümden de düştü kaltak. Kocasının yasını Bir gün bile tutmadan Yuvaları olan Vazonun kapı bekcisi cafer ile son 1 saattir içeriden çıkmadı orospu.Kızmayım diyorum belki acısını böyle dindiriyordur. Ama elimde değil şimdi önüne gelene verir. Laptopu akvaryuma yakın tutmayım da  Sohbet sitelerine felan girer profil açar sonra evi kerhaneye çevirmesin kaltak.

ELLERİM BOMBOŞ, GÖTÜM'DE BİR SIZI

             Cumartesi öğlen 2. 30 da İstanbul’dan can dostum Silenceasface ile Ankara’ya gitmeye karar verdik. Ankara’dan tanıştığım Cem Yılmaz benzeri adamla epey sohbet ettiğimi ve birbirimizi yeterince tanıdığımızı düşünüyordum. Fazla uzatınca kendimize bir sanal gerçeklik yaratıp içerisinde kaybolmak beni korkutuyordu.

             Her neyse Silenceasface de Ankara’dan bir sevgili adayı yapmıştı. İlk kez reelde buluşacaklardı. Ve farkında olmadan aynı tarihe ayarlamışız 1 gün önceden gece konuştuğumuzda bana yarın kendisinin de anakaraya gideceğini, beraber gitmemiz gerektiğini söyledi. Böylece o yolu laflaya lafya geçirirdik. Otobüsün kalkmasına 30 dakika kala evden çıktım. O kadar çok hazırlanmak için zamana harcadım ki her gün yaptığım sikik saç modelini tekrar tekrar yaptım. 2 tutam saç sağdan kalkıyor beğenmiyor, 3 tutam saç soldan kalkıyor beğenmiyorum. Olmadı yeniden yıka, wax la. Bu kıyafet olmadı, onu giy, bunu giy derken saatlerce sikimin keyfine göre hareket ettim ve ben otobüsü kaçırdım. Otobüse yetişebilmek için kalkmasına 5 dakika kala taksiye 10 tl verdim. Kalan yolu da o şekilde gittim. Fakat cebimde yalnızca otobüs bileti alacak kadar para kalmıştı. 2 saat sonraya yer aldım.  Ankara’ya geldim benimki beni aldı. Bir restoranda gittik bir şeyler yedik. Sonra çıktık eve gittik. Sohbet etmeye çalışıyorduk ama maalesef konuşacak bir şeyler bulamıyorduk. Sanalda olayı o kadar uzattık ki nasıl oldu da tüketmişiz her şeyi dedik. Sonra ben söyleyemesem de o bir ilişki yaşayama cayacağımızı dile getirdi.  Beni otogara bırakabileceğini söyledi. Bende çok sıkıldığım için gitmek istedim. Cebimde dönüş param yoktu normalde orada kalacaktım ve sabah ailem hesabıma para yatıracaktı. Ama buna rağmen otogarın yolunu tuttuk. Ona param yok demedim, beni oraya bıraktı hakkını helal et,  geldin v.s falan filan dedikten sonra orada İndim. 
              
           Bir süre otogarda dolandım ne bok yiyeceğimi düşünüyordum. Bir yandan gözlerim dolmuştu. Ben az sikilmiş gururlu bir delikanlıydım. Kimseye minnet eyleyemedim. Sabaha kadar bekleyecek sonrada ailemden paramı alıp gidecektim. Lakin o kadar içim sıkılmıştı ki biriyle konuşmama gerekiyordu.  Bende düşündüm lan benim gecem olmadı bu gece kimsenin olamaz diyerekten Kanka  mı aradım. Onlarda gerdeğe girmek üzerelermiş durumu anlattım. Kankam şok oldu tabi ki sonra ‘’gelsene bize’’ dedi.  Bende ‘’olmaz bu gece ilk buluşmanız ilk gerdek geceniz v.s’’ dedikten sonra ama madem çok istiyorsun geleyim diyerekten kabul ettim. Tek sorun oraya gidecek paramda yoktu aq. Bende aşağı indim otobüs firmalarının servislerinin olduğu yere yürüdüm.  Bir servisi gözüme kestirdim şoföre giderek ‘’ offffffff ne berbat bir yolculuktu valla metro ile ilk defa böyle kötü bir yolculuk geçirdim’’ dedim adam tam azını açıyordu ‘’neyse Keçiören’e gidiyorum bu kalkıyor değil mi?’’ dedim, oda ‘’evet efendim dedi.’’ Bende bindim hemen beleş servisi buldum. 30 dakikaya beni ineceğim yere götürmüştü. Tam inerken bana dönüp beyefendi bu ‘’Metronun servisi değil. Artık firmaların servisleri kalktı.’’ Demez mi?  göte geldik derken’’ eee borcum ne kadar ‘’dedim. ‘’ ücretsiz servis dedi. ‘’
             ‘’Ayyyyyyyyyyyyyy Ananın amı, bok var bana başta söylemedin’’  dedim içimden ve teşekkür edip indim. Arkadaşlar beni almak için bekliyorlardı. Onlara gittik.  Sevgilisi Arap şeyhinin oğluydu sanırım. Ya da zenci yaraklı bir şeydi sanırım. Bunun gibi bir boklar demişti kankam. Tam hatırlamıyorum. Evi çok güzeldi. Ben alışmışım 2 koltuk 1 pc 1 halı ile yaşamaya, tabi cillop gibi evi görünce götüm geçti. Az lafladık sonra onlar yattı. Bende az kitap okuyup kafayı vurdum yattım. Sabah evden saat 10 da çıktık. Neymiş adam çalışıyormuş. Karga bokunu yemeden erkenden kalktım. Zaten kaltak bana taş gibi minderli koltuğu vermiş. Sabah’a kadar sanki Yedi Uyuyanlarla beraber mağarada yattım. Birde sabah onların ahhh ohhhhh kalçamı tokatla sesleriyle uyandığım için, biran önce O evden çıkmak istedim… Neyse, adamın plazmasını açayım da ses kesilsin dedim. Plazmanın kumandasını kurcaladım ama maalesef açamadım. Siktiğim kumanda kılıklı uzay gemisi konsolu benzeri ne bokum olduğu belli olmayan alet… Hiç anlamam şu plazma kumandalarını üzeri tuş dolu. Sanki hepsini kullanıyorlar. Sadece kanal tuşları, birde ses aç kapa olsa yeter. Bu ne ya Tom Raider oyunundaki zor bulmacalar gibi. Bir kanal açamadım. Neyse televizyonlarını da bozduğum için bir süre daha götümü devirip yatma kararı aldım. En azından odama geldiklerinde tv açar ve ‘’aaaaa buna ne olmuş?’’ derlerse ‘’ne olmuş??’’ derim bende.
            
          Saat 10 da evden çıktık, otobüse bindik. 2 çulsuz Ankara Kızılay’da indik. Orada bir kahvaltı yaptık, sonra baya turladık. Bir yerlerde bir şeyler içtik. Akşam 8 gibi Kuğulu parka Tunalı’ya gittik. Yollarda gezerken bir adam gördük.  Takım elbiseli böyle yeşil kocaman  yarraği vardi. Sonra biz adama ‘’ayyy ne hoş, ne yakışıklı’’ derken sanırım bizi duydu. Bir ben dönüp bakıyorum, bir kankam, bir o, bir ben derken adam kankama ‘’ne bakıyon lan yarrağım’’ der gibi bir işaret çakmış. Tam bize doğru geliyormuş ki arabasına dönmüş. Neyse bu arada hesabıma para yatmıştı.  ATM den onu çekmeye gittik. Kartımı soktum, şifremi girdim, paramı tam çekecektim kankam  ayyyyyyyyyyyy sakına arkana bakma o adam geliyor dedi. Bende sikerim ATM nün parasını diyerek hızlı hızlı iptal tuşuna basıp kartı alarak oradan kaçmayı düşünüyordum ki kankam ‘’şaka lan şaka’’ diyerek götümün takım elbiseli, takım elbiseli diye atmasına vesile olmuştu. her neyse paramızı çektik o yavşak adamada bir daha denk gelmedik.
           
           Akşam 10 gibi hayatımda ilk kez gay bara gittik.  Bizden başka kimse yoktu. Sonra gece 2 gibi 15 yâda 20 kişi geldi. Hiç biri benim tipim değildi. Zaten arayış için gitmedik. Meraktan girdik. Ama hani ne gelirse meraktan ve yarakdan gelir diyerek atlamışta olabiliriz. Ne güzel işte hem merakımız giderildi hem de yarrak var gibi girdik. Lakin hiç eylenmedik.  Gece 2 de orayı terk ettik. Taksiye atlayıp otogara döndük. Bilet almak için yazıhanelere yanaştık. abooooooooo en erken otobüs 3,30 da idi mecburen biletleri aldık. Bütün gün yürümekten ayaklarımız ağrıdı. Bu arada otogarda dolanırken takım elbiseli bir yazıhane çalışanı aletini kaldırmıştı. Pantolonun üzerinden baya belli oluyordu. Telefonla ateşli ateşli konuşuyordu. Bir ara benim baktığımı fark etti ve kas katı kesilmiş sikini avuçlarına alıp düzeltmeye çalıştı. O an dizlerim titredi.  bir an arkasına geçip kalçalarına sürttürerek onun o aletini elime almayı bile düşündüm. Otobüsümüz nihayet gecikmeli olarak sabah saat 04:00 da geldi. Oturduk hemen, yan koltuk da bir adam vardı. O da takım elbiseliydi. Kankam ‘’baksana sunun similyasına kocaman’’ dedı. hay aq  ne geldiyse başımıza takım elbiselilerden geldi, diyerekten hiç ilgilenmedim. Sonra uyuduk sabah 5 gibi kalktım. kankam hala uyuyordu yorulmuştuk çok. Kafamı yanda duran adama bir çevirdim ne göreyim herif erekte olmuş çükü höp höp atıyordu. Yaaaaaaaaaaaaaa bir gidin, zaten o kadar yol geldim. Belki cinsellikte yaşarım hoşuma gider bir çekim olur deyip 1 haftada mastürbasyon yapmamıştım. Otobüs İstanbul’a varmadan tecavüz edicem birine o olacak diye düşündüm. Sonra arkamı dönüp bende uyudum. İstanbul’a geldik evlerimize gittik. 

          Yine yalnızım elime geçen 3 kuruş parayı da bu adam için harcadım. Denedik ama olmadı iyi biriydi. Lakin konuşacak, paylaşacak bir şey bulamadık. Ahhhhh ahhh ne olacak böyle?  Bugün İstanbul’dan benim için gelen adamın resmini gördüm arayıştaydı yine.  Hanı beni beğenmemişti işte o adam… Sanırım gene ona dadanıcım. Aklım hep onda, ne var bilmiyorum. Fakat beni çok çekiyor kendisine. Umarım benimle sevgili olmak ister.

AŞK GELECEK YERDEN KONTÖR ESİRGENMEZ


      Rabbim ben sana zaten Aşığım ama ne olur Beşeri aşkı bana çok görme... Hayatıma biri girdi ve umarım erken boşalma sorunu yoktur, yani lütfen bu sefer hayatıma giren kişi erkenden çıkıp gitmesin.
      Ankara da biriyle tanıştım. Tıpkım Cem Yılmaz, 38 yaş ve ortak ilgi alanlarımızın olduğu gibi cam açtığımda en boktan halimle bile beni beğenen bu insan ile bir hayat kurup mutlu olmak istiyorum. Sabaha kadar msn üzerinden ve telden konuştuk. Sabah uyandığımdan şu dakikaya kadar gece ki gibi bir yoğunluk olmasa da sorun yok çok güzel gidiyoruz. Aslında öğlen bana trip attı ‘’neden hiç aramıyorsun diye’’? ama diyemedim ki kontörüm yok, kontör alçak param yok.
Bende arkadaşlardan borç aldım gidip kontör yükledim.  Lan hepsi öğrenci 5 kişiden anca 20 TL çıktı. Yok böyle bir şey ya. 6’ sı bir araya gelse bir 30’luk etmezler aq. Ekmek paramı verdim onun için ama tabi o bunu bilmiyor. Bilmesinde bu fedakârlıkları yapmasam yürümüyor. Madem istiyorum bir ilişki yaşamak ‘’Aşk gelecek yerden kontör esirgenmez’’…
     Başladık ya bakalım devamı nasıl olacak. Fazla uzatmadan reelden görüşmemiz lazım en kısa zamanda götü doğrultup Ankara’da onu bir yemeğe ya da bir yere götürmeliyim, üstüme de bir şeyler almam gerek. Az sikilmiş külkedisi gibi ortalıkta dolaşmanın modası geçti arkadaş.

Murat Boz - Gel Beni Boz


3 gün önce Murat Boz ile beraberdim. Gözlerime baktı öpücük attı ve çok güzeldi. Hayatımda onun kadar güzel birini daha görmedim. Beklide hayranı olduğum için bana öyle gelmiştir. Bu arada ben ona seni seviyorum, sana aşığım dediğimde beni duymadı sanrım ki kafasını solumda duran 4800 kişilik hayran grubuna çevirdi. Zaten üzerinde bulunduğu o sahneden beni duyması da imkânsızdı ama ara ara göz göze geliyorduk. Beni fark ettiğine eminim, zaten fark edilmeyecek gibi de değilim hani oldukça karizmatik ve yakışıklı olmama rağmen nasıl oluyor da ben yalnızım aq ya…

3 gün önce Ankara ‘dan
 Konya’ya  gittik.  Murat Bozun Konserine,  bizde zaten kendisinin hayranı olaraktan orda bulunduk. Atmosfer güzeldi. Oldukça fazla gay vardı. Konya neymiş be dedim kendi kendime… En arkalardan ancak sahnenin 7 ya da 8 grup arkasına kadar gelebildim. Maalesef en öne geçemedik. Onu canlı canlı ilk kez görüyorum oldukça etkilendim. Sahnedeki duruşu, giyimi, dansı birde o süper müziği ile beni eve dönünce 3 posta atmaya itti. Öğleki en duygusal şarkısının klipinde boşaldım. Gelelim gitmeden önce kurduğum hayallerime. Murat beni sahnenin en önünde görecek arkadaşlarına ya da menajerine konser bitiminde bana ulaşması için numarasını verdirtecekti. Bende Murat’ı konserden sonra arayıp kaldığı otelden alacaktım. Konuşacaktık, tanışacaktık. Onu bu bataktan kurtaracaktım… Oda zaten sikişmekten, şarkı söylemekten sıkılmış olduğu için binlerce hayranına veda edip, benimle bir öğrenci evinde sel sefil bir durumda yaşayacaktı.  Kuru ekmek soğana razı gelecek belki de… Ebesinin amı aq yeter neyse. Bunları düşünmedim değil sayısal loto sonucunu beklemek gibiydi Murat’ı beklemek… Düşlediğim gibi olamasa da hayal kurması da güzeldi…

Sikimin İstediğini Ben Beğenmem, Götümün İstediğide Beni Beğenmez.

                                     Uzun Bir ara oldu...
Korkuyorum herşey çok normal ve düzgün gidiyor. Sadece ara ara eski seks partnerim ile görüşüyorum. Onun dışında hetero Style takılıyorum. Okuluma gidip evime dönüyorum. En son Msn'imde sürekli sohbet ettiğim Konsoloslukdan bir adam ile buluştum. İyi, Hoş, Kibar, Elit, Kültürlü biri. 33 yaşında, bu arada Olgunlardan hoşlanan birisi olarak yaş sınırımı epey aşağı çektim. En genç takıldığım adam 29 yaşında idi. Eskiden 40 dan aşağı bakmazdım ama Olgun erkekle gezerken çok dikkat çekiyorum. Okuldan arkadaşlara denk geldiğimde kim bu adam? diye bakıyor. Hep aile dostumuz diyorum. Gerçi şuana kadar böyle bir olay 2 kez geldi başıma. Ama yinede tedbiri elden bırakmamak gerek.

Konsol ile buluştum (:P Konsolosluktaki Adam) Sohbet ettik, dolaştık, yedik içtik. Ama Beni ateşleyen bir şey olmadı sonra ders çalışmam gerektiği için ben eve oda evine gitti. Hemen mesaj attı. Akşam attı, Sabah attı, Öğlen attı, bende öğlenden sonra hepsine toplu 1 mesaj ile cevap yazdım o kadar. Bugün gene msj attı, bende cevap bile atmadım aq. Sikimin istediğini Ben beğenmem, Götümün istediğide Beni beğenmez. Bir türlü ortada buluşamıyorlar.  Apış aramda 3. bir Organım daha olsa herhalde birbirleriyle Kanlı bıçaklı kavgaya tutuşurlardı. Mantığımda uzakdan uzağa onları seyreder, hiç islifini bozmadan ''bana dokunmayan yarak 1000 yıl hüküm sürsün'' der geçerdi.

Yok ya kimse ile buluşmucam dedim, aklımı başıma alıcam dedim ama yok aq olmıyacak. Arkadaşlarım ve Hayvanlar alemi dahil çifleşip eşleriyle gezerken ben kös kös evde tek başıma  Kaan gelecekte sikişecez, eylenecez diye bekleyemem. Olmuyor valla. Eeee orospunun yemini yarrağı görene kadarmış.  Yalnız olan arkadaşlarım bile; ben kimse ile buluşmama kararı aldıktan sonra sevgili yaptılar. Tanrı benim irademi zorlarcasına yalnızlığı üzerime saldı. Sonunda doğru yolu bulup kapandım diyemiycem, hemen kendimi dışarı attım. Adamla buluştum, seks yapmasam'da dejarz olup geri döndüm. Bu arada evde spor yapmaya başladım. Kol kaslarım için bir yöntem buldum epey işe yarıyor. Üç günde bir,  31 çekmekten peçete dolan kovamı boşala boşalta, ağırlık kaldırırmışçasına budy building çalışıyorum.



ÇOCUK'DA YAPAMAM, KARİYERDE OOOOO

02,05,2012

Bir karar verdim Ankara'dan gidene kadar kimse ile uzun vadeli, ciddi bir ilişki yaşamak istemiyorum. Çünkü; Okulum bittikten sonra nereye yerleşirim, nerede yaşarım bilmiyorum tek bildiğim burada zaten birini bulamayacak olduğum. Sürekli cinsellik yaşadığım tek partnerim Kaan ile görüşmek, onu beklemek daha güzel. Zaten en büyük açlığımız duygusallık ve cinsellik. Kaan ile duygusal bir birlikteliğimiz olmasa'da iyi anlaşıyor, hoş vakit geçiriyoruz.

Mesleğimi elime almadan artık sevgili yapmak için uğraşmayacağım. Zaten kimseyi beğenmez oldum. Şöyle bir düşündüm geçmişe baktım birlikte olduğum insanların bana artıları yok. Aksine eksileri daha fazla, aşırı seçici oldum. Bu  yüzden hayatıma sadece cinsel olarak birliktelik yaşayacağım birilerini almak bana artık çok uzak bir kavram. Kapı kapı gezip şeker toplayan çocuklar gibi kucaktan kucağa yarak toplayamam Bu saatten sonra. Birde geçen yıl  bir partner bulma sitesi ile tanıştım. Bir kaç foto yükledim o kadar,  öyle harika tipler bana yağdırdı ki, öz güven sahibi oldum.Artık insanlarla sikişip kalkmak yerine ulaşılmayan biri olmak, bu güzel duyguları sadece seveceğim adamla yaşamak istiyorum. Onunla yat, bununla yat, sonra piyasada sikiştiğin adamlar karşılaşır, ''aaa o çocukla ben sikişitim''. Başkası ''aaa onla bende sikiştim ama süper oral yapıyor''demesi iğrenç bir şey bu senin aslında O kişide ne kadar değersiz olduğunu gösterir. Bir Orospu gibi dillerde pazarlanırmışcasına dolanıp durursun.

Halbuki herkesin gıpta ettiği, imrendiği, O herkesle yatmaz öyle biri değil demesi, bir idol unsuru olarak görülmek çok güzel bir şey. Herkesin arzuladığı biri olmak Özel bir birey olmak güzel şey.
Eskiden namus kavramı vardı Bende. Olursa sadece 1 kişi ile olur, oda sevgilinle, hayat arkadaşınla yani eşinle olur derdim. İlk eşimden ayrılınca öteki geldi onla'da kısa sürdü, öteki geldi onla sürmedi bile derken şanzımanı dağıttık, artık rampalarda tıkanır oldu motor.


Diyeceğim o ki hayatımda sadece Kaan var, Birini aramak değil biri ile bir şey yaşamayı bile düşünmüyorum.  İstediğim ve düşlediklerim çok farklı. İyi bir kariyer yapıp evimi, arabamı aldıktan sonra hayatıma bana değer veren insanı dahil edeceğim. Bu şekilde çok zor İstanbul'dan, İzmir'den biri ile tanışıyorum. Tam aşk adamı, ama gel gelelim ben Ankara'dayım maalesef olmuyor, Başlayamıyoruz bile ilişkiye. Zaten durumum yok zar zor geçiniyorum.



Ekonomik özgürlüğümü elime almadan çok zor anacığım maalesef olmuyor. Tek istediğim bu dünyadan göç edene kadar sahip olacağım biri. Erkek gibi, adam gibi birini istiyorum. Beni çok sevecek, Sahiplenecek, bu Blog camiasından, Günlük yazmaktan kurtaracak birini istiyorum amen.